Yıllardır 12 Adalar’ın verilmesi ve işgali konusunda hala daha kimileri 2.Abdülhamid Han’ı, kimileri de Lozan/Uşi antlaşmasını imzalayanları sorumlu tutar. Bu tür eleştiriler doğal olabilir. Fakat yapıcı değildir,gereksizdir,lüzumsuzdur.
Önemli olan ve sorulması gereken asıl mesele o dönem’de 12 Adalar’ın kaybedilme sürecini bize yaşatanlar ve bizi adaların kaybedilmesi noktasına getiren, içimizde yuvalanan, Devletin yüksek makam ve mevkilerinde görev alan, ”Megalo İdea” yani ”Büyük Yunanistan” ülküsüne hizmet eden ”Olimpos Çoçukları’dır”. Anadolu’nun tabiî bir uzantısı sayılan 12 Ada’nın bir kısmı Türk karasuları içinde kalmaktadır.
Türkiye’ye “horoz ötüşü” mesafesindedirler. Ege Adalarının da, karasuları olduğu kabul edilirse, bunların karasuları Türk karasuları ile karışmaktadır. Durum böyle olunca devletler arasında çatışan durumlar ortaya çıkmaktadır. 12 Ada’nın stratejik ve tarihi önemi, târihte olduğu gibi bugün de büyük önem arz etmektedir. On iki Ada, derinliği 200m olan kara sahanlığı üzerindedir.Önceden batmış bir kara parçasının,su üstündeki kalıntılarıdır.
On İki Adalar ve Yunanistan 95
UŞİ ANTLAŞMASI
Osmanlı ve İtalya 15 Ekim 1912 tarihleri arasında Uşi’de görüşmeye başladı. Görüşmeler 18 Ekim’e kadar devam etti. Uzun tartışmalar sonucu 18 Ekim 1912 tarihinde barış antlaşması imzalandı. Uşi Antlaşması, Osmanlı Devletinin mecbur kalarak imzaladığı bir antlaşmadır.Osmanlı Devleti üzerinde olumsuz sonuçlar doğurarak,Kuzey Afrika’daki (Libya/Trablusgarp) varlığımızı kaybettirmiştir. Ayrıca bu antlaşma, Trablusgarp Savaşı’yla başlayan bir sürecin sonucudur. Uşi Antlaşmasında alınan kararlar ise;
– Trablusgarp ve Bingazi’ye tam özerklik verilecek.Bu kentler yeni kanunlarla yönetilecek.
– Trablusgarp ve Bingazi’de Osmanlı Devleti’nin çıkarlarını padişah adına “naibü’s sultan” olarak tayin edilecek bir görevli koruyacak. Dini ve adli işler padişah eliyle seçilecek kadılar tarafından yürütülecek. Bu görevlilerin maaşları Osmanlı tarafından ödenecek.
– Halk, dini yönden Osmanlı halifesine bağlı kalacak.
– Osmanlı Devleti Libya’daki askeri güçlerini, memurlarını ve sivil görevlilerini geri çekecek.
– İtalya’nın elinde tuttuğu Ege Denizi’ndeki Rodos ve On İki Ada Osmanlı Devleti’ne geri verilecek.Osmanlı Devleti, Balkan Savaşları’nda bu adaları savunamayacak. (İtalya bu maddeye uymayarak adaları iade etmemiştir.)
– İtalya, kapitülasyonların kaldırılmasında Osmanlı Devleti’ne yardım edecek.
– İki devlet arasındaki düşmanlıklar sona erdirilecek.
– Tutuklular ve rehineler takas edilecek.
– Savaştaki düşmanca fiiller için karşılıklı af getirilecek.
(Antlaşmanın son maddesinde ise iki devlet arasındaki bazı ekonomik ve parasal durumların tespiti yapılarak, kamu borçları ve hazinenin kullanımı gibi konular karara bağlandı.)
Uşi Antlaşması Olumsuz Sonuçları;
– Kuzey Afrika’daki Trablusgarp ve Bingazi topraklarımızı kaybettik.
– İtalyanlar ilk kez Ege Denizi’ne yerleşti,Ege ve Doğu Akdeniz’de önemli bir güç sahibi oldular.
– İtalya,2.Dünya Savaşı’nı kaybedince,Uşi’deki antlaşmanın fesholduğu gerekçesi ile Rodos ve On İki Ada’yı Osmanlı’ya vermeyi reddetti ve bu adaları 2.Dünya Savaşı sonrası Yunanistan’a verdi.
