Yahudi halkının tarihi, dini, kültürel özellikleri ve Filistin topraklarından sürüldükten sonra dünyanın dört bir yanında geçirmiş olduğu 2000 yıllık geçmiş, İsrail istihbarat kültürünü ve örgütlerini şekillendirmiştir. İsrail istihbaratının önemi çok eski zamanlara ve kutsal kitaba (Tevrat) kadar uzanmaktadır.
Yahudilerin Eski Ahit olarak da adlandırdığı Tevrat’ta şu ifadeler yer almıştır: ‘’Rab Musa’ya, ‘’İsrail halkına vereceğim Kenan ülkesini araştırmak için bazı adamlar gönder’’ dedi, ‘’Atalarının her oymağından bir önder gönder.’’ Musa Rab’bin buyruğu uyarınca paran Çölü’nden adamları gönderdi.
Hepsi İsrail halkının önderlerindendi. Aynı şekilde Yahudi dini ve milli hayatı açısından önemli sayılan teolojik bir kitap olan Talmud’da da ifade edilen ‘’Bir tek Yahudi’nin hayatını kurtarmak, bütün insanlığın hayatını kurtarmak demektir.’’ Şeklindeki emir de istihbarat ve istihbarata dayalı çalışma ve hayatta kalma savaşının talimatları niteliğindedir. Yine Nun’un oğlu Hoşea, iki adamını casusluk yapmak üzere Shittim’e gönderirken onlara şöyle demişti ‘’Gidin ve ülkeyi hatta Jericho’yu gözetleyin.
Fakat istihbarat olayını daha da geliştiren kişi Tanrı’nın emri ile Hz. Musa olmuştur. Bu emri titizlikle yerine getiren Musa’nın, kurduğu casusluk teşkilatında 12 kişi vardı. Onlara verdiği emir çok netti: ‘’Kenan ülkesinde gözlemlerde bulunmak için bu yoldan güneye gidin, sonra dağlara tırmanın: Ülkeyi ve orada yaşayan insanları inceleyin. Ne olup olmadıklarını saptayın.

