Askeri, güvenlik, suç, tıp, robotik, trafik, gazete ve fotoğraf, petrol arama, çevre kirliliği, yerleşim haritası ve biyomedikal alanlar gibi daha pek çok alanda kullanılan ‘’görüntü işleme’’ yoluyla, güvenlikten sağlığa, sanattan bilime, coğrafyadan enerjiye pek çok alanda yapay zekâ kullanılmaktadır. Ayrıca plaka tanıma, yüz, parmak izi ve görüntü tanıma ve çeşitliliği kalite kontroller ve daha fazlası başarılı bir şekilde uygulanmaktadır.[1] Geniş anlamda yapay zekânın yani insan zekâsını geçecek yapay bir formun 2050’den önce yakalanabileceği yaygın bilimsel teoriler arasında yer almıştır. Ancak insan zekâsını, yapay zekâ ile yarıştırmaya meraklı çevreler bakımından insan sahip olduğu duygular ve güdüler sayesinde ne kadar gelişmiş durumda bulunursa bulunsun her daim yapay zekâya hükmedecektir. Ancak yapay zekânın mükemmelliği insana ait bu kavramları taşımayışından ötürü yüzde yüz rasyonel olmasından kaynaklanmaktadır.[2] Ayrıca yapay formların da süreç içerisinde kendi aralarında evrimleşeceği görüşü yaygındır. Yapay zekânın insanlık medeniyeti için başlangıçta taşıyacağı iki temel tehdit bulunmaktadır. Bunlardan birincisi yapay zekânın kötü emeller doğrultusunda inşa edilmesi ve sonucunda da insanlığın zararına faaliyetler göstermesidir. İkincisi ise yapay zekânın terör grupları tarafından kullanılabilme ihtimâlidir. İkinci ihtimâl devlet dışı aktörlerle mücadelede yeni asimetrik tedbirleri gerektirmekteyken birinci tehdit ise insanlığın, yapay formlarla aralarındaki mücadeleyi yansıtacaktır. Ancak her şeye rağmen devletlerin ulusal güvenlik politikalarını destekleyici faaliyetler olarak yapay zekâ yatırımları artarak devam etmiştir.Ulusal Güvenlik ve Yapay Zeka 9

Yapay zekâ çalışmalarında öncü konumda bulunan Amerika Birleşik Devletleri bu alanla ilgili orta ve uzun vadeli stratejilerini belirlemiştir. Buna göre ABD’nin yapay zekâ ve ulusal güvenliğe entegresi bakımından küresel lider olabilme hedefleri şu biçimde sıralanabilir:

  1. Yapay zekâ alanıyla ilgili liderliğini sürdürebilmek
  2. Yapay zekâ alanında Ar-Ge çalışmalarını desteklemek
  3. Yenilikçiliğin önündeki engelleri kaldırmak
  4. Amerikan iş gücünün gelecekteki eğitimi
  5. Yapay zekâya liderlik edebilmek için askeri stratejik avantaj sağlamak
  6. Devlet hizmetlerinde yapay zekâdan yararlanmak
  7. Öncülük edecek uluslararası yapay zekâ müzakereleri[3]

Yapay zekânın ulusal güvenlik çalışmalarına entegresiyle birlikte analiz ve silah sistemleri geliştirilmeye başlanmıştır. ABD ordusunun Irak ve Suriye’de isyancıları belirlemek için geliştirdiği Project Maven ve veri analizi yaparak geleceği tahmin eden Palantir Technologies bunların başında gelmektedir. Ulusal güvenlik ve askeri çalışmalarda yapay zekâ çalışmalarını yükselten ve ABD’den hemen sonra gelen Çin ise radara yakalanmayan yüksek hız ve irtifa kabiliyetli akıllı drone sistemleri ve küçük droneları fırlatma rampası bulunan insansız ve kendi iradesiyle karar veren deniz araçları üretme çalışmalarına yoğunlaşmıştır.[4] Yapay zekânın askeri sert güç çalışmaları dışında sosyal hayat için ancak ulusal güvenlik istikrarını sürdürmek maksadıyla kullanılacağı en ilginç örneklerden birisi yine Çin’de uygulanmaya başlanan sosyal kredi sistemidir. Buna göre internetteki faaliyetleri hatta siyasi eğilimlerine göre insanlara tahsis edilen sosyal krediler artı ya da eksi oranda değişmektedir. Kredi notu düşük olan kişiler uçak bileti alamama, restauranta kabul edilmeme, iş-seyahat özgürlüğüyle birlikte aile ve yakın çevre ilişkileri bile kontrol edilme ve bozulma riski taşımaktadır.[5] 2030 yılına kadar Çin’in 1 milyar kamerayla donatılması, totaliter gözetim ve artırılmış sanal gerçeklik ile gerçek hayatın arasında ayırımın kalkacağı düzene geçilmesi planlanmıştır.

