Kuzey Afrika ve Ortadoğu Bölgesinin buluştuğu noktada yer alan Tunus, jeopolitik ve jeostratejik bakımdan önemli bir konuma sahiptir. Tunus’un sahip olduğu bu konum, topraklarında başlayan Yasemin Devriminin diğer Arap ülkelerine daha kolay ve hızlı bir şekilde sıçramasında etkili olmuştur.

Uzun bir süre Fransız sömürgesi altında kalmış; Fransız dili ve kültürünün etkisinde bir toplum yapısına sahip olan Tunus, özellikle din-siyaset ilişkisi çerçevesinde laiklik tartışmalarının yoğun bir şekilde yaşandığı bir ülke olmuştur.

Ayrıca yeraltı kaynakları bakımından önemli zenginliklere sahip olması, Tunus’a stratejik bir konum kazandırmıştır. Tarihte de çeşitli ilhak ve işgallere maruz kalmış olan Tunus, siyasal sistemi bakımından genelde bir istikrar arayışında olmuştur. Bu noktada Arap Baharı sürecini başlatan Yasemin Devrimi de bu arayışın bir belirtisi sayılabilir. Ayrıca Tunus, Arap Baharının en istikrarlı ülkesi olarak da ortaya çıkıyor.

Yasemin Devrimi (14 Ocak Devrimi)’ne Giden Yol 15

Devrim’in Zeminini Hazırlayan Süreç

Tunus halkını isyana sürükleyen nedenler geçmişinde saklı. Otoriter yönetim, işsizlik, zenginle yoksul arasındaki farkın büyümesi, kırsal kesimlerin dışlanması gibi sebepler. Bütün bunlar Tunus devriminin arkasındaki faktörlerdendir.

Bu faktörlerden somut olanlara bakacak olursak; yönetime ilk ciddi tepki 1978’de gelmişti. Eylemler güçlükle bastırılabilmişti. Ardından IMF’le anlaşma imzalayan o dönem hükümeti Burgiba, emeklere zam yapmış fakat beklediği tepkiyi alamamıştı. Diplomalı işsizlerin protestoları birçok şehre yayılmıştı. Bunun üzerine hükümet zamları geri çekmek zorunda kalmıştı.

30 yıl hüküm süren Burgiba yönetimi Zeynel Abidin Bin Ali’nin saray darbesiyle devrilmişti. Ancak koyu bir dikta rejimi yaratan Zeynel Abidin, Tunus’ta adam kayırma, yolsuzluk, işsizlik gibi durumların artmasını da beraberinde getirmişti. Başta İslami hareket Nahda olmak üzere sivil hareketler ezilmişti.

Yasemin Devrimi (14 Ocak Devrimi)’ne Giden Yol 16

Zeynel Abidin rejimi ilk kez 2008’de Hafta isyanlarıyla sarsılmıştı. Hafta şehrindeki bir şirkette yapılan ayrımcılık olayları halkın ayaklanmasına sebep olmuştu. Ardından Ferina’da protestolarda işsiz bir genç kendini elektrik direğine asmış, maden havzasındaki şehirlerde sıkıyönetim ilan edilmişti. Başka bir olay da Manastır şehrinde gerçekleşmişti. Bir sokak satıcısı genç zabıtaların hakaretlerine dayanamayıp kendini yakmıştı. Bu olaylar diğer şehirlerde okumuş gençlerin umudu olmuş, ardından da protestoları meydana getirmişti.

Sonrasında topraklarında başlayan ‘Yasemin Devrimi’ ile anılmaya başlanan Tunus’ta üniversite mezunu bir seyyar satıcı olan Muhammed Buazizi devlet görevlileri tarafından tezgâhına el konulması üzerine 17 Aralık 2010’da kendini yakmıştı.

26 yaşındaki genç Buazizi 4 Ocak günü hayatını kaybettikten sonra protestolar daha da büyümüş, isyanın büyümesiyle beraber hükümeti 23 yıl kadar yöneten Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin’i çözüm arayışlarına yöneltmişti. İlk olarak olağanüstü hal ilan edilmiş, fakat bunun ardından ülkedeki isyanlar giderek yayılmıştı.

Yasemin Devrimi (14 Ocak Devrimi)’ne Giden Yol 17

İsyanların dinmemesiyle beraber Zeynel Abidin, halkın kızgınlığının geçmesi adına bazı yeni açıklamalar yapmıştı. Ancak insanlar bundan tatmin olmayıp isyanlara devam etmişti. Diğer bir çözüm olarak 14 Ocak’ta sokağa çıkma yasağı getirilmiş, fakat bu olayları daha da kızıştırmıştı. Ardından aynı gün 14 Ocak’ta Bin Ali, hükümeti görevden aldığını açıklamış ve kendisinin Suudi Arabistan’a kaçtığı ajanslarca duyurulmuştu.

Bu ayaklanmaların böylesi sonuçlar elde etmesinde sosyal medyanın büyük etkisi olmuştu. Bu nedenle kimileri Twitter Devrimi, kimileri Wikileaks Devrimi diye tabirde bulunmuşlardı. Ülkede internet kısıtlı olmasına rağmen Tunuslu aktivitistler, Twitter’dan yaptıkları yayınlarla Buazizi için büyük destek görmüşler, Yasemin Devrimi, tüm dünyada üniversite okumuş, genç nüfusun fazla olduğu ülkeler için örnek olmuştu.

Devrimden önceki Tunus yönetiminde otoriter ve baskıcı rejimlerin varlığı, demokratik-liberal devlet sistemlerine kıyasla daha az sürmekteydi. Yasemin Devrimi ayrıca sivil direnişle geldiğinden, baskıcı Arap ve Ortadoğu devletlerine ülke içinde gerekli reformların bir an önce yapılması ve halkın sesine kulak verilmesi gerektiğini göstermiştir.