Acaba kuvvetleri nedir, kalabalıklar mı? Yaşadıkları bölgeyi inceleyin. İyi mi yoksa kötü mü? Şehirlerini inceleyin. Ne çeşit şehirlerde yaşıyorlar, Çadırda mı yoksa iyi korunmuş yerlerde mi? Toprağı inceleyin, verimli mi yoksa verimsiz mi? Ormanlarına bakın. Haydi, yolunuz açık olsun, dönerken beraberinizde ülkenin meyvelerinden getirin.’’ Hz. Musa, 12 casusun dönüşünden sonra Yahudiler arasında bir toplantı yapmıştır. Bu toplantı sonucunda düşmanın çok güçlü olduğu şeklinde çıkınca Hz. Musa kavmi ile birlikte 40 yıl çölde yaşamayı seçmiştir.
Yine bir başka kutsal kitap olan İncil’de (Yeni Ahit) casusluk öyküleri geçmektedir. Hz. Musa’nın ölümünden sonra yerine geçen kardeşi Hz. Harun’da Filistin’e iki casus yollamıştır. Bu iki casusun verdiği bilgilere dayanılarak İsrailoğulları Filistin’e saldırıda bulunmuşladır. Yahudiler, Roma hakimiyetine karşı ilk teröristler olarak da nitelendirilen Zealotlar’ın eşliğinde ayaklanmışlardır. Bu Yahudi militanlar, İsrail gizli servisi ve ordusunun kurucusu olan Haganah’ın öncüleri kabul edilmekteydi.
Zealotlar, en sonunda Romalılar tarafından yok edilerek M.S. 73 yılında direniş son bulmuştur. 19. Yüzyılda Rusya ve Almanya’da yaşayan Yahudiler arasında en yaygın mesleğin casusluk olduğu dile getirilmektedir. Yüzyıllar boyunca artan Yahudi düşmanlığına karşın Yahudilerin büyük bir kısmı yaşadıkları devletlerin gerçek sadık birer hizmetkârları olmuştur.
I. Dünya Savaşı sırasında birçokları itilaf devletleri saflarında yer alırken, birçok Filistin Yahudi’si genç Osmanlı ordusunda subay olarak mücadelelere katılmaktaydı ki bunların arasında daha sonra İsrail’in ilk Dışişleri Bakanı olacak Moşhe Shertok da vardı. Bu Yahudiler vatanseverlikten çok casusluğu kendilerine meslek olarak seçmişlerdi. Çarlık Rusya’sı döneminde Yahudi aleyhtarlığı imparatorluk sınırlarında yaşayan Yahudilerin Bolşeviklere yakınlaşmasına yol açmıştır. Lakin zamanla devrim yanlıları arasında da Yahudi düşmanlığı gittikçe artmıştır. Bu nedenle Yahudiler, çift taraflı ajanlar olarak kendilerini ve çıkarlarını korumaya çalışmışlardır. 
Birinci Dünya Savaşında 1917 yıllarında Filistin topraklarında bir Yahudi devleti kurulması için çalışan NİLİ casusluk şebekesi kurulmuştur. (NİLİ 1 Samuel 15:29’daki bir dizenin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır: Netzach Yisrael Lo Yeshekar, ‘’İsrail’in Yüce Tanrısı yalan söylemez.’’) Bu casusluk örgütü 21 faal kişiden oluşmaktadır.
NİLİ şebekesi çok önemli ve tehlikeli görevler üstlenmiştir. Böylece bu uğurda ya da başka bir yolda, bir ülke ya da başka ülkelerde, özetle dünyanın her yerinde Yahudiler gelecekte kendi devletleri kurulduğunda en çok övünecekleri ve ehemmiyet verecekleri casusluk konularında büyük tecrübe kazanmışlardır.
Tarihte hiçbir göçebe millet böyle bir tecrübeye sahip olmamıştır. İsrail, kuruluşundan itibaren kendi içindeki Araplardan ve etrafındaki Arap devletlerinden gelecek saldırılara karşı her zaman hazır olmak zorunda kalmıştır. Bu nedenle İstihbarat, İsrail ulusal güvenlik stratejisinin başat unsurlarından biri olarak karşımıza çıkmaktadır. İsrail Devleti’nin İstihbarat örgütleri Aman, Şabak ve Mossad’dır. Aman, İsrail ordusu bünyesinde askeri istihbarat servisidir. Şabak, iç istihbarattan sorumludur. Mossad, İsrail Devleti sınırları dışındaki bölgelerde görev almaktadır.

İsrail’in Askeri İstihbarat Örgütü: AMAN (Agaf Ha-Modi’in)
İsrail’in İstihbarat yapılanması, devletin kuruluşundan sonra meydana gelmiştir. Başlangıçta, askeri konularda İsrail Silahlı Kuvvetleri, içişleri konusunda Başbakanlık Ofisi ve dış siyasi işler konusunda Dışişleri Bakanlığı, istihbarat konusunda misyon edinmişlerdir.
AMAN, İbranice adı ‘’İstihbarat Kanadı’’ anlamına gelen Agaf Ha-Modi’in’dir. Shin Bet ve Mossad gibi görece bağımsız örgütlerinden farklı olarak AMAN, İsrail Silahlı Kuvvetlerine bağlı bir askeri istihbarat servisidir. 7 Haziran 1948 tarihinde David Ben Gurion, istihbarat birimlerinin yeniden yapılandırılması kararını almıştır. İsrail Silahlı Kuvvelerine bağlı askeri istihbaratın başına Isser Beeri geçmiştir.
AMAN çok iyi şekilde donatılmış ve organize edilmiş askeri bir yapılanma olarak 1950 yılında kurulmuştur. Bu yapılanma 6 bölümden oluşmaktadır. En aktif iki birimi ‘’Production’’ ve ‘’Collection’’dır. ‘’Production’’ birimi radyo kanallarını ele geçirme, sınır ötesine ajan gönderme ve gerekli görüldüğü takdirde hedef devletlerdeki telefon görüşmelerini dinlemekten sorumludur. ‘’Collection’’ biriminde çalışan 3.000 memurun esas mesuliyeti ise yabancı devletlerden sızdırılan bilgilerin ve çalınan belgelerin analizini yapmaktır. Bu analizler raporlar halinde siyasi yöneticilere sunularak karar alma sürecinde önemli bir yer kaplamaktadır.

