Dünya bugüne kadar büyük savaşlar, salgınlar, felakatler kısacası büyük kaoslar atlatmıştır. Bu kaos dönemlerinden sonra herkesin kendince doğru kabul ettiği ve inandığı çeşitli komplo teorileri ortaya atılmıştır. Bu teroiler arasında da “nüfusu indirmek”  yani toplu insan ölümlerini içeren komplo teorileri herzaman biraz daha öne çıkmıştır.
Zira bu kaos dönemleri içinden gerçekten de milyonlarca cana mal olanları vardır ancak amaç nüfusu indirmek değil herzaman o büyük nüfusları kendine bağlayarak kendi istediklerince yönetmek olmuştur.  Bu yazılanlar size buraya kadar bunun da bir komplo teorisi olduğu fikrini uyandırmış olabilir ancak bu kompo teorisi değil, gerçeğin ta kendisidir.

Uluslararası Kriz: Covid-19 13

Tarihte daha sonrasında yeni bir düzene yol açan ilk kaos ortamı olarak 1789 Fransız İhtilali örnek verilebilir. Bu devrim de çok kanlı olmuştur, ancak amaç herkesin bildiği üzere nüfüsu azaltmak değil yeni bir düzene geçişi sağlamaktır. Devrimin sonucunda ise amaçlandığı üzere halkın çoğunluğunun memnun olmadığı düzen yıkılmış yerine burjuva iktidarını ile beraber uzun vadede içerisinde Osmanlı’nın da bulunduğu kozmopolit devletlerin yıkılmasına sebep olmuştur.
Bu düzen 1815 Viyana Kongresine  kadar sürmüştür. Viyana Kongresi  Napolyon sonrası yerle bir olan Avrupa’nın tutucu güçlü devletlerinin ortak hareket edeceği bir ortamı sağlamak çabasındaydı. Viyana Kongresi İngiltere’de baş gösterip Amerika’da tavan yapan Liberalizm akımına, Fransa’da başlayıp dünyayı kasıp kavuran millliyetçiliğe; Avrupa’nın eski monarşilerinin bir karşı koyma ve devrimin ardından Napolyon ile alt üst olan Avrupa düzeninin yeniden tesis edilme çabasıdır.
Viyana Düzeni 1. Dünya Savaşına kadar dünya siyasetinin genel hatlarını belirlemiştir. Dünya’nın siyasal ve toplumsal düzeninin belirlenmesinde dönüm noktası olarak kabul edilebilecek dönem 1914-1920 yılları arasıdır. Bu tarihler arasında yaşanan olaylar içinde akla ilk gelen 1. Dünya Savaşıdır elbette. Bu dönemde insanlık tarihinin gördüğü en büyük salgın olan ve 20 milyona yakın kişinin hayatına mal olan İspanyol Gribi ve dünya siyasal yaşamını en çok etkileyen ideolojilerden biri olan Marksizmin kanlı Ekim Devrimi de vardır.

Uluslararası Kriz: Covid-19 14

Aslında bu olaylar ayrı ayrı yaşanmış olsa her biri yeni bir düzene yol açacak kadar büyük kaoslardır ve hepsinin aynı anda yaşanması kurulan dünya düzeninin de güçlü olmasını sağladı öyle ki bu dönemden zengin çıkan aileler ve devletlere dikkat edin hepsi şuan dahi en tepededirler. Daha sonrasında yaşanan 2. Dünya Savaşı da sistemden memnun olmayanların değiştirme çabasının bir sonucudur ve sistem tamamen olmasa da kısmi olarak değişmiştir.
Yine Milyonlarca insan ölmüş ve ve bir düzen kurulmuştur. Kurulan yeni siyasal düzende ortaya iki dev çıkmıştır, ABD ve SSCB… Bu düzen de SSCB’nin yıkılması ile 1991 yılında sona ermiştir. Yeni düzenin temelleri tam 10 yıl sonra atıldı 11 Eylül 2001. Bu kez ortaya çıkan kaos ortamının diğerinden bir farkı vardı, Bush hiç çekinmeden “Yeni Dünya Düzeni” ve haçlı sferlerinden bahsetmeye başlamıştı.
Görüldüğü gibi kaoslar, krizler herzaman güçlü olanlar için bir fırsat olarak görülmüş ve her seferinde ellerini ovuşturmuşlardır. İnsanları yok etmek, nüfusu azaltmak gibi bir hedef hiçbir zaman olmamış zira söz konusu nüfus herzaman kurulan yeni düzenin harcı görevini görmüştür. Kaos ortamı nekadar büyük olursa düzeni kurmak da okadar kolay olacaktır ve kaos korkudan beslenir.

