Rusya ve ABD silahlanma yarışı denince soğuk savaş döneminden bugüne akla gelen ilk devletler olmuşlardır. Bu iki rakip denizde, karada, havada ve uzayda sürekli yarış içerisinde olmuşlardır. İki devlet arasındaki havadaki üstünlük yarışı, 1957 yılında dönemin SSCB lideri Kruşçev’in S-75 sisteminin üretilmesi talimatını vermesiyle başladı. Bu yarış ve sistemler yıllar geçtikçe daha da ilerledi ve ülkelerin askeri güçleri hesaplanırken ilk önce hesaba katılan aktörler oldular.

Bu yazımızda, bu aktörlerin günümüzdeki en gelişmiş örnekleri olan ve son dönemde adlarını sıkça duyduğumuz S-400, PATRİOT VE THAAD savunma sistemlerinin karşılaştırmasını yapacağız.

Son dönemde sıkça gündeme gelen ve günümüzde kullanılan bu savunma sistemleri hakkında merak edilenleri gözler önüne sermeye çalışacağız.

S-400 HAVA SAVUNMA SİSTEMİ

Sovyetler Birliği Dönemi’nden beri üretilip kullanılan S-300 sistemlerinin yerini 2007 yılından beri artık daha gelişmiş olan S-400 sistemi almaya başlamıştır. S-400 sistemlerinin üretimine başlama planları 1993 yılına dayanır. Ancak soğuk savaş sonrası uygulanan bütçe kesintileri nedeniyle üretimine ancak 2004 yılında başlanılabilinmiştir ve 2007 yılından beri Rus Silahlı Kuvvetleri envanterindedir. Üreticisi Rus Bilimsel & Endüstriyel şirketi Almaz-Antey’dir

S-400 hava savunma sisteminin hedefleri neler ?

Savaş uçakları, radar tespit ve kontrol uçakları, keşif uçakları, stratejik ve taktik uçaklar, taktik – operasyonel taktik füzeler, balistik füzeler, hipersonik hedefler ve diğer gelişmiş hava saldırı araçlarını imha etmek üzere tasarlandı. B-2 ve F-117 hayalet uçaklar, B-1, F-111 ve B-52H stratejik bombardıman uçakları, F-111A ve EA-6 elektronik harp uçakları, TR-1 keşif uçağı, F-15 F-16 F-35 ve F-22 gibi yeni nesil savaş uçakları, Tomahawk füzeleri ve Balistik füzeler gibi ülkelerin en çok güvendikleri hava araçları S-400 sistemine hedef olmaktan kurtulamıyor.

S-400 hava savunma sisteminin teknik özellikleri neler ?

Sistemin teknik özellikleri de dikkate alınırsa S-400 sisteminin şuana kadar geliştirilmiş en iyi hava savunma sistemi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Sistem kısa ve uzun menzildeki füzeleri aynı anda kullanabilme yeteneğinin yanında 600 kilometre uzaklıktaki hedefi de algılayabilecek kapasiteye sahip. 400 kilometre içerisindeki hedefi yok edebilme yeteneğine sahip. Saniyede 4.8 km hız ile füze gönderebiliyor. Sistemin en iyi özelliklerinden biri de hedefe 10 saniyeden daha kısa bir sürede tepki verebilmesi.

S-400 sistemi 400 kilometre içerisindeki her türlü hedefi imha etme yeteneğine sahiptir. Bununla beraber 27 kilometrelik bir irtifaya sahiptir. Öte yandan her hedefe iki füze kilitleyerek adeta hedefin yaşama şansını sıfıra indiriyor. Aynı anda 80 hedefi varabilmesi de onu rakiplerinden ayıran en önemli özelliklerinden. Ayrıca sistem 90 derecelik bir fırlatma açısına sahip. Sistemin atışa hazır hale gelebilmesi için gereken süre ise 5 dakika. S-400 sisteminin ulaşabildiği maksimum irtifa ise 30 kilometre. Son olarak bu verilerin yapılan testler sonucu elde edildiğini ve henüz gerçek bir savaşta test edilmemiştir.

S-400 sistemini hangi ülkeler kullanıyor, satışı hangi ülkelere yapıldı ?

S-400 sistemine çok yoğun bir ilgi olmasına rağmen satışı şuana kadar sadece Türkiye, Çin ve Hindistana yapıldı. Türkiye S-400 sistemine sahip ilk ve tek NATO ülkesi olacak. S serisi füze sistemlerine sahip bir diğer NATO ülkesi ise bir önceki nesil olan S-300 sistemine sahip olan Yunanistan.

