Latin Amerika ülkesi, Dünya’nın en büyük petrol rezervlerine sahip olan Venezuela’da mevcut hükümet karşıtı protestolar artarak şiddetlendi. Washington’ın, Caracas yönetimine karşı başlatmış olduğu ekonomik, politik ve diplomatik savaş ülkeyi kapsamlı bir şekilde etkilemiştir. ABD’nin yaptırımları, ülkenin ekonomisi üzerinde önemli ve yıkıcı bir etki yaratmıştır.

Venezuela’nın Sosyal ve Ekonomik Yapısı

Venezuela’da, ekonomik faaliyetlerin büyük bir bölümünü kontrol eden yapı özel sektörlerdir. 1999-2011 yılları arasında özel sektörün ekonomi içerisindeki payı %65’ten %71’e yükselmiştir. Nisan 2016’da işsizlik yüzde 7.3 idi. Nisan 2018’de yıllık enflasyon yüzde 13 bin 379 çıktı. Ülke, geçen yıl 782 milyon dolar cari açık verdi. 2017 yılında yüzde 13.2 daraldı.

Uluslararası Kriz Grubu , “Venezuela’daki ekonomik kriz o kadar sert ki egemen sivil yönetim ve askeriye arasında yaşanabilecek herhangi bir gerginlik daha büyük bir toplumsal bölünmeye yol açabilir.” demişti. Ülke 2011 yılı itibariyle Dünya’daki en çok petrol rezervlerine sahip devlettir. Komşusu Kolombiya’da üretilen uyuşturucu maddelerin, ABD ve Avrupa’ya taşındığı ana güzergah üzerinde yer alıyor.

Venezuela’dan yıl yıl göç eden vatandaşların sayıları

Venezuela’da medya kuruluşlarının büyük bir kesimi, mevcut hükümete muhalif özel sektörün elindedir. Venezuela’da, 1998’den itibaren Chavez’in ‘21. yüzyıl sosyalizmi’ dediği plan çerçevesinde, enerji sektörü haricinde, bankacılık ve medyadan madenciliğe kadar farklı sektörlerde faaliyet gösteren özel girişimler kamulaştırıldı. IMF, ülkenin ekonomisinin 2018 yılında yüzde 15 oranında küçülme beklediğini açıklamıştı.

Mevcut hükümetin tarım alanları üzerindeki özel mülkiyeti kaldırarak devlet eliyle tarım üretimi için gerekli ürünleri temin etmesi, verimliliği azalttı. Çiftçiler tarım alanlarındaki üretimi artırmak için gerekli malzemeleri, devletten almak zorunda kalınca üretimde sıkıntılar yaşanıyor. İşsizlik, gıda yetersizliği ve ilaç sıkıntılarının sonucunda ülkeden, Kolombiya’ya göç dalgası yaşanıyor. BM raporuna göre, 2015 ile 2017 arasında 1 milyon Venezuelalı’nın ülkeyi terk ettiği açıklandı.

Hugo Chavez Dönemi

Hugo Chavez, hükümeti 1999 başında devraldığında, ülken’nin petrol üretimi günde 3.5 milyon varildi. 2001’de petrol sektörüne el atan Chavez ülkedeki bütün rezerv arama, petrol üretim, satış vb. işlerini hükümete bağladı. Bu adım, ülkenin Orinoco Kemeri bölgesindeki ağır petrol rezervelerinde çalışan BP, Chevron, CNPC, Conoco, Exxon, Lukoil, Petronas, Repsol, Statoil, Total gibi büyük uluslararası firmaların yaptıkları yatırımları altüst etti.

Ülkenin günlük petrol üretimi, Kasım 2002’de 3.3 milyon varildi. Ocak 2003’te ise 700 bin varile kadar düştü. Chavez, ekonominin çökmesine rağmen protestolara ve darbe girişimine karşı direndi. 19 bin PDVSA işçisini kovdu. Özerk bir yapı olan PDVSA’yı Enerji ve Petrol Bakanlığı’na bağladı. “Fonden” adında, petrol gelirlerinin toplandığı ve sadece kendisinin kullanabildiği bir fon kurdu.

Chavez, 2007’de devlet gelirlerini artırmak için ülkenin petrol endüstrisini bütün yabancı firmaların çoğunluk haklarını PDVSA’ya devretti. Bu adımlar ülkenin petrol endüstrisine yapılan yatırımları kesti. Chavez’in enerji politikaları, ülke ekonomisinin ana gelir kaynağı olan petrol üretiminin azalmasına sebep olmuştur.

Venezuela’nın, Rusya ve Çin İlişkileri

Ülkedeki şuanda petrol endüstrisi zayıf ve kötü bir durumdadır. Venezuela iflas etmemek için petrol endüstrisini, Çin’li ve Rus firmalara devretti. Çin, Venezuela’ya petrol karşılığı 2007’den beri 50 milyar dolardan fazla kredi verdi. Çin’in en büyük petrol şirketi CNPC, Venezuela’da en büyük aktörlerden biri oldu.

Rusya, Chavez iktidarı boyunca ülkeye 11 milyar dolarlık silah sattı. PDVSA, Rus petrol devi Rosneft’e ortaklık teklif etti. Caracas, ABD’deki rafineri firması CİTGO’yu Rusya’ya ipotek olarak verdi. ABD’nin yaptırımlarına rağmen Moskova, Caracas’ın kendisine borcunu ödeyememesi durumunda ABD’deki rafineri kapasitesinin %4’ünü üzerine alabilir.

Venezuela ve ABD Arasında Enerji İlişkileri

ABD ham petrol ithalinin 10/1’ini Venezuela’dan yaparak, Venezuela’nın en büyük petrol müşterisidir. Washington, günümüzde Caracas’dan günde 720 bin varil petrol ithal ediyor. 2014 yılının ilk çeyreğinde ülke ekonomisi petrolün varil fiyatı 100 doların üzerindeyken bile sıkıntı çekiyordu. Ocak 2015 itibariyle, petrolün varil fiyatı 48 doların altına geriledi. Yüksek petrol fiyatları, yatırımları kolaylaştırıyor.

Venezuela ve OPEC

OPEC kurulduğu zaman Caracas, günlük 2.8 milyon varil petrol üretimi ile lider konumdaydı. Günümüz itibariyle Venezuela günde 2 milyon varil petrol üretiyor. Venezuela, 300 milyar varil ile dünyanın en büyük kanıtlanmış petrol rezervine sahip ülkedir. Caracas için petrol sektörü, üretimin 1970’de günde 3.7 milyon varile tırmandığı OPEC’in kuruluşundan sonraki ilk 10 yıl haricinde daima hükümetin en önemli gelir kaynağı oldu.

KAYNAKÇA

http://www.aljazeera.com.tr/ulke-profili/ulke-profili-venezuela

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-40916948

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-39960460

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here