Ulusal Güvenlik ve Yapay Zeka 10Yapay zekâ çalışmalarını kamusal iradeler dışında özel teşebbüslerde sürdürmektedirler. Microsoft şirketi yapay zekâ çalışmalarını desteklemek için beş binden fazla bilgisayar bilimcisi ve mühendisi bir araya getirmiştir.[6] Sunum tercümanı, yapay zekâ çeviri programları, tıp ve yapay zekâ entegresi, Hololens adlı kişileri bulundukları dünyadan soyutlamadan reel dünyaya sanal entegresi gibi proje ve alanlarda faaliyetlerini geliştirmektedir. Yapay zekâ çalışmalarında öncü şirketlerden Google ise 2014 yılında yapay zekâ çalışmalarının öncü şirketi DeepMind’ı satın alarak çalışmalarını başka bir evreye taşımıştır. Bulut tabanlı araçlar, makine öğrenimine yönelik faaliyetler ve şirketlere yönelik çözümler gibi farklı sahalarda sorumluluk üstlenmiştir. Facebook, Apple, IBM gibi şirketlerin de yapay zekâ içerikli projeleri ağırlık kazanmaktadır. Dünya’da ki ekonominin değişim yönü geleceğin hangi sosyal ve güvenlik temelleri üzerine inşa edileceğini ortaya koymaktadır. Buna göre yalnızca on yıl önce Dünyanın on değerli şirketinden ikisi teknoloji şirketi hüviyetindeyken günümüzde bu rakam yediye çıkmıştır.[7] Bir anlamda özellikle enerji şirketlerinin yerini teknoloji şirketleri almıştır. Güvenlik stratejilerini üretmekte devletler tekel olmaktan çıkmaya başlamışlardır. Bu durumda global şirketlerde yapay zekâ, otomasyon, robot içerikli projelerini devletlerle ortak projelerde geliştirebileceği gibi müstakil kararlar da uygulayabilirler. Bu politika dünya siyasetine ulus devlet-küresel odaklar çatışması olarak girmiştir. Ancak devletlerle ortak yürütülen savunma projelerinin şirket çalışanları tarafından tamamen onaylanması gibi bir durum söz konusu değildir. Pentagon – Google birlikteliği ile yürütülen yapay zeka algoritmalı drone saldırılarında iyileştirme ve yüksek performans için ortaya koyulan Maven Projesi Google çalışanı bazı mühendisler tarafından protesto edilmiştir ve yazılan mektuplarda şirketin savunma işlerinde olmaması gerektiği vurgulanmıştır.[8]

Ulusal Güvenlik ve Yapay Zeka 11

2020’li yıllarda teknoloji ve güvenlik stratejileri belirleme de önemli aktörler olan bu şirketler yerlerini ileride başka yapılanmalara bırakacaklardır çünkü medeniyet her daim ilerleme içerisinde olacak ve bu ilerlemenin her daim öncü olarak takip edilebilmesi ise söz konusu olmayacaktır. Günümüze kadar gerçekleştirilen bütün devrimlerde insan bir biçimde odakta yer almaya devam etti. Ancak dördüncü sanayi devriminden sonraki aşama insanın bugüne kadar sahip olduğu özel konumunu sarsmaya yönelik iddialı bir süreci beraberinde getirmektedir. Bugünden oluşturulan savunma ve istihbarat analizlerinde bile insan faktörünün bu sahalardaki iş planlamalarındaki ağırlığı giderek azalmaktadır. ABD jeouzaysal istihbaratı NGA’nın direktörü Robert Cardillo uydulardan gelen görüntülerin analizleri için 8 milyon analizciye ihtiyaçla birlikte bunun altından yapay zekâlı otomasyon sistemleriyle kalkılabileceğini fakat hiç değilse %25 oranındaki işlerin insanlar aracılığıyla yapılması gerektiğini belirtmiştir.[9]

 

Ulusal Güvenlik ve Yapay Zeka 12Sonuç

Devletlerin yakın gelecekte en büyük rekabet sahalarından birisi; yapay zekâ ve teknolojilerin, askeri sistemlere entegre edilmesiyle savunma biçimleri bu oranda değişirken, insan kaynağı yeni planlama süreçlerinin beraberinde gelmesi olacaktır. Siyasi idareler bir yandan teknoloji geliştirme, bir yandan var olan teknolojiyi korumanın yanı sıra yeni teknolojilerin yıkıcı yüzlerini uluslararası hukuk bağlamında dizginleme ya da ‘arkadan dolaşma’ stratejisini izlemek isteyeceklerdir. Bu olağan dışı teknolojinin, ulusal güvenliğe entegresi devletler ve halklar arasında yeni bir kast sistemini doğuracağı gibi devletlerin çeşitli sosyal sorunlarla karşı karşıya kalmalarını da beraberinde getirecektir.