Ancak Yunanistan bu sistemi Rusyadan değil G.Kıbrıs’tan satın almıştı. S-400 sistemleri şuanda Rusya’nın, sınırlarını koruma ve dış politikası çerçevesinde 4 farklı bölgede konuşlu durumda, bunlar: Kırım, Suriye, Kaliningrad ve Moskova.

Türkiye ve Rusya arasındaki anlaşma ile ilgili neler biliniyor ?

Rus sanayi şirketi Rostec anlaşma bedelinin 2.5 milyar dolar olduğunu açıklamıştı. Öte yandan eski savunma bakanı Nurettin Canikli, Rusya’dan iki sistem ve dört batarya alınacağını söylemişti. Savunma Sanayi Müsteşarlığı ilk teslimatın 2020’nin ilk çeyreğinde olacağını duyurmuştu. Ayrıca NATO’nun savunma alanında Türkiye ye uyguladığı bazı kısıtlamalar bulunuyor. Bunlardan biri de Türkiye’nin bu tarz füze Ermenistan ve Yunanistan sınırına yakın bir noktaya konuşlandıramamasıdır. 

ABD Türkiye’nin S-400 sistemini satın almasına neden karşı çıkıyor ?

Daha önce de belirttiğimiz gibi bu sisteme sahip olan veya ön anlaşma yapmış olan bir NATO ülkesi bulunmuyor. Türkiye bu sisteme sahip olacak ilk NATO ülkesi konumunda. Bu da beraberinde bazı riskleri getiriyor. NATO savunma sistemleri ile ilgili bilgilerin Rusya’nın, S-400 sistemleri ile ilgili bilgilerin de NATO’nun eline geçmesinden şüphe ediliyor.

Rus askeri uzmanın açıklamaları neden karşı çıkıldığını özetler nitelikte,” Batı basınında S-400 sistemi hakkında gerçek dışı haberler dolaşıyor. Sisteminizin İsrail ve Amerikan uçaklarını tespit edemediği yönünde haberler yapılıyor. Bir askeri uzman olarak söylüyorum görüyorlar ve tespit ediyorlar kısacası kontrol elimizde. Erdoğan bu silahları alırsa bölgenin reisi olur.”

Özetle S-400 sistemi için şuan faal olan en gelişmiş hava savunma sistemi diyebiliriz.

PATRİOT HAVA SAVUNMA SİSTEMİ

Patriot sistemi planları ve tasarımı 1965 yılında yapılmıştır. Sistemin ABD ordusuna ilk teslimat tarihi ise 1981 yılı olmuştur. Uçaklar ve balistik füzelere karşı kullanılabilecek bir sistem olarak üretilmiştir. Fakat 1. Körfez savaşında Irak devletinin elindeki scud füzelerine karşı başarı gösterememiştir. Öte yandan üretici şirket ve ABD hükümeti tarafından yapılan testlerde başarı oranının %90 olduğu söylenmiştir.

Fakat ilk ve tek ciddi sınavı olan 1. Körfez savaşında S. Arabistan’a yerleştirilen sistemler %70, İsrail’e yerleştirilen sistemler %40 başarı oranında kalmıştır. Ancak son dönemdeki Yemen iç savaşında Husiler’in, S. Arabistan’a attığı füzelere karşı azımsanmayacak bir başarı oranı yakalamıştır. Buna rağmen eksikleri vardır. Bunlarla beraber Patriot sistemlerinin S-400 sistemlerine göre çok daha yaşlı olduğunu unutmamak gerekir.

Patriot hava savunma sistemi teknik özellikleri nelerdir ?

ABD’nin Türkiye’ye, S-400 sistemlerine alternatif olarak sunduğu Patriot hava savunma sistemleri teknik özellikler bakımından rakibi S-400’ün altında kalmaktadır.

 S-400 sistemine rakip olarak gösterilen ABD yapımı PATRIOT sistemi şu özelliklere sahip: 150 kilometrelik bir radar kapsama alnına sahip, bu alanda S-400 rakibinden dört kat üstün bir konumda. Füze fırlatma hızı ise saniyede 2.2 kilometre ve 24 kilometrelik bir menzili vardır, hedefe tepki verme süresi 15 saniye.

Patriot füzeleri her hedefe yalnızca bir füze kilitleyebiliyor. Ayrıca Patriot 38 derecelik bir fırlatma açısına sahip. Patriot sistemlerinin atışa hazır hale gelmesi için 30 dakikalık bir süre gerekiyor. Öte yandan Patriot sistemi aynı anda 36 hedefe kilitlenebiliyor. Savunma ve askeri doktrin uzmanı Sami Atalan yeni jenerasyon patriot sistemlerinin birçok önemli parçasının Türkiye’de ASELSAN ve ROKETSAN tarafından üretildiğini ifade etti.