– Osmanlı’nın zayıflama dönemi hızlandı.Osmanlı’nın bu durumunu fırsata çeviren Balkan devletleri,Balkan Savaşı için cesaret buldu.
On İki Adalar ve Yunanistan 96
Balkan Savaşları sırasında Ege Denizi’ndeki adalar Yunanistan’ın himayesine geçti.12 Ada ise İtalya’da kalmaya devam etti. Yunanistan, İtalya’dan bu adaları da istedi.Ancak İtalya 12 Ada’yı vermeye yanaşmadı.
İtalya, 2. Dünya Savaşı sonrası ise, bölge devletlerin de baskısı sonucu gizli bir antlaşmayla 12 Ada’yı Yunanistan’a devretti. “Venizelos-Tittoni Mutabakatı” olarak bilinen antlaşma sonrası 12 Ada Yunanistan’ın eline geçti. Ancak adaları masada kurtarma çabaları devam etti.İsmet İnönü, Lozan görüşmelerinde adalarla ilgili meseleleri masaya yatırdı. Yunanistan lideri Venizelos da İnönü’ye karşı adalardaki Rumlar’ın fazla nüfusu olduğunu öne sürerek kendilerine bırakılmasını istedi.
Uzun tartışmalar sonucu Lozan Antlaşması’nın 12. Maddesi’nde olduğu gibi adalar sorunu karara bağlandı.1946 yılında Paris’te yapılan Barış görüşmelerinde 12 Ada’nın İtalya’dan alınarak Yunanistan’a verilmesi gündeme geldi.
12 Ada ile ilgili kararın verildiği Paris Barış Konferansına Türkiye’de davet edildi.Ancak İsmet İnönü’nün başkanlığında toplanan hükümet konferansa katılmadı.Bu durum 12 Ada ile ilgili alınan kararların,Yunanistan’ın lehine sonuçlandı.10 Şubat 1947’de İtalya Paris Antlaşmasını imzaladı. Bu antlaşmayla 12 Ada sözde ”silahsızlandırılmak” şartıyla Yunanistan’a bırakıldı. Türkiye bu kararı beş gün sonra 15 Şubat 1947 tarihinde kabul etti.
Kurtuluş Savaşının kazanılmasından sonra Türkiye Cumhuriyeti ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya ve Sırp-Hırvat-Sloven Devleti arasında 24 Temmuz 1923’de Lozan Antlaşması imzalandı.
LOZAN ANTLAŞMASI’NDAN SONRAKİ GELİŞMELER
Bulgaristan,Lozan Antlaşması’na taraf değildir.Fakat,10 Ağustos 1913 Bükreş Antlaşması ile Girit Adası üzerindeki 4/1’lik hakkından yazılı olarak vazgeçen Bulgaristan,Lozan Antlaşması sonrasında da Girit Adası üzerindeki hakkından vazgeçmiştir.Sırbistan,Lozan Antlaşmasından sonraki süreçte Girit Adası üzerindeki 4/1’lik hakkından vazgeçmiştir. Karadağ da,Lozan Antlaşmasından sonraki süreçte Girit Adası üzerindeki 4/1’lik hakkından vazgeçmiştir.Girit Adası’nın hukuki statüsünü belirleyen,30 Mayıs 1913 Londra Antlaşması, 10 Ağustos 1913 Bükreş Antlaşması,14 Kasım 1913 Atina Antlaşması ve 24 Temmuz 1923 Lozan Antlaşması’na göre Girit Adası’nın sadece 4/1’i Yunanistan’a aittir.
On İki Adalar ve Yunanistan 97
On İki Adalar ve Yunanistan 98
On İki Adalar ve Yunanistan 99
MEGALO İDEA (BÜYÜK YUNANİSTAN)
Büyük Fikir anlamına gelen Megola idea Cennet Mekanı Fatih Sultan Mehmet Han’ın İstanbul’u alarak,Bizans İmparatorluğuna son verdiği gündenberi Lejyonerlerin/Yunanlıların benimsediği ve hedef alarak yürüdüğü bir sözde ülküdür.