Yasemin Devrimi (14 Ocak Devrimi)’ne Giden Yol 18

Tunus’ta Bin Ali rejiminin devrilmesinin ardından “kurucu meclis” için seçimler gerçekleştirilmiş. Devrimin ardından ülkeye dönen Raşid el-Gannuşi’nin liderliğindeki Nahda Hareketi, seçimlerden birinci çıkmıştı. Parlamento, yeni bir anayasayı birinci görev olarak belirlemişti.

Raşid Gannuşi

Eğitim hayatını Mısır ve Suriye’de gerçekleştiren Gannuşi, 1970’li yıllarda ülkesine dönmüş, Nahda Hareketi’ni başlatmıştır. Kendisini ‘Müslüman demokrat’ olarak tanımlayan Gannuşi’nin siyasi düşüncesinin temelinde, devlet otoritesi karşısında halkın güvenliğini sağlamak yer almaktadır.

1980 yılında Londra’ya sürgün edilen Gannuşi, 2011 yılında, Tunus’ta gerçekleşen Yasemin Devrimi’nin ardından ülkeye dönerek aktif siyasete başlamış ve Nahda Hareketi’nin genel başkanlığına seçilmiştir.

Yasemin Devrimi (14 Ocak Devrimi)’ne Giden Yol 19

Nahda Hareketi

2011’de Yasemin Devriminin ortaya çıkmasıyla Zeynel Abidin Bin Ali yönetiminin çökmesinin ardından, Tunus Geçiş Hükümeti gruba siyasi parti kurabilmesi için izin vermiştir. Bunun sonrasında birçok laik rakibini geride bırakarak Tunusun en büyük ve en yaygın teşkilatlı partisi haline gelmiştir.

Neden Yasemin Devrimi?

Protestoculara ateş açan polisin şiddet kullanmak yerine onları koruması gerektiğini savunan Tunuslu blog yazarları, “Polise yasemin verelim” sloganıyla, devrimi ülkelerinin sembolü olan “yasemin çiçekleriyle” bağdaştırmışlardır.

Ülkelerin Tepkileri

Tüm Arap dünyasını saran Yasemin Devrimi Çin’e kadar ulaştı. Tibet’te Budist rahiplerin kendilerini ateşe vermelerinin ardından Pekin, internetteki arama motorlarında “yasemin” kelimesi ve Tunus devrimine ilişkin herhangi bir kelimenin aranmasını engelledi. 28 Aralık 2010 tarihinde Cezayir’de, 17 Ocak’ta Moritanya’da, 18 Ocak’ta Umman ve Yemen’de, 25 Ocak’ta Mısır’da, 30 Ocak’ta Sudan’da, 1 Şubat’ta Cibuti’de, 13 Şubat’ta Libya ve Somali’de, 18 Şubat’ta Kuveyt’te ve 20 Şubat’ta da Fas’ta protesto gösterileri patlak verdi. [2]

Yasemin Devrimi (14 Ocak Devrimi)’ne Giden Yol 20

Bazı Arap ülkelerinde eylemciler, Tunus’ta Cumhurbaşkanı Zeynel Abidin Bin Ali’nin ülkeyi terk etmesiyle sonuçlanan hükümet karşıtı protestoları memnuniyetle karşılarken, bu başkaldırının, baskıcı rejimlere sahip olmakla suçlanan diğer ülkelerde benzer değişim umudunu doğurduğunu düşünmekte.

İslam Konferansı Teşkilatı (İKT) Genel Sekreterliği de, Tunus’taki olayları yakından izlediklerini bildirdi. Yapılan resmi açıklamada, Tunus halkı ülkede güvenlik ve istikrarı sağlamaya çağrılırken, resmi ve özel kuruluşların mal varlıklarının korunması istendi.

Arap Birliği ise, yıllardır yönetimde olan Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin Ali’yi ülkeyi terk etmek zorunda bırakan protesto gösterilerine sahne olan Tunus’ta siyasi güçlere ve diğer gruplara birlik çağrısında bulundu.

Almanya Başbakanı Angela Merkel, Tunus’ta demokrasinin oluşturulması yönünde çağrıda bulundu. İngiltere Dışişleri Bakanı William Hague, Tunus’taki şiddet olaylarını kınayarak, yetkilileri olayları barışçıl bir şekilde çözümlemeye çağırdı.

Yasemin Devrimi (14 Ocak Devrimi)’ne Giden Yol 21

Sonuç Olarak;

Tunus’un içinde bulunduğu yoğun siyasi ve toplumsal dönüşümün, şiddet ve kutuplaşma ortamıyla gerilemiş bir ekonomiye dönüştüğü söylenebilir. Yasemin Devrimi, Arap Dünyasında yarattığı etkileşimin dışında, Tunus devleti ve halkı için de büyük önem taşımaktadır.

Otoriter yönetimin son bulması, sonrasında Kurucu Meclis’in göreve gelmesi, anayasa yapım çalışmaları ve gerek sosyopolitik gerek ekonomik düzenin istikrarlı bir sürece doğru dönmesi, Tunus’un devrim sonrası gösterdiği bir başarı olarak kaydedilmiştir.

Yararlanılan Kaynaklar

1) https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/819719

2) https://www.indyturk.com/node/24901/d%C3%BCnyadan-sesler/arap-devrimlerinde-ordular%C4%B1n-%C3%BCstlendi%C4%9Fi-rol-tunus-%C3%B6rne%C4%9Fi

3) http://file.setav.org/Files/Pdf/devrimden-demokrasiye-tunusun-secimi.pdf

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here