 

Patriot sistemini kullanan ülkeler hangileridir ?

Uzun bir süredir piyasada olan sistem pek çok ülke tarafından hava sahasını korumak adına tercih edilmiştir, bunlar;

ABD, Almanya, Japonya, BAE, Suudi Arabistan, Tayvan, Hollanda, Güney Kore, İspanya, Yunanistan, İsrail, Bahreyn, Mısır ve Ürdün.

Patriot sistemleri Türkiye için yeterli mi ?

Peki ABD’nin S-400 yerine Türkiye’ye alternatif olarak sunduğu Patriotlar ne kadar güvenli ?

ABD’nin dahi pek çok eksiği olduğunu kabul ettiği bir hava savunma sisteminin, Türkiye için S-400 kadar güvenli olmadığını belirtmekte yarar var. Ayrıca S-400 sistemi hakkında bilgi verdiğimiz kısımda da belirttiğimiz gibi, NATO’nun bu tarz bir füze sistemini Ermenistan ve Yunanistan sınırına yakın bir bölgeye yerleştirilmesi konusunda kısıtlama da Türkiye’yi S-400 sistemine çeken bir başka faktör.

Öte yandan THAAD sistemini açıklamasını yapacağımız kısımda da değineceğimiz gibi, Patriot sisteminden daha iyi verim alabilmek için beraberinde THAAD sisteminin de kullanılması ve beraberinde ekstra maliyet getirmesi bir başka dezavantaj olarak görülebilir. Ancak Türkiye de ki erken uyarı radar sistemlerini de Patriot ile uyumlu olduğunu ve S-400 sistemi için kurulacak yeni radar sistemlerinin de beraberinde ekstra maliyet getireceği de önemli bir faktördür.

THAAD HAVA SAVUNMA SİSTEMİ

1987 yılında ABD’li Loockheed Martin şirketi tarafından tasarlanmış ve 2008 yılından beri de ABD silahlı kuvvetleri envanterinde bulunmaktadır. Uçaklara karşı güvenlik sağlayamadığı için aslında hava savunma sisteminden ziyade bir anti balistik füze savunma sistemidir.

teknik özellikleri ile göz dolduran bir sistem olduğunu belirtmek gerekir

THAAD sisteminin teknik özellikleri nelerdir ?

Teknik özellikleri göz önüne alınacak olursa onu cazip kılan özelliğinin çok geniş bir radar kapsama alanına ve çok yüksek bir irtifaya sahip olduğu görünecektir.

Sistem 1200 kilometre teşhis ( radar kapsama ) alanına sahiptir ki bu alanda S-400 sisteminden iki kat üstündür, 200 kilometre içerisindeki  füzeyi imha edebilme yeteneğine sahiptir. 150 kilometrelik irtifası ise Patriot ve S-400’ü yaklaşık altıya katlamaktadır. THAAD sistemi 360 derece hareket edebilen başlıklara sahiptir. Saniyede 2.8 kilometrelik bir hızla hareket etmektedir. Hedefe ait radar görüntüsü alabilmesi ve diğer başka tür bataryaları (Patriot gibi) da yönetebilmesi de kaydadeğer önemli bir özelliktir.

Hedefleri bakımından THAAD sisteminin kısır olduğunu söylemek yanlış olmayacaktır.

Bu geniş radar sistemine rağmen uçaklara karşı etkinlik gösterememesi S-400 sistemini daha çekici kılmaktadır ancak THAAD sistemlerinin asıl amacı savunmadan çok istihbarat sağlama, uzak mesafedeki bölgeleri göz altında tutmak olduğu için bu sistemin bu yönünü biraz daha incelememiz gerekecek.

THAAD sistemini kullanan ülkeler ve konuşlu olduğu bölgeler:

ABD yapımı bu sistemi kullanan ülkeler sadece ABD, BAE ve Suudi Arabistan. Sistemin konuşlu olduğu bölgeler ise; Guam adası ve Güney Kore (G. Kore’deki sistem ABD’ye ait olduğu için bu ülke kullanıcılar arasında gösterilmemektedir.)

Uzak doğuda anlaşmazlık nedeni olarak THAAD sistemi :

Yukarıda da belirtildiği üzere bu sistemin asıl amacı istihbarat sağlamaktır. Bundan dolayı ABD’nin bu sistemleri konuşlandırdığı noktalar Çin tarafından tepki ile karşılanmıştır.

Çin’in elinde THAAD bataryasının vuramayacağı füzeler bulunmasına rağmen Guam adasına ve G. Kore’ye bu sistemin konuşlanmasına sert tepki göstermesinin nedeni topraklarının büyük bir kısmının THAAD bataryaları tarafından izlenilmesi.

