Teknolojinin gelişmesi ile İnsan oğlunun bilinmeze ulaşma arzusu sonucu Uzay araştırmaları hız kesmeden devam etmektedir. Yapılan çalışma dahilinde; uzay araştırmaları kavramları uluslararası hukuk nezdinde ele alınacak ve yine uluslararası hukuk alanında açıkları olan Uzay Hukuku ve devlet statüsü kavramları ortaya çıkarılacaktır.

Ele alınacak çalışma kapsamında Uluslararası hukukta uzay hukukunun değerlendirilmesi sağlanarak devlet otoritesinin durumu ele alınacak, uluslararası hukukta uzay hukukunun yeri, tarihsel gelişimi, yapılan uluslararası anlaşmalar ve uzay hukukunun ilkeleri alt başlıklar olarak incelenecektir.

Yeni Hedef: Uzay Boşluğu

Global yaşamın uluslararası alana entegre edilmesi ile birlikte bireyler kadar devletlerde bir çok alanda etkileşim halinde olmaktalar. Buna bağlı olarak uluslararası alanda devletlerin kurallara bağlı hareket etmesi kaos ve anarşik yapıyı ekarte edebilmektedir.

İkinci dünya Savaşı ile birlikte adından söz ettiren ve devletlerin barış ortamını tayin edebilmesi adına hukuk kurallarının ortaya çıktığı görülmektedir. Herhangi bir hukuk sistemi için toplumun var olması gerekmekte birlikte uluslararası hukuk alanında gelişmelerin yaşanması ve barışın tahsis edilebilmesi için devletler arası ilişkilerin düzeni oluşturularak ulus üstü yapılanma oluşturulmaktadır.   Bu kapsamda uluslararası Hukuk’un ele aldığı başlıca kaynakları UAD Statüsünün 38. Maddesine göre uluslararası hukukun kaynakları şunlardır:

1- Genel ya da özel nitelikli, ilgili devletler tarafından açık bir şekilde tanınan kuralları ortaya koyan uluslararası sözleşme ve antlaşmalar

2- Devletler arasında genel pratik ve uygulama ile hukuk olarak tanınan ve bağlayıcılığı bu şekilde belirlenen uluslararası teamüller

3- Devletler tarafından tanınan hukukun genel ilkeleri

4- Uluslararası yargı organlarının kararları ve farklı milletlerden üstün nitelikli uluslararası hukukçuların öğretileri ve bilimsel çalışmaları. Ancak yine aynı Statünün 59. Maddesine yapılan atıfla, yargı kararlarının uluslararası hukuk kaynağı kabul edilebilmesi, ilgili devletlerin rızalarının açık bir şekilde ifade edilmiş olmasına bağlıdır. Gerek yargı kararları ve gerekse de doktrin, hukuk kurallarının tespit edilmesinde destekleyici ve yardımcı bir role sahiptir (Çakmak, 2014, s. 28).

Uzay Hukuku Ve Türkiye'nin Uzay Stratejisi 1

Uzay Hukuku Gelişimi

İnsanoğlu açısından uzay alanında ilk araştırma adımları SSCB tarafından 1957 yılında sputnik-1 uydusu fırlatılması olmuştur. Soğuk Savaş’ın etkisi ile ABD ve SSCB arasında uzayda söz sahibi olunabilmek adına çalışmalar devam etmiş ve günümüzde bir çok devlet uzay alanında çalışmaya yönelmiştir.   

Uzay genel olarak üç kullanım alanı içermektedir. Buna göre, iletişim bu üç yoldan biridir. Dünya üzerinde herhangi iki nokta arasında güvenilir ve geniş bantlı iletişim sağlamanın yolları; telsizler, karasal hatlar ve uydulardır. Uydu haberleşmesinde diğerlerinde olduğu gibi herhangi bir kısıtlama yoktur. Bir başka deyişle kara, hava ve deniz taşıtları ile her yerden güvenilir geniş bantlı iletişim sağlamanın tek yolu uydulardır (Sorgucu, 2012;  s190).

Son otuz yıl içerisinde özellikle haberleşmenin artmasına bağlı olarak uydular dünya yörüngesinde yerini almakla birlikte devletler hava sahasının üzerinde faaliyetlerde bulunmaya başlamaktadır. Uzay niteliği itibariyle çift amaçlıdır. Bu bakımdan uzayda yer alan bir uydu gözlem iletişim veya yön bulma, animasyon düzenlenmesi olarak kullanılabileceği gibi, aynı uydu aynı zamanda askeri amaçlarla da kullanılabilir. Uluslararası politik ortamlarda ortaya konan daha temek ilkelere uyum açısından bazı uzay çalışmalarının temel amacı sivil mi yoksa askeri mi diye sorgulanmakta, ancak ayrım tam olarak yapılamamaktadır. Buna bağlı olarak uzay üzerinde güç mücadelesi devam etmekte, devletler dünya yörüngesine uydu göndermekten geri kalmamaktadır. 