Amerika Birleşik Devletleri’nin, yapay zekâ ve ileri teknolojilere büyük bütçe ayırması ve bu konuda özel girişimleri de desteklemesi bu ülkeyi bu alanda zirveye taşımıştır. Çin ise yapay zekâ sistemlerini savunma alanında kullanmakla birlikte en çok sanayi/üretim dalına yapay zekâ entegresini gerçekleştirmiştir. Ayrıca bu ülke totaliter siyasi yapısını destekleyici unsur olarak yapay zekâ sistemlerinden faydalanma prensibini belirlemiştir. Bu durum belirli oranlarda suç oranlarının dizginlenmesini sağlayabilir ve yoğun bürokratik işlemi hafifletebilir. Ancak vatandaşlarının özel yaşam sahalarına müdahale ve rejimin arzu ettiği tek tip yurttaş oluşturma fikri de bu yeni teknolojik gelişim sayesinde daha mümkün hale gelecektir. Rusya’nın ulusal güvenlik stratejisi, yapay zekâ teknolojisinde lider olan ülkenin bu yüzyılın baş ülkesi olacağından referansla güvenlik ve yapay zekâ ilişkisini öne çıkarmaktadır. Yükselen güçler kategorisinde yer alan ve potansiyelini sınırları dışına belirli oranda çıkarabilmiş Türkiye’nin de, yapay zekâ ve ileri teknolojilere yatırım yapabilme kabiliyeti uluslararası yeni savunma düzeninde, milli güvenlik birikimini ileri seviyeye taşıyacaktır. Teknoloji hamlelerini takip etmek maksadıyla Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi’nin kurulmasının yanı sıra Savunma Sanayi Başkanlığı ve savunma şirketlerinin yeni teknoloji hamlelerinin bileşimi kararlı bir adım olarak değerlendirilebilir. Bu gelişmelerin yanı sıra ‘Dijital Faşizm’ kavramıyla teknolojinin, gözetim ve yıkım olasılıklarını da göz önünde bulundurarak tedbirli bir gelişme seviyesini takip etmeyi amaçlamaktadır.

Onur Dikmeci

Yazara Ait Diğer Çalışmalar

https://www.diplomatikstrateji.com/turk-dis-politikasi-ve-turk-silahli-kuvvetleri/

https://www.diplomatikstrateji.com/dis-gucler-dunyanin-turkiye-uzerindeki-planlari/

Kaynakça:

[1] Mehmet Karakoç, Görüntü İşleme Teknikleri ve Yapay Zekâ Yöntemleri Kullanarak Görüntü İçinde Görüntü Arama, Pamukkale Üniversitesi, 2011

[2] Fütürist, Politik fütürist ya da yeni güvenlik trendleri çalışmalarında yapay zekâya yer veren teorilerde haklı olarak artış görülmektedir. Ancak bilim, laboratuvar ortamında insan kök hücresinden insan beyni üretebilecek seviyededir. Bu çalışmaların sonraki aşamalarında üst düzey insan beyinleri üretilecek, makine ve robotlara adapte edileceklerdir. Bu beyinler kavrayışı ve öğrenme kabiliyeti oldukça yüksek olmalarına rağmen tabii ki kimi zaman unutacak, karıştıracak ve sınırsız olamayacaktır. Daha da ötesi sevgi, nefret, özlem gibi insana ait duygular beyindeki bölgelerin uyarılmasıyla ortaya çıkmaktadır ve bu durum beyinlerin entegre edileceği mamulleri de insanlar gibi duygusal yapacak belki de asıl tehlike insanlarla ve kendi aralarında bağ kurmaları olacaktır.

[3] Gloria Shkurti Özdemir, Artificial Intelligence Application In The Military The Case of United States and China, No.61, SETA, June 2019, s.15

[4] Ayrıntılı Bilgi İçin; Onur Sönmez, Ulusal Güvenlikte Yapay Zekâ Kullanımı ABD ve Çin Örnekleri, 1.Baskı, Ankara, Nobel Bilimsel Eserler, Nisan 2020

[5] Cem Say, 50 Soruda Yapay Zekâ, 7.Baskı, İstanbul, Bilim ve Gelecek Kitaplığı, 2018, s.155

[6] Susmita Baral, Microsoft Expands Artificial Intelligence Efforts With New 5000 Member Research Group, https://www.ibtimes.com/microsoft-expands-artificial-intelligence-efforts-new-5000-member-research-group-2424076

[7] Abdulkadir Günyol, Dünyanın En Değerli 10 Şirketinden 7’si Teknoloji Şirketi, https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/dunyanin-en-degerli-10-sirketinden-7si-teknoloji-sirketi/1708989#

[8] Scott Shane ve Daisuke Wakabayashi, The Business of War’: Google Employees Protest Work for the Pentagon, The New York Times, 4 Nisan 2018

[9] Robert Cardillo, (Remarks) GEOINT 2017 Symposium

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here