Uluslararası Kriz: Covid-19 15

Peki Korku Nasıl Sağlanır ?
Buna en doğru cevap psikolojik savaşta Fil Yöntemi olarak bilinen taktik olacaktır. Fil hergün aynı yoldan geçen bir canlıdır. Fil avcıları ona tuzak kurarak onu çukura düşürürler. Siyah elbise ile gelip iyice döverler ve daha sonra da beyaz elbiseler ile gelip fili ordan kurtarırlar. Fil artık onları kurtarıcı olarak görür ve itaat eder. Toplumu bunalıma sok , sonra kurtar ve kendine bağla. 
Buraya kadar yazılanlar herkesin aklına bugünlerde yaşadığımız hayatı getirmiştir. Bir salgın hastalıktan dolayı hemen hemen dünyadaki tüm insanların psikolojik olarak etkilendiği ve yine milyarlarca insanın hayatı için korktuğu bir dünya. Bununla beraber dünyanın dört bir yanında yaşanan depremler, yangınlar, çatışmalar ve tarımla uğraşan bir ailenin bir yllık gelirini yok etme tehlikesi taşıyan çekirge sürüleri. Tüm bu sayılanlar ve daha fazlası içinde bulunduğumuz dönemlerde insanların sadece hayatlarından değil maddi durumlarından da endişe etmesine yol açmıştır.
Görüldüğü gibi içinde bulunduğumuz dönem tam anlamıyla bir kaos ortamıdır. Yeni bir düzen için heryönü ile uygun bir kaos ortamı, gündemin tamamını kaplayan Coronavirüsü (Covid-19) gerçekten de insanların korkutacak kadar iyi bir ustalıkla medya tarafından aracılığıyla sağlanmaktadır. Öyle ki virüs henüz yeni yeni ortaya çıkmaya başlamışken bile dünyada pek çok insanı korku sarmaya başlamıştı.

Uluslararası Kriz: Covid-19 16

Bu virüsün bir laboratuvar ortamında üretilip yayıldığını iddia edemeyiz ancak virüsün herzamanki gibi kaos ortamını fırsat bilenler tarafından medya aracılığı ile korkunç bir hayalet gibi tasvir edildiği ortadadır. Dünya bu hayalet ile yeni bir kaos ortamına girmiştir ve bu ortam belki de daha da büyütüldükten sonra yeni düzene geçiş için gerekli aşamaya geçilmiş olunacaktır. Şu da unutulmamalıdır ki yeni düzenden en çıkarlı çıkacak olan bu kaos düzeninin sorumlusudur.
Bugünlerde insanları köleleştirmek adına yakın gelecekte insanlara çip takılması fikri de oldukça yüksek sesle dillendirilmektedir. Bu görüşün gerçekleşme ihtimali ile beraber, bu ihtimalin çok az olduğu gerçeğini de vurgulamak gerekir zira insanlar hiçbir zaman bir çipin kontrolü altına girmeyi kabul etmeyeceklerdir.

Uluslararası Kriz: Covid-19 17

Buna karşılık yukarda belirtildiği şekilde “fil yöntemi” adı verilen taktik tam anlamıyla toplumları köleleştirmek için olmasa da “kendi istedikleri şekilde özgür bırakmak” adına daha önceden de sadece siyasi hayatta değil rekabetin olduğu pek çok farklı alanlarda başarı ile kullanılmıştır. Bu taktiğe en büyük örnek olarak 1. Ve 2. Dünya Savaşlarında büyük yıkımlara ve can kayıplarına yol açan ülkelerin savaş bittikten sonra etnik köken fark etmeksizin kaosa sürüklenen toplumların hemen hepsi tarafından kurdukları yeni düzenler ile kurtarıcı olarak görülmesi verilebilir.
Kaos sonrası dönemde kurulan düzende ekonomi, sosyo-politik ve siyasal ortam ortam değişecektir, yaşadığımız bugünler eski düzenin son yeni düzenin ilk günleridir, ancak bu değişimin boyutlarını kestirmek kolay değildir. Bu kaos düzeninde halkının sakin kalmasını sağlayabilen devletler yeni sistemin belirleyicilerinden biri olacaktır.

Uluslararası Kriz: Covid-19 18

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here