Özet

Diplomasi, kelime anlamı olarak uluslararası ilişkileri düzenleyen antlaşmalar bütünü anlamına gelmektedir. Son dönem diplomasi hareketliliğine baktığımızda ise adı geçen uluslararası iletişim yöntemi, uluslararası ilişkilerde düzenin sağlanmasından ziyade düzensizliğin oluşturulması adına kullanılmaktadır. Peki 17. yüzyılın ortalarından itibaren tam anlamı ile kullanılmaya başlanılan diplomasi türleri bugünün ihtiyaçlarını karşılayabilir mi? Bugün kullanılan diplomasi türleri yakın geçmişte kullanılan türevlerinden daha başarılı bir şekilde savaş hali sorunlarına kesin çözüm olabilir mi? Sorduğumuz soruların cevapları 1990’dan 2020’ye kadar geçen otuz yıllık dönemin içerisinde çatışma hallerinin nasıl oluştuğunu Sürükleme Diplomasisini anlamak açısından yardımcı olacaktır.

Sürükleme Diplomasisi 5

Giriş

1648 Vestfalya Antlaşması ile en net başlangıcını yapan,1815 Viyana Kongresi ile bu başlangıcı taçlandıran diplomasi kanalı, bugünün ihtiyaçlarını ve gerekliliklerini o dönemin perspektifi ile ele aldığında büyük sorunlar yaşamaktadır. Hali hazırda bildiğimiz diplomasi türleri ise yalnız başına son otuz yılın sorunlarının çözümünde yetersiz kalmaktadır. Genel hatları ile bildiğimiz ve uygulanan “Kazan-Kazan” bağına bağlı diplomasi türleri, pandemi ile birlikte küreselleşmenin ivme kaybetmesi bu dönem içerisinde ülkelerin ilişkileri konusunda büyük sorunlara neden olmuştur.

Toplum sağlığı, ekonomik gerileme ve iç isyan oluşma korkusu, içe kapanan ülkelerde “Kazan-Kazan” düşüncesinin “Yalnızca Kaybetme” düşüncesi olarak değişime uğramasına sebep oldu. Pandemi içerisinde başta Birleşmiş Milletlerin yasak diplomasi olarak nitelendirdiği kapalı diplomasi kanalları etkin hale geldi. 2010 yılında Arap Baharı’nın başlaması, kapalı diplomasi adına yeniden doğuş ışığı oldu. İç savaş ve iç isyan hareketleri sebebi ile insan hakları diplomasisi, insani diplomasi ve mekik diplomasisi etkisini yitirmeye başladı. İnsan hakları diplomasi ve insani diplomasi genel kabul ile savaş ve felaket sonrası başarılı hal alıyor oluşu hali hazırda devam eden Arap Baharı’ı adına şu an için fayda sağlayamamaktadır.

Eski Tip Diplomasiden Kopuş

Sürükleme Diplomasisini yeni bir diplomasi türü olarak görmek mümkün ancak yeniden ziyade var olan diplomasi türlerini revize etmek olarak algılamak daha doğru olacaktır. Yakın tarihte görmekte olduğumuz diplomasi türleri genel anlamı ile dört ana başlıkta ayrılmaktadır ancak sürükleme diplomasisi ise tamamı ile yeni bir birleşim olarak ortaya çıkmaktadır. Dört ana başlık altında ilk olarak diplomasi yaygın olarak düşünülen açıklaması, çıkan sorunun çözümüne yönelik ikili veya çok taraflı çözümleri bulmak ve geliştirmek şeklindedir. Bir diğer açıklamada ise oluşabilecek sorunu önleme ve bunun adına ilişkileri iyi yönlü arttırmak olarak düşünülebilir. Üçüncü olarak yakın geçmişte yaşanmış sorunun (25-50 yıl öncesi) çözümünün bulunması ya da çözümsüzlüğün çatışmasız halde devam etmesi açıklaması ise Soğuk savaşın son on yılı ve 2001 sonuna kadar ABD-SSCB adına görebileceğimiz açıklama halidir. Dördüncü olarak ise hali hazırda ilk sinyallerini veren yakın gelecekte oluşması mümkün bir çözümsüzlüğün çatışmasız olarak oluşmasını engelleme ya da çözümsüzlüğün geciktirilmesi adına gerçekleştirilen diplomasi biçimidir.

