Akaryakıt fiyatlarına yapılan zamlardan dolayı sarı yelekliler sokağa döküldü ve dört haftadır Fransa sokakları adeta kaosu yaşıyor. Protestoların, Paris gibi ünlü bir şehirde baş göstermesi herkesin ilgi odağı oldu.

Bir demokraside halk siyaseti etkiler ve sonra hükümet halk tarafından belirlenen eylemleri yerine getirir. Burjuvazi yanlısı Macron, polikaları nedeniyle ülkede istenmeyen adam konumunda. Kibirli tavırları halkta nefret duygusu uyandırdı.

Macron’un, Olumsuz Ekonomi Modeli

Her ne kadar olayların özünde akaryakıt fiyatlarının yükselmesi gibi gözükse de aslında akaryakıt fiyatları, bunalımın kendini gösteren son damlasıdır. Göstericilerin gerçek hedefi olan Macron, ilk olarak ekonomik bazı düzenlemeler ile kamuoyunun dikkatini çekti.

Düzenlemeler arasında en çok göze çarpanı Fransa’nın servet konusunda imtiyazlı ve güçlü kesiminin vergisinin kaldırılması ve temelde çalışanların işten çıkarılmalarını kolaylaştıran iş yasası oldu. Macron’un, alt sınıflara karşı küstah tavırları da bardağı dolduran etkenlerden. Macronun bu tavrı çoğu kişide kırılma noktası oldu.

Sarı yeleklileri bu kırılma noktasının meyvesi olarak görmek pek de şaşırtıcı olmaz. Seçmenlerinin güvenine ihanet eden lider için, geri adım atmasına rağmen, yangını söndürmek pek kolay olacak gibi gözükmüyor. Olaylar yatıştırılsa bile Macrona duyulan kin devam edecek ve hatta Macronun sonu bile gelebilir.

Sivil Toplum Kuruluşları’nın Protestolara Verdiği Destek

Gerek sendikalar olsun, gerekse siyasi kariyere sahip entellektüel kişiler olsun, protestoların yayılmasında rolleri büyük. Yeni Antikapitalist Parti’nin [Nouveau Parti Anticapitaliste – NPA] kurucusu Olivier Besancenot, katıldığı bir televizyon programında Sarı Yelekliler’e destek verdi.

Besancenot, “İşçi hareketinin de en azından bir genel grev başlatarak hayat pahalılığına karşı duyulan öfkeyle başlayan bu dalganın bir parçası olması lâzım. Herkes satın alma gücünden bahsedip duruyor. Bu ‘satın alma gücü’ lafından gına geldi! Halkın ezici çoğunluğuna bahşedilen tek güç satın alma ve tüketme gücü, başka hiçbir gücümüz yokmuş gibi! Gösterilere baktığımda, aşırı vergilere karşı sloganlar duymuyorum. Servet vergisinin kaldırılmasına, vergi kaçakçılarına, kısacası vergi adaletsizliğine karşı sloganlar duyuyorum.”  ifadelerini kullandı.

Sonuç Olarak;

Dar gelirli halka zarar veren maliye politikaları seçmeleri, kapitalist sistemin doğasında var olan bir şeydir. Çok boyutlu bir halk ayaklanması olmazsa, protestolar devam eder. Nitekim Sarı Yelekliler, bu genel ayaklanmanın vücud bulmuş halidir.

                                  Mehdi ÖLMEZ (Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi)

Misafir Yazar

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here