Megali İdea ülküsünü besleyen,yayan esas örgütlü güç;Osmanlı Devleti içinde çok geniş imtiyazlar elde eden Ortodoks Kilisesi’ydi.Kilise’nin kuşaktan kuşağa aktardığı bu ülkü ile yoğrulan Yunan aydınları, Osmanlı imparatorluğunu parçalamak isteyen İngiltere, Rusya ve Fransa tarafından verilen destekle, zaman içinde etkili bir hareket yaratmayı başarmışlardır.Megali idea’nın amacı;Bizans’a ait olan tüm toprakları yeniden elde ederek,Konstantinopolis (İstanbul) başkent olmak üzere, büyük Helen İmparatorluğu’nu yani Büyük Yunanistan’ı yeniden kurmayı hayal etmektedirler.Fakat,1919-1922 yıllarındaki Kurtuluş Savaşı’nın,Yunanların yenilgisiyle sonuçlanması bu fikirlerine büyük darbe vurmuştur.Yenilgi sebebiyle,ardından bazı antlaşmalar yaparak,Ege Adaları’nı almışlardır.Megali idea çerçevesinde; önce Yunanistan’ın bağımsızlığı elde edilecek, ardından Ege adaları,Batı Anadolu,Karadeniz bölgesi,Rodos,Girit,Bozcaada,Kıbrıs, Epir,Makedonya,Batı ve Doğu Trakya ele geçirilecek ve nihayet Konstantinopolis diye adlandırılan İstanbul,Helen İmparatorluğu’nun başkenti olacaktır.Megali İdea’nın diğer amaçları ise;
– Yunan milletinin tam bağımsızlığının sağlanması.
– Batı Trakya ve Selanik’in Yunanistan’a bağlanması.
– Ege adalarının Yunanistan’a bağlanması.
– 12 Ada’nın Yunanistan’a bağlanması.
– Girit Adası’nın Yunanistan’a bağlanması.
– Batı Anadolu’nun Yunanistan’a bağlanması.(Ege)
– Pontus Rum Devleti’nin tekrar kurulması.
– Kıbrıs’ın,Yunanistan ile birleştirilmesi.
– Gökçeada ve Bozcaada’nın Yunanistan’a bağlanması.
On İki Adalar ve Yunanistan 100
7 KLİSE
Batı’nın batıl inancına göre,Allah kıyametin kopacağını 7 kilise’ye haber verir.Allah’ın melek göndereceği kiliseler Efes, İzmir,Bergama,Salihli,Alaşehir,Denizli,Akhisar kiliseleri’dir.İncil’in ikinci bölümü,Yeni Ahit olarak adlandırılır.Bu ikinci kitabın son bölümü Küçük Asya Havarisi diye tanınan,Havari Yuhanna’nın vahiylerini bildirir ve kıyamet’ten bahsedilir.Hz. İsa,Havari Yuhanna’ya görünür ve 7 kilise’ye iletilmek üzere mesajlar verir.İşte kitapta adı geçen ve mesajlar yollanan 7 kilise, Hıristiyanlığın ilk kiliseleri olarak kabul görür ve hepsi Türkiye’dedir.Kutsal Kitap’ın ikinci bölümünün son kısmı “Yuhanna’nın Apokalips”i diye tanınır ve bazı durumlarda bu “apokalips” sözcüğü kıyamet ile aynı anlama taşımaktadır. M.S.53-56 tarihlerinde Hristiyanlığı “Tevhid” dini olmaktan çıkarıp,”Teslis” dini haline getiren misyoner Pavlus,Efes kentine gelir ve Hıristiyanlığın yayılması için çalışmalar yapar.Bu çalışmalar sonucu ise Hıristiyanlık dini’nin ilk 7 kilisesi Roma İmparatorluğu döneminde kurulduğunu söyler.