Bu dört ana başlık altında çeşitli diplomasi türleri bulunmaktadır. Kamu diplomasisi, sivil diplomasi, enerji diplomasisi ve arabuluculuk diplomasisini örnek verebiliriz. Genel hatları ile diplomasi görüşmelerinin kaderi bu çözüm sürecini yürüten ülkelerin diplomatlarının gücü, o devletin dış politikada ki ağırlığı ve ekonomide ki gücüne göre sonuç alınmaktadır. Pandemi döneminin başından itibaren bir yumuşak güç kullanımı olarak Dünya Diplomasisi baş gösterdiğinde ise bu üç unsurdan başta ekonominin riske girmesi ile diplomasi kullanımında sorun yaşanmıştır. Ancak yumuşak güç ile başlayan diplomasi trafiği ekonomik sorunlar nedenli desteksiz kalması şu an için beklenen etkiyi gösterememektedir. Pandemi dönemi ile diplomasi yapım kanalları Dünya üzerinde ki hemen hemen her ülkenin ekonomik zorluk yaşadığı için uzun yıllardır kullanılan çözüm ve çözümsüzlük hedefli diplomasinin artık ömrünü tamamladığını yeni bir tür alan diplomasisinin gerektiğini söylemekte. İşte bu noktada ise Sürükleme Diplomasisi olarak adlandırdığımız “Düşmanını yanında taşı ki yeni cepheler yarattığında yeni düşmanlar karşına çıkmasın” düşüncesidir.

Sürükleme Diplomasisi 6

Sürükleme Diplomasisi

Kurulu Dünya da düşman yaratmak geçtiğimiz elli yılda olduğundan daha kolay bir hal almıştır. Bu tezin en büyük destekleyicisi ise devletlerden ziyade hükümet dışı aktörlerin çok uluslu yapısından kaynaklanan ve dış siyaset adına toplumların, ülkelerinin bağlı olduğu organizasyonlara fazla gelişmiş olan aidiyet duygusu ile birlikte gelen bireysel hareket edemeyen devletlerin baskı ve yıldırma politikalarıdır. Pandemi süreci ile birlikte devletlerin, kendi içine kapanmasının ardından geriye doğru giden küreselleşme ve pasif politikalar üreten hükümet dışı aktörlerin artık güvenilmez olduğu ancak küreselleşme tam anlamı ile bitmediği sürece bu aktörler ile bağını kopartamayacağının farkına varmaları içten yıpratma hareketlerine ve liderlik savaşına dönüşmüştür. İşte bu durum madem bir sona yaklaşılıyor bu son benim liderliğimde olsun çabası içine giren devletlerin artmasını sağlamıştır. Daha öncelerinde açıklamış olduğumuz Yarın Politikası içerisinde bulunan ve bu politikanın temelini oluşturan devletlerin kuruluş ilkeleri üzerinden gelecek hedeflerine yönelmesi Sürükleme Diplomasisi ile desteklenmektedir. Sürükleme, adından da anlaşılacağı gibi devletlerin yarın politikasından doğan hak ve çıkarları doğrultusunda son yıllarda alana inerek Dünya üzerinde hemen hemen her yerde tek tip bir düşman unsuru ile karşılaşmaktadır. Bu karşılaşmayı toplumlar, karşıt devletin o alanda da menfaatleri olduğunu düşünmekte ancak istisnasız her alanda çıkar sağlamak bugünün Dünyasında pek söz konusu değildir. Burada farkına varmamız gereken nokta çıkarlarını korumaya giden devletin karşıtını da yanında o alana sürüklediği gerçeğidir.

