Bu çalışmada Türkiye’nin yapmış olduğu sınır ötesi operasyonlarda askeri stratejisini ve ilerde yapılacak olası ”Fırat’ın Doğusu” operasyonunda nasıl bir strateji izlenebilir tezleri üzerinde analiz yapacağız.
Türkiye’nin son zamanlarda göstermiş olduğu askeri stratejisi incelendiğinde temel prensipler; Caydırıcılık, Kriz Yönetimine Askeri Katkı ve Krizlere Müdahale, İleriden Savunma, Kollektif Güvenliktir olarak görülmektedir.

Askeri Stratejiye Doktrinsel Yaklaşım

Mevcut durum ele alındığında şu ana kadar ortaya atılmış doktrinlerden mevcut duruma en yakın olanı Şükrü Elekdağ’ın 1994’de yayınladığı 2 buçuk savaş doktrini’dir. Bu doktrine göre Türkiye güvenlik stratejisini Yunanistan ve Suriye’de tam savaş ve içeride PKK ile yarım savaş olmak üzere iki buçuk savaş üzerine kurmalıdır.
Şu anki durumu ele aldığımızda Yunanistan silahsızlandırılmış olması gereken Ege adalarına yığınak yapmakta ve neredeyse her ay çeşitli ülkelerle tatbikatlar düzenlemektedir.
Suriye’de ise, ABD’nin desteğiyle SDF adı altında YPG/PKK’dan yaklaşık 70 bin kişilik bir ordu kurulmuştur. Bu iki durum Türkiye’nin güvenliğine doğrudan tehditlerdir. Peki Türkiye bu tehditleri bertaraf etmek için ne yapmalı/yapıyor?
ilk olarak tatbikatları artıran Türk Silahlı Kuvvetleri, Caydırıcılık kapsamında son olarak Mavi Vatan ve Deniz Kurdu tatbikatlarını düzenlemiş, Yunanistan’a açık bir mesaj vermiştir.
Daha sonrasında TSK sınır dışı operasyonları ile İleriden savunma taktiğine yönelmiş durumda. Bu amaçla Türk Silahlı Kuvvetleri, olası bir savaşın Türkiye toprakları dışında olması için çalışacak, planlarını bu şekilde yapacaktır.

Suriye’de YPG/PKK tehditi ve Fırat’ın doğusu

Fırat’ın doğusu Türkiye’nin uzun süredir gündeminde olan bir mesele. PKK/YPG’nin işgali altında olan bu bölgede yaklaşık 70 bin kişilik bir silahlı güç bulunuyor. Bu ordu, Türkiye’nin güvenliğine doğrudan tehdittir. Zira Ege’de olası bir savaşta güney sınırlarımız da PKK/YPG tehdidi altına girecektir.

Türkiye de güvenlik planlamalarını buna göre oluşturdu ve Fırat’ın doğusuna yakın bir zamanda operasyon bekleniyor.  
Bu operasyon için hangi adımlar atıldı ve operasyonda ne tür bir yol izlenebilir, bunları inceleyelim.

Problemin tanımı

Türkiye’nin sorunu sınır güvenliğidir. Türkiye nasıl bir çözüm istiyor ve bu çözüme hangi yollarla ulaşacak?  Diplomasiyi mi yoksa askeri gücünü kullanarak mı?
Türkiye’nin bu problemin sorunu için muhatabı olan ABD ile görüştüğü biliniyor. Fakat bizim öngörülerimize göre bu görüşmeler ABD’nin oyalamasıdır. Bundan dolayı Türkiye’nin operasyon yapacağını ve düşmanını askeri güç kullanarak kendi istediği noktaya getireceğini düşünüyoruz.