Uzay Hukuku Ve Türkiye'nin Uzay Stratejisi 2

Yapılan Anlaşmalar Dahilinde Uzay Hukuku Nitelikleri

Uzay’ın barışçıl kullanımına yönelik birçok düzenleme girişimi, anlaşma gerçekleşerek Uluslararası Hukuk Kapsamında yerini almıştır. Uzaya ilişkin ilk düzenleme girişimi olan “Uzayın Barışçı Kullanımı Sorunu” isimli karar çerçevesinde 12 Aralık 1959 yılında “Uzayın Barışçıl Amaçlarla Kullanımı Komitesi” (United Nations Committee on the Peaceful Uses of Outer Space-COPUOS) kurulmuştur. Ardından uzayda silahlandırılmanın önlenmesi 1981 yılından bu yana BM’nin gündeminde bulunmaktadır. BM aynı zamanda sorunun çözümüne yardımcı olmak amacıyla kurullar kurmuş olup, COPUOS, uzayın barışçı maksatlarla kullanımı ve muhafaza edilmesi konusunda teknik ve hukuksal çalışmalarına devam ederken bu komite ile yakın ilişki içinde çalışan Uzay Faaliyetleri Ofisi uzayın barışçı kullanımını ve uluslararası işbirliğini teşvik etmekte ve, bu kapsamda hukuksal, teknolojik ve politik açıdan problemi inceleyecek programlar yapmaktadır.

Yapılan anlaşmaları ele alacak olursak; Ay ve diğer gök cisimleri dahil uzayın keşif ve kullanılmasında devletlerin faaliyetlerini yöneten ilkeler hakkında antlaşma ( Uzay Antlaşması ),  Astronotların kurtarılması, astronotların ve uzaya fırlatılmış olan araçların geri verilmeleri hakkında anlaşma ( Kurtarma Anlaşması ), uzay cisimlerinin verdiği zarardan dolayı uluslararası sorumluluk hakkında sözleşme ( Sorumluluk Sözleşmesi ), uzaya fırlatılan cisimlerin tescili sözleşmesi ( Tescil Sözleşmesi ), devletlerin Ay’da ve diğer gök cisimlerindeki faaliyetlerini düzenleyen Anlaşma ( Ay Anlaşması ),  olmakla birlikte uluslararası literatürde devletleri yönlendirmektedir.

Buna bağlı olarak uluslararası alanda kabul görmüş nitelikler şu şekildedir.

  • Uzay ve doğal gök cisimleri (Ay vb.) insanlığın ortak malıdır. Hiç bir devletin oralarda egemenliği söz konusu olamaz.
  • Uzaya erişim ve ondan yararlanma her devletin hakkıdır, engellenemez.
  • Uydulara ve gök cisimlerine kitle imha silahları konamaz.
  • Uzaya fırlatılan uydu ve cisimler kısa süre içinde BM’e kaydettirilir.
  • Uzay faaliyetleri sırasında bir ülkeye zarar verilirse tazmin edilir. Ancak iki uydunun çarpışmasında kötü niyet yoksa tazminat söz konusu olmaz.
  • Astronotlar iyi niyet elçileridir. Yabancı bir devlet toprağına düşerlerse onlara iyi davranılıp en kısa sürede ana vatanlarına iade edilirler.
  • Uydulardan yapılan yayınlar yıkıcı ve terörizmi destekler mahiyette olamaz.

Fakat yapılan anlaşmalarda herhangi bağlayıcılık bulunmamakta yani bir karar merci yoktur. Bu durumda da devletler arası anlaşmazlıklar su yüzüne çıkmaktadır.

Uzay Hukukunda Türkiye’nin Durumu

Son on yıl içerisinde Türkiye uzay alanında çalışmalara müdahil olduğu gibi kendi  hava sahasında fırlatılacak uydu çalışmaları gözlemlenmektedir. Bu kapsam dahilinde Uzay ve havacılık araştırmalarının sağlanması amacı ile 13 Aralık 2018 yılında Türkiye Uzay ajansı kurulmuş, kurumun üst kurumu Sanayi ve teknoloji bakanlığıdır. Yapılan çalışmalar uluslararası arenada gözlemlendiğinde 60 yıl geriden geldiği görülmektedir.