Sürükleme Diplomasisini tanım bağlamında açıklamak gerektiğinde ise, en az bir yerel müttefik ve an fazla üç uzak düşman unsurunu sahaya girmeden belirlemek üzerinden yapılmaktadır. Daha önceleri düşman edinmek yerine müttefik bulmak adına oluşturulan diplomasi trafiği şimdilerde daha çok düşmanı kendi elinle seçmek için kullanılıyor. Geçmişte yaşanan sürpriz düşmanlıklar sahada ve masada ülkelerin her zaman aleyhine bir görüntü oluşturmuştur. Sürükleme Diplomasisi olarak belirttiğimiz durum güncel olarak Ukrayna-Rusya arasında ki anlaşmazlıklar ve Fransa-Yunanistan-Türkiye çatışması üzerinden görülebilir. Başta AB ve NATO adına üzerinde durduğumuz kendi içlerinde bulunan liderlik yarışı sürükleme diplomasisini başarılı hale getirmiştir. Başta Fransa’nın Soğuk Savaş sonrası ABD’si ve son yirmi yılın Almanya’sı olabileceğini iddia etmesi karşıt devletlerin Sürükleme Diplomasisinden fazlaca zarar ile çıkacağını göstermektedir. Ancak son döneme baktığımızda dost ve düşman devlet olarak nitelendirilen devletler, çıkarlarını korumak adına harekete geçtiklerinde çıkar sağlamaktan çok alanda daha öncede var olan sorunları üstlenerek devam etme arzusunda olduğunu görüyoruz. Bu arzu ve hedef neticesinde kendi adına olumlu bir şekilde Sürükleme Diplomasisini başarı ile yürüten devletler gelecek yarım asırda bölgesel ve küresel olarak bulunduğu konumdan çok farklı bir konumda olacaktır. Bir açıklama olarak ise düşman kelimesi ile nitelendirdiğimiz taraf devlet, ele aldığımız devlet ile çıkarları aynı olan fakat alan içinde müttefik olamayacağı ikinci devleti temsil etmektedir. Burada bulunan müttefik olamayacağı söylemi ise kendi çıkarlarına tam anlamı ile ulaşamayacağının farkında olan devlet adına söylemek daha doğru olacaktır. Bu farkındalık ise o devlet üzerinde karşıt devletin Sürükleme Diplomasisine yenilgisini tescillemiş olacaktır. Yarın Politikası’ndan kaynaklanan kuruluş hedeflerine ulaşmak, bugünün şartlarında karma diplomasi olarak da nitelendirebileceğimiz Sürükleme Diplomasisi ile daha hızlı bir ilerleyiş sağlayacaktır. Hali hazırda geniş coğrafyalarda çatışma halinde olan yerel guruplar ilerleyen dönemlerde büyük bir iç isyan zinciri hazırlayabilir. Bu iç isyan zinciri ise Sürükleme Diplomasisinin hem büyük başarısı hem de sonu olacaktır. Eğer ki Sürükleme Diplomasisini başarı ile uygulayan devletler düşmanlarını sahadan masaya geçmeye ikna ederse masada kayıp verme olasılığı daha öncelerinde oluşan kayıplardan çok daha az olacaktır. Sahada yalnızca karşıt devletin yürüttüğü çatışma hali başarıya ulaştığında dolaylı ve doğrudan diplomasi masaya oturmadan dahi istediklerini alabilecek bir konuma gelebilir. Eski tip diplomasi olarak bahsettiğimiz durum, yeni Dünya’nın üst düzey teknoloji gelişimi içinde yakalandığı en büyük problemleri çözemedi. Günlük olarak değiştiğini gördüğümüz saha üstünlüğü başarılı Sürükleme Diplomasisi ile Afrika kıtasından önce Orta Asya’ya ardından Avrupa’ya geçmesi yarım asır sürmesi beklenirken önümüzde ki on sene içinde bu bölgelere geçiş yapabilir.

Kaynakça

ACAR, Demet Şefika: “KÜRESELLEŞEN DÜNYADA DİPLOMASİ” Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Meslek Yüksekokulu Dergisi, 2009, 9 (1-2): 417-440.

GÖZEN, Ramazan: “Türkiye ve Arap Baharı: Değişimi Açıklamak ve Anlamak” Adam Akademi Sosyal Bilimler Dergisi, 2011, 1(2): 1-25.

ÖZALP, Osman Nuri: “Arap Baharının Orta Asya Cumhuriyetlerini Etkileme Potansiyeli” Sosyal ve Beşeri Bilimler Dergisi, 2012, 4(2): 251-259.

Kissinger, Henry: “Diplomasi” çvr: İbrahim H. Kurt, Türkiye İş Bankası Yayınları, 3.baskı.

Fırat, Melek: “Soğuk Savaş Sonrası Fransa’nın Dış Politikası” Ankara Üniversitesi SBF Dergisi, 2009 1(64): 115-163.

Yiğit, Verda: “1648 Vestfalya Barışından 1815 Viyana Kongresine Kadar Ki Dönemde Uluslararası Sistemin Dönüşümü” Kadir Has Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, 2008.

[1] Sürükleme Diplomasisi, adlı çalışma Diplomatik Strateji Araştırma Merkezi adına yayınlanmıştır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here