Bu bataryalar sadece Çin sınırlarını değil, Rusya’nın da doğu sınırından 500 kilometre içerisini izleyebiliyor.

Ortadoğu da THAAD etkisi :

ABD, THAAD sistemi sayesinde sadece Çin ve Rusya’yı değil, kendine tehdit olarak gördüğü bir diğer ülke olan İran’ın da tamamını gözlem altında tutabiliyor.

BAE ve Suudi Arabistan’da ki THAAD bataryaları. Katar ve Malatya’ya  yerleştirilen erken uyarı radar sistemleri ve Özbekistan’da ki ABD üsleri aracılığıyla yapılan izlemelerde, İran tamamen ABD menzili içerisinde kalıyor.

Ayrıca Malatya’da ki erken uyarı radar sistemi 120 derecelik bir görüş açısına sahip yani istendiği zaman Rusya’yı da izleyebiliyor. ( Malatya’dan alınan bilgiler anında ülkemiz ile paylaşılıyor. )

Sonuç Olarak;
Teknolojinin silahları da hızla geliştirdiği bir dünyada ülkeler artık tehditi kendine ulaşmadan yok edebilmenin ve rakiplerinin topraklarını izlemenin farklı yollarını aramaktadırlar. Bu iki seçenek arasında her ülkenin farklı öncelikleri vardır ve ülkeler önceliklerine göre sistemlerini geliştirmektedirler. Bunun yanı sıra, süper güçlerin konvansiyonel silahlardan ziyade nükleer ve balistik füzeler ile bölgelere müdahale ettiklerini ve yeni nesil savaşların da bu şekilde olacağını düşündüğümüzde, süpergüçler arası havadaki üstünlük yarışının gittikçe daha ileri bir noktaya geleceğini söyleyebiliriz.
Bu açıdan bakıldığında savunma bakımından en gelişmiş hava savunma sisteminin S-400, radar izleme bakımından ise THAAD olduğunu söyleyebiliriz.
İki sistem arsında fiyat bakımından da oldukça büyük bir fark var. 8 füzeli ve 6 fırlatma rampalı bir THAAD bataryası değeri yaklaşık 2.3 milyar dolar iken, 4 füzeli ve 8 fırlatma rampalı bir S-400 bataryası değeri yaklaşık 500 milyon dolar olarak biliniyor.
Her sistemin kendini çekici kılan farklı yanları vardır. S-400 sistemi havadaki her türlü tehdite karşı başarı ile kullanılması ve fiyat bakımından daha uygun olması ülkeleri S-400 sistemini satın almak için ikna eden yanlardır. THAAD sisteminin ise çok geniş bir radar izleme alanına sahip olması, başka tür bataryaları yönetebilmesi ve sahip olduğu yüksek irtifa sayesinde biyolojik ve kimyasal başlıklı füzelerin etkisini minimuma indirmesi bakımından çekicidir.
Patriot sisteminin ise çok cüzi bir maliyete sahip olması ülkeler tarafından tercih edilme nedenidir. Bu sistemin birim fiyatı yaklaşık 20 milyon dolar civarındadır. Ülkemiz bu konuda hava savunmasına öncelik vermektedir. Bundan dolayı THAAD sistemleri şimdilik Türkiye için 2. planda kalmaktadır. Alımı tamamlanan S-400 sisteminin yanında Patriot sistemine de talip olduğu bilinmektedir.
Bu uygulamadan Türkiye’nin uzun yıllardır masada olduğu gibi hava savunmasında da bir denge siyaseti izlediğini çıkarıyoruz. Şuanda dünyanın iki büyük savunma devi olan Rusya ve ABD’nin hava savunmasındaki en etkili silahları bunlardır. Ancak 1957’den beri olduğu gibi bu sistemlerin ilerleyişi bugün de sona ermeyecektir. Rus cephesinin S-500 sisteminin üretimine başlaması bunun somut kanıtıdır.
KAYNAKÇA

https://www.star.com.tr/politika/gokyuzunde-thaad-donemi-haber-804029/

https://www.ntv.com.tr/dunya/israil-davud-sapanini-denedi,zKGqSf_8vkGFRb4cS2EuGw
https://tr.sputniknews.com/infografik/201509281018006514/
http://www.kokpit.aero/thaad-kore-3
https://www.aa.com.tr/tr/bilim-teknoloji/s-400-yetenekleriyle-dikkati-cekiyor-/914705
https://www.ntv.com.tr/dunya/rusyanin-s-400-sistemlerini-teslim-edecegi-tarih-belli-oldu,LPAWd6M5VkWH_52QnNbMHQ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here