Her devlet, kendi çıkarları doğrultusunda belirledikleri amaçlara ulaşmak için silahı ve bununla birlikte ortaya çıkan savaşı bir araç olarak kullanmıştır. Özellikle ilk çağlarda bu durum daha karmaşıktır çünkü devletleri bu konularda engelleyecek mekanizmalar henüz ortaya çıkmamıştır. Devletler istedikleri ölçüde ve istedikleri düşmana karşı, kendi çıkarlarını sağlayabilmek amacı ile saldırmış ve savaşları ortaya çıkarmışlardır.

Uluslararası ilişkilerde devletlerin çıkarları her şeyin üzerinde görüldüğü için savaş durumları kaçınılmaz olmuştur. İlk çağlarda ok ve kılıç, orta çağda top ve tüfeklerin ortaya çıkması, 20. yüzyılda nükleer silahların icadı ve kullanılmasından sonra günümüzde büyük aşama kaydeden yapay zeka ile insanların karar verme yetkisini silahlara bırakmaya hazırlandığı bir durum ortaya çıkmıştır.

Çin’in Silahlanma Yarışı

Çin, yapay zeka konusunda en istikrarlı çalışmaları yapan devlettir. Açıkladığı ulusal strateji raporunda, 2020 yılına kadar diğer ülkelerden daha üstün ya da aynı seviyede olmayı, 2025 yılında dünya lideri olmayı ve 2030 yılında ise yapay zekanın merkezi olmayı amaçlamaktadır. Devletler bu gelişmeleri sadece üretim ve eğitim gibi konularda mobilizasyon sağlamak amacıyla yaptıklarını söylüyorlar. Fakat, ortaya konan bazı teknolojiler, yapay zeka bağlamında silahlanmanın da en az diğer konular kadar önemli olduğunu gözler önüne sermektedir.

ABD’nin Silahlanma Yarışı

Silahlanma konusunda ABD diğer devletlere göre başat aktör konumundadır. ABD Ordusu bu konu ile alakalı bir rapor hazırlamıştır. Internet of Battle Things ismini taşıyan raporda, yapay zeka ile üretilecek olan silahların nasıl olacağından bahsedilmektedir. Bunların şu an savaş alanlarında görülen silahlardan çok farklı bir görüntüye sahip olmayacağı, böcek kadar küçük boyutlardan, askeri teçhizat taşıyabilecek kadar büyük boyutlara kadar ulaşabileceğinden bahsedilmiştir.

Rusya’nın Silahlanma Yarışı

Rusya da bu konuda çalışmalar yürüten devletlerden birisidir. Fakat Rusya çalışmalarına diğer iki devletin ardından başlamıştır. Buna rağmen otonom silahlar alanında önemli gelişmeler kaydetmiştir. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ise yaptığı bir açıklamada, yapay zeka alanında lider olan ulusun, dünyanın yöneticisi olacağını belirtmiştir.

Güney Kore’nin Silahlanma Yarışı

Güney Kore’de bu alanda çalışmalar yürüten önemli devletlerdir. Ülkede bulunan Kore Gelişmiş Bilim ve Teknoloji Kurumu, savunma şirketi olan Hanwha Systems ile bir anlaşma yaparak, küresel silahlanma yarışına katılmak üzere ortak bir projeye başladıklarını kamuoyuna duyurmuşlardır.

Görüldüğü üzere dünya üzerinde, yapay zekanın ve bu bağlamda silahlanmanın önemini kavrayan devletler sırayla bu alanda çalışmaya ve bir şeyler üretmeye başlamışlardır.

Küresel Silahlanma

Dünya yeni bir silahlanma yarışının içindedir. Eğer devletler bu silahları birbirlerinin çıkarlarına ters düşecek şekilde kullanmaya kalkarsa, 20. yüzyılda yaşanan iki büyük yıkım tekrar yaşanabilir. Bu konuda çalışmalar yürüten bütün devletlerin, bunları sadece caydırıcı silahlar olarak kullanması öngörülse de, ilerleyen süreçte bazı devletlerin bu teknolojiyi ölümcül silahlar üretmek için kullanmayacaklarının garantisi yoktur.

Buna yönelik olarak da önde gelen 100 robot uzmanı BM’ye bir mektup yazarak, öldürme yeteneği olan robotların geliştirilmesinin ve kullanılmasının yasaklanmasını talep etmiştir. Ayrıca, Avrupa Parlamentosu da bilim insanlarının bu endişesini paylaşmış ve insan müdahalesi olmadan insanları öldürebilecek otonom silah sistemlerinin geliştirilmesi ve kullanılmasını yasaklayan bir karar almıştır.

Sonuç Olarak;

Bu tarz silahların gelişimi yeni bir silahlanma yarışını tetiklese de, olası bir savaş durumunda, bu yeni teknolojinin kullanılması can kayıplarını önemli derecede azaltacak ve çevrenin tahribatını önleyecektir. Önümüzde ki yıllarda bu konuda çalışmalar artarak devam edecek ve devletler için önemli seviyede maddi gelir sağlayacaktır.

Çok kısa bir sürede bu kadar hızlı gelişen yapay zeka teknolojileri, ileride ortaya çıkabilecek olası savaş ve çatışma durumlarında kendisini gösterecektir. Bu tarz otonom ve yapay sinir ağları ile donatılmış teknolojilerin yer alacağı çatışmalarda insan kaybı minimuma inecektir.

Devletler, realist geleneğin bir gereği olarak çıkarlarını asla terk etmeyecekler. Bu konuda rakiplerinin yaptıkları çalışmaları öğrenebilmek ve onlardan daha iyi çalışmalar ortaya koyabilmek için, hem siyasi hem de konvansiyonel anlamda birbirlerine tehdit oluşturacaklardır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here