21 ARALIK 2012 KEHANETİ
Hatırlarsanız Maya Takvimi’ne göre 21 Aralık 2012’de kıyamet kopuyordu.Kıyamet’ten etkilenmeyecek 2 bölge ise Fransa/Bugarach ile İzmir/Şirince’ydi.Çünkü Maya Uygarlığı’na göre Şirince’nin sırrı, sırtını dayadığı Maden Dağı’nda gizliydi.Maden Dağı’na dev geminin inmesi, Hz.İsa’nın dönüp buradakileri kurtaracak olması tüm Hristiyan/ Yahudiler’i Bugarach ve Şirince köylerine yönlendirmişti.Maya takvimine göre 21.12.2012, Musevi takvimine göre 5773 dönemine işaret eder. Maya takvimine göre 21 Aralık 2012 tarihi yeniden doğuştur. Yahudi kaynaklarından Zohar’da Yakup soyu için kurtuluşun başlangıcı olarak 5760 Musevi yılı belirtilmiştir. Bu tarih 11 Eylül 1999 – 29 Eylül 2000 tarihleri arasındaki döneme denk gelmektedir.Mesih’in ortaya çıktığı belirtilen Musevi yılı 5766,  yani 3 Ekim 2005 tarihinde başlamıştır. Aynı zamanda İsa Mesih’in geldiği tarihtir.Mesih’in dünyada harekete geçeceği belirtilen Musevi yılı 5773 yılı ise 2012-2013 tarihlerine işaret etmektedir. On İki Adalar ve Yunanistan 101
UYAN MÜSLÜMAN TÜRK EVLADI !
İşte şimdi anladın mı;Batı’da bizi bekleyen tehlikeleri,Ege Adaları’nın niye önemli olduğunu, Türk Devletleri’nin bu tehlikeler’i önlemek için niye Batı’ya/Avrupa’ya seferler yaptığını ?Vatanımız,yeni bir Haçlı Seferi ile karşı karşıyadır.Ülkemiz 1999’dan bu yana içeriden ve dışarıdan örgütler aracılığı ile kuşatılmaktadır.Türk Gölü olan,Ege Denizi’nin Adalarına Bizans’ın çoçukları yerlemiştir.Türkiye güney’den olduğu gibi;batı’dan da kuşatılmaktadır.
Şimdi gelin görsellerle beraber 2004’ten bu yana,Ege Adaları’ndaki hareketliklere bakalım.Turizm bahaenesiyle,askeri üsler kurulduğuna,silahlı milislerin eğitildiğine,top ve füze bataryaları’nın ülkemize karşı mevzilenmesine,askeri alanların çoğaltılmasına ve asker sayısının arttırılmasına,sessiz silahlanma yapılarak tatbikatlar yapılmasına,sivil seferberlik yapılmasına vb. gibi bir çok hareketliliği aşağıdaki görsellerden inceleyelim;
On İki Adalar ve Yunanistan 102
On İki Adalar ve Yunanistan 103
On İki Adalar ve Yunanistan 104
On İki Adalar ve Yunanistan 105
On İki Adalar ve Yunanistan 106
On İki Adalar ve Yunanistan 107
On İki Adalar ve Yunanistan 108
On İki Adalar ve Yunanistan 109
On İki Adalar ve Yunanistan 110
On İki Adalar ve Yunanistan 111
On İki Adalar ve Yunanistan 112
On İki Adalar ve Yunanistan 113
On İki Adalar ve Yunanistan 114
On İki Adalar ve Yunanistan 115
On İki Adalar ve Yunanistan 116
On İki Adalar ve Yunanistan 117
On İki Adalar ve Yunanistan 118
On İki Adalar ve Yunanistan 119
On İki Adalar ve Yunanistan 120
On İki Adalar ve Yunanistan 121
On İki Adalar ve Yunanistan 122
On İki Adalar ve Yunanistan 123
On İki Adalar ve Yunanistan 124
On İki Adalar ve Yunanistan 125
On İki Adalar ve Yunanistan 126
On İki Adalar ve Yunanistan 127
On İki Adalar ve Yunanistan 128
On İki Adalar ve Yunanistan 129
On İki Adalar ve Yunanistan 130
On İki Adalar ve Yunanistan 131
On İki Adalar ve Yunanistan 132
On İki Adalar ve Yunanistan 133
On İki Adalar ve Yunanistan 134
On İki Adalar ve Yunanistan 135
On İki Adalar ve Yunanistan 136
On İki Adalar ve Yunanistan 137
On İki Adalar ve Yunanistan 138
On İki Adalar ve Yunanistan 139
On İki Adalar ve Yunanistan 140
On İki Adalar ve Yunanistan 141
KAYNAKÇA
– ReelPiyasalar/Ümit Yalım
– https://www.turkcebilgi.com/megali_idea_(tarih)
– https://www.turkcebilgi.com/u%C5%9Fi_antla%C5%9Fmas%C4%B1
– dergiler.ankara.edu.tr/dergiler/45/1909/20038.pdf
– https://www.bibleonline.ru/bible/tur/43/01/
– https://www.turkcebilgi.com/oniki_ada

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here