Suriye’de PKK/YPG’nin durumu

PKK/YPG, ABD tarafından korunmaktır. ABD’nin bu bölgede -bilinen- on adet askeri üssü bulunmaktadır. Bunlara ek olarak ABD, neredeyse her hafta YPG’ye tırlar dolusu silah, mühimmat ve zırhlı araç yardımı yapıyor. ABD’nin başını çektiği koalisyon güçleri ise YPG’nin 70 bin militanından 40 bininin eğitiminin tamamladığını, geri kalanları da eğitmeye devam ettiklerini duyurmuştu. PKK/YPG’nin elinde bulunduğu silahların görseli de aşağıdadır. Bunların arasında anti-tank silahları, zırhlı araçlar, roketatarlar ve mayınlar bulunmakta.
Tüm bunlara ek olarak YPG’ye bağlı teröristlere Mossad tarafından eğitilmek üzere İsrail’de bulunuyor. “20 personel işgal altındaki Filistin’e transfer için hazırlık amacıyla Irak’ın kuzeyindeki Erbil şehrine transfer edildi.” Mossad işbirliği ile sürdürülen programının amacı ise, “İsrail’in YPG’nin kontrolü altında bulunan bölgelerde dostane bir istihbarat servisi kurma isteği”

 YPG’nin silah ve mühimmat depolarını gösteren harita

Fırat’ın doğusuna Operasyon Kritiği

Fırat’ın doğusuna yapılacak olan operasyonu anlamak için bölgenin coğrafi haritasına bakmak ilk adımdır. Aşağıdaki haritaya baktığımızda bölgede zırhlı birliklerimizin kolayca ilerleyebileceği düz alanlar görüyoruz. Bu haritadan iki olası başlangıç öngörebiliriz:
  • Münbiç: Operasyon Münbiç ile başlar ve -Tel Rıfat hariç- Fırat’ın batısı tamamen PKK/YPG’den temizlenir. Hakim tepelere sahip olunur ve operasyonun ikinci aşaması yani düz alanlar için zırhlı birlikler devreye girer.
  • Tel Abyad ve Rasulayn: İlk aşama olarak zırhlı birlikler bir süpürme harekatı yapar. Sınır illerimizin güvenli sağlandıktan sonra hedef bölgeler ele geçirilir.

Operasyonda izlenecek aşamalar ise şunlardır:

  • Sınır güvenliği: Olası YPG saldırılarına karşı sınır illerimizin güvenliğini sağlamak
  • Hedef bölgeleri ele geçirmek: İlk aşama sağlandıktan sonra hedef köyleri, kasabaları ve illeri ele geçirmek.
  • 30 km derinliğinde bir güvenli bölge oluşturmak: YPG’nin elindeki tüm bölgeleri ele geçireceğimizi düşünmüyoruz. Güvenli bölge oluşturulduktan sonra, yani YPG’nin elindeki önemli şehirler alındıktan sonra operasyon biter zira YPG artık Türkiye için tehdit değildir.
Nihai Amaç ve Başarı Ölçüsü
Operasyonun amacı ilk etapta süpür şeklinde YPG/PKK elindeki önemli bölgeleri ele geçirip, sınırdan uzaklaştırmak olacaktır. Türkiye’nin elinde bulunan 30 kilometre derinliğinde bir güvenli bölge, tehdidi sınırlarımızdan uzaklaştıracak, düşmanın gücünü kıracaktır.
SONUÇ
Yukarıda da bahsettiğimiz üzere Türkiye’nin güney sınırında PKK devletçiğine onay vermesi veya sessiz kalması mümkün değildir. ABD ile görüşmelerin sonuçsuz kaldığı bilgiler dahilinde mevcut. Bu şekilde geriye sadece askeri seçenek kalıyor. Türk Silahlı Kuvvetlerinin Ağustos sonunda bu operasyona başlayacağını tahmin ediyoruz.
Kaynakça:
1)        How Turkey exercises its new Grand Strategy, David Batashvili
2)        Turkey’s global Strategy: strategic depth and zro-problems in context
3)        http://www.mfa.gov.tr/i_-turkey_s-security-perspective_-historical-and-conceptual-background_-turkey_s-contributions.en.mfa
4) http://www.tasam.org/tr-TR
5) https://www.aa.com.tr/tr
6) Askeri tarihte Stratejik Düşünce, Akad.
7) https://www.aydinlik.com.tr/mossad-ypg-lileri-ajanlastiriyor-dunya-haziran-2019

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here