Kurulan ajansın görev ve yetkilerinden bazıları;

  • Milli uzay programı oluşturularak uluslararası çalışmalar sergilemek,  
  • Uzay ve havacılık bilimi ve teknolojilerine yönelik orta ve uzun vadeli amaçları, temel ilke ve yaklaşımları, hedef ve öncelikleri, performans ölçütlerini, bunlara ulaşmak için izlenecek yöntemler ile kaynak dağılımlarını da içeren stratejik planlar hazırlamak,
  • Rekabetçi bir uzay ve havacılık sanayinin geliştirilmesi, toplumun refahı ve millî menfaatler doğrultusunda uzay ve havacılık teknolojilerinin kullanımının yaygınlaştırılması, uzay ve havacılık teknolojileri alanında bilimsel ve teknolojik altyapıların ve insan kaynaklarının geliştirilmesi, kapasite ve yeteneklerin artırılması, uzaya bağımsız erişim imkânı sağlayacak tesis ve teknolojilerin kazanılması, uzay ve havacılık bilimi ve teknolojileri alanındaki uzmanlık ve bilgi birikiminden millî sanayinin diğer sektörlerinin de yararlanabilmesi için gerekli çalışmaları yapmak veya yaptırmak.
  • Ulusal kapsamda ve Uluslararası Telekomünikasyon Birliği (ITU) nezdinde yürütülen spektrum ve yörünge tahsis ve koordinasyon faaliyetleri ile Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu tarafından yürütülen görevler hariç olmak üzere uzay araçları ve uzay yer sistemlerine ilişkin ulusal egemenlik kapsamındaki hakların kullanımına karar vermek,
  • Bu hakların yönetimi ve kullandırılmasına yönelik usul ve esasları belirlemek,
  • Milletler arası antlaşmalar uyarınca uzaya fırlatılan nesnelerin kayıtlarını Devlet adına tutmak, Birleşmiş Milletler nezdinde tescil işlemlerini gerçekleştirmek veya tescil işlemlerini gerçekleştirmek üzere yetkilendirme gibi hedefleri bulunmaktadır. (İncel, 2019; s2)

Uzay ve havacılık alanında yapılan en önemli faaliyetlerden biri olarak Uzay Ajansının kuruluşu gösterilebileceği gibi toplamda altı uydusu bulunan ve üçü gözlem, üçü ise haberleşme için kullanılmaktadır. Uzay Ajansı kurulmadan önce yapılan anlaşmalar dahilinde ilk olarak Rasat, 2011 yılında Rusya’dan fırlatıldı ardından Göktürk 1 ve Göktürk 2 uyduları fırlatılarak görevlerine başladı böylece uluslararası alanda uzay çalışmalarına Türkiye Cumhuriyeti ’de dahil oldu.  

 Sonuç

Sonuç olarak uzay uluslararası iş birliğine açık konumda yer almaktadır. Uzay’ın bir çok alanda bağlayıcılığı bulunmakla birlikte uzay hukukunda devletlerin bağlayıcılığı olmamakta ve böylece Uzay hukuku nezdinde yapılan anlaşmalar devlet veya uluslararası kuruluşların inisiyatifine kalmaktadır.

Küreselleşme kapsamında giderek artan  toplumlar arası bağımlılık söz konusu olmasına rağmen olası anlaşmazlıklar göz ardı edilmemelidir. Uluslararası arenada devletler iyi niyet sergilemek adına çalışmalar yapmalıdır . Nitekim Türkiye Cumhuriyeti yine Uzay hukuku  kapsamında Uzayın barışçıl yollarla kullanılması adına çalışmalarını, Türkiye Cumhuriyeti ev sahipliğinde, TÜBİTAK Uzay Teknolojileri Araştırma Enstitüsü, Türkiye Uzay Ajansı ve Asya-Pasifik Uzay İşbirliği Örgütü (APSCO) ortak organizasyonuyla ve İstanbul Teknik Üniversitesinin (İTÜ) desteğiyle, 23-26 Eylül 2019 tarihleri arasında, İstanbul’da “Birleşmiş Milletler Uzay Hukuku ve Politikası Konferansı”  ile gerçekleştirmiş, geçte olsa uluslararası arenada uzayın barışçıl yollarla kullanımı ve uluslararası alanda uzay hukukunun önemine değinmiştir. 

Uluslararası alanda Uzay ve havacılık alanında Türkiye çalışmalarına hız kesmeden devam etmeli, Geleceğe yatırım kapsamında Uzay esas alınarak faaliyetler hızlandırılmalı ve bu alanda çalışma yapan diğer ülkelerin teknolojileri yakalanmalıdır.

Kaynakça;

SORGUCU, Ayhan: Hava ve Uzay Hukuku, İstanbul 2012.

http://www.kokpit.aero/turkiyede-uzay-hukuku

https://uzay.tubitak.gov.tr/tr/haber/turkiye-bm-uzay-hukuku-ve-politikasi-konferansina-ev-         sahipligi-yapacak

https://www.trthaber.com/haber/bilim-teknoloji/turkiyenin-uzaydaki-gozleri-rasat-gokturk-         1-ve-gokturk-2-411599.html

https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/uzay-hukuku-turkiyede-masaya-yatirilacak/1544765#

Çakmak, C, (2014), Uluslararası hukuk: Giriş, Teori ve Uygulama, Bir Uluslararası ilişkiler Yaklaşımı ,           Bursa, Ekin Yayınevi

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here