Sudan zor günler geçiriyor. Geçen haftanın ortalarında batı bölgelerinde başlayan sokak hareketleri ülkenin diğer bölgelerine de sıçradı. Çatışmalarda ölenler ve yaralananlar olduğu gibi kimi yerlerde polis ve asker karşı karşıya geldi. Peki neden?

Ortadoğu’da ve Afrika’da meydana gelen gelişmelerin bir parametre veya ani gelişmeler ile izahı mümkün değildir. Türkiye’yi ve bütün bölgeyi ilgilendiren bu ziyarete paralel olarak ABD’nin Suriye’den çekileceğini açıklamasının, Rusya’nın daha aktif olmasının, son bir yılda bölgede kurulan dengenin Türkiye ve İran lehinde yeniden şekillenme ihtimalinin Arap Birliği üyesi Sudan’ı da etkilediğinde kuşku yoktur. Ancak bu sefer sorunun kaynağını öncelikle son yirmi yıldır Sudan halkının bir türlü aşamadığı ekonomik zorluklarda aramak gerekmektedir.

Son üç aydır ülkede meydana gelen döviz sıkışıklığı, sıcak paranın yokluğu ve en önemlisi gıda ürünlerinde özellikle de ekmek fiyatındaki artışlar halkın tahammül sınırlarını aşmış, umutlarını yok etmiş ve bugünkü kalkışmalar meydana gelmiştir. Akla Tunus’ta başlayan Arap Baharı’nın şartları gelmektedir. Acaba burada da yeni bir Arap Baharı mı yaşanacaktır? Aslında 2013 yılında Arap Baharı’nın etkisi Sudan’da görüldü ve o zaman Ömer el Beşir, 200 kişinin ölümü ile sonuçlanan olayları durdurabildi.

Ardından 2014’te başlatıp 2017 yılına kadar devam eden ve Sudan muhalefetini içine alan Ulusal Diyalog hareketini sürdürdü. Bu süreç Sudan’da yeni umutlar yeşertti. Halk alınan kararların ve kurulan ulusal mutabakat hükümetinin sorunlara çare olacağını umdu ama bu, gerçekleşmedi.

Sudan’ı Kim Karıştırdı ?

Türkiye ile iyi ilişkiler kuran Sudan Devlet Başkanı Ömer el Beşir’den rahatsız olan İsrail, ülkede iç savaş çıkarmanın peşinde. Sudan’da hayat pahalılığını protesto etmek için düzenlenen ve başkente sıçrayan gösteriler ülkenin güney ve kuzey kentlerinde devam ederken, eylemcilerin İsrail istihbarat birimi MOSSAD tarafından yönlendirildiği ortaya çıktı. Siyonizm’in revizyonist halkasının içinde Sudanın da izine rastlamak mümkündür.

Türkiye’nin Katar’dan sonra Sudan’ın Sevakin Adası’nda varlık göstermesi Suudi, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri’nin yanı sıra İsrail’i de çok rahatsız etmişti. Yapılan gösterilere bu rahatsızlığın vücut bulmuş hali diyebilir miyiz tartışılır.

Sudan’da, Genel Grev ve OHAL İlanı

Afrika’nın nazlı ülkesi sudanda yaşanan hayat pahalılığı protesto edildi. Gösteriler nedeniyle, Beyaz Nil, Dangola, Gadarif, Kuzey Kurdufan ve Atbara kentlerinde OHAL ilan edildi. Beyaz Nil eyaleti yerel hükümetinden yapılan açıklamada, OHAL ilan edilen eyalette ikinci bir emre kadar 18.00 ile 06.00 saatleri arasında sokağa çıkma yasağının ilan edildiği belirtildi.

Açıklamada, eyaletteki yüksek öğretim dahil bütün okullardaki eğitim ve öğretime ara verildiği aktarıldı. Beyaz Nil eyaletine bağlı Rabak kentinde de göstericiler iktidardaki Ulusal Kongre Partisi’nin merkezini ateşe verdi. Tüm bu durumların genel nedenini ülkede yaşanan ekonomik krizle açıklayabiliriz. Ayrıca Sudan’daki olaylar ülkenin iç meselesidir ve OHAL ilanının çözüm getirmesi umulmaktadır.

Sudan’da Ekonomik Sorunlar

Sudan 2011’deki bölünme ile petrol gelirlerinin yüzde 75’ini, nüfusunun ise 4’te birini kaybetti. Petrol gelirlerindeki azalma kamu harcamaları ve döviz rezervlerine olumsuz yansıdı. Petrol gelirleri, 2011 yılına kadar devlet bütçesinin yarıdan fazlasını finanse ederken bu kaynağın son bulması kamu harcamalarında ciddi alternatif nakit ihtiyacı doğurdu. Döviz üzerinde artmaya başlayan baskıyla döviz kurları arasında giderek büyüyen bir uçurum başladı.

Açıkçası bu sarsıntıların nedeni Sudanın ikiye bölündüğü yıllara dayanmaktadır. Hartum hükümetinin Güney Sudanlı isyancı gruplarla yaptığı barış görüşmeleri sonrasında 2005’te Kapsamlı Barış Anlaşması imzalandı ve 2011’de ülkenin güneyinde referandum kararı alındı.

Referandumdan bağımsızlık kararının çıkmasının ardından petrol gelirlerini büyük ölçüde kaybeden Sudan, dış ticarette verdiği açık yüzünden hızlı ekonomik gerileme yaşadı. Petrol rezervlerinin çoğunu güneydeki komşusuna kaptıran Sudan, yüksek enflasyon ve döviz kıtlığı gibi ciddi ekonomik sorunlarla karşı karşıya kaldı.

Sonuç Olarak;

Son zamanlarda ülkede patlak veren iç karışıklıklar ve geçmişten günümüze analiz ettiğimiz ekonomik sarsıntılar şuan günümüzde de hala devam etmektedir. Eylem ve katliamlar devam ettikçe protestolarda devam etmektedir ve bu durum ülkeyi büyük bir kaosa götürmektedir. Ne yazık ki bir patika gibi daralmış olan ülke ekonomisi başta olmak üzere yaşam kalitesi, toplumun refah düzeyi ve ülkedeki sosyal platformlar gerilemektedir.

KAYNAKÇA

https://www.yenisafak.com/yazarlar/zekeriyakursun/sudanda-yeni-bir-arap-bahari-mi-2048628

https://www.aljazeera.com/news/2018/12/sudan-protests-calls-president-step-181228101457673.html

https://www.sonhaberler.com/afrika/sudan-yeniden-karisti-peki-neler-oluyor-h671849.html

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here