İsrail Silahlı Kuvveleri istihbarat servisi için en büyük tehdit kaynağı, Arap orduları olmuştur. Şabak, Mossad ve polisin ona yardımcısı olması kararı verilmiştir. Bu bağlamda Arap ordularının kapasiteleri, güçleri, niyetleri ve stratejilerinin öğrenilmesi temel görev olmuştur. Askeri istihbarat servisi elemanları günlük, haftalık, aylık olarak bölge ve ülke izleme, gözetleme ve değerlendirme raporları hazırlama ile görevlendirilmişlerdir.
Askeri istihbarat başlangıçta, Arap devletlerinde istihbarat toplamakla görevlendirilirken, 1950 yılından itibaren askeri istihbaratın artan gücüyle görev dağılımının sınırları değişmiş ve askeri istihbarat Arap olmayan ülkelerde de etkinlik göstermiştir. 1949 yılında İsrail Askeri istihbarat birimi, Fransa’nın başkenti Paris’te şube açmıştır. İsrail dışına gönderilen tüm askeri ateşeler bu servisin elemanı olmuşlardır.
Burada üzerinde durulması gereken olan konu Aman içinde yer alan ateşeler ABD ve İngiltere’deki meslektaşları ile karşılaştırıldıklarında onlardan çok daha önemli bir konumda yer almaktadırlar. İsrail’de ateşe olan bir kişiye geleceği çok parlak insan gözü ile bakılmaktadır.
Örgütün kendi yayın organı ve danışma servisi oluşturulmuştur. İsrail Silahlı Kuvvetleri ve ülke güvenliğine yönelik tehdit gördükleri her konuda sansür uygulama yetkisine sahip olan bir örgütlenme olarak kurulmuştur. Ülke sınırları içerisinde yabancılar ile kurulan her ilişki bu örgütün denetimi altındadır.
Aman, elektronik/sinyal istihbarat, biyografik ve insani istihbarat (humint,elint) faaliyetlerini de gerçekleştirmektedir. Dünyadaki birçok istihbarat servisinin aksine Aman, askeri istihbarat faaliyetlerini barış zamanlarında da devam ettirmiştir. Bu durumun başlıca nedeni İsrail’in içinde bulunduğu düşük yoğunluklu çatışma ortamının yarattığı korkudur. Bir başka ifadeyle İsrail Devleti’nin güvensizliği, Aman’ın hem büyümesine hem güçlenmesine başlıca gerekçe olmuştur.

Aman, askeri konulardaki istihbaratın yanında ayrıca başka ülkelerin liderlerinin niyetleri ve barış konusunda istihbarat faaliyetlerini de yürütmektedir. Aman ve Mossad arasında askeri kuvvetlerin lojistik ve savunma faaliyetleri konusunda kuruldukları günden beri devam eden bir işbirliği mevcuttur.

 

İsrail’in İç İstihbarat Örgütü: SHIN BETH (Sherut-ha-Bitachon ha-Khali)
Shın Beth (Şin Bet), İsrail’in iç istihbarat ve güvenlik teşkilatıdır. Yaygın kullanılan diğer ismi Şabak olmak üzere İngilizce Israel Security Agency yani İsrail Güvenlik Servisidir. Shın Beth İbranice adı ‘’Genel Güvenlik Servisi’’ anlamına gelen Sherut-ha-Bitachon ha-Khali’dır. İsrail Devleti’nin kontrolü altındaki Gazze Şeridi ve Batı Şeria’da görev alanı içinde yer almaktadır. Shın Beth/Şabak, İsrail rejimini koruma, devlet sırlarının açığa çıkmasını engelleme ve terör saldırılarının önlenmesi gibi faaliyetlerden sorumludur.
Shın Beth, yabancı devletlerin ülke içindeki casusluk faaliyetleriyle ilgili veri toplamaktadır; karşı-casusluk çalışmalarından sorumludur. Gazze ve Batı Şeria’ya silah yapımına yarayacak malzeme transferinin önlenmesi, Terör ve silah kaçakçılığının engellenmesi Shın Beth’in görev sahası içerisindedir. ‘’Destek’’ ve ‘’Operasyon’’ olmak üzere iki bölüme ayrılmaktadır. Destek bölümünde, sorgulama teknolojileri, koordinasyon ve operasyonlar için lojistik destek vardır.

Operasyon bölümü ise 3 aygıttan oluşmaktadır:
1-Güvenlik ve koruma. (İsrail elçiliklerinin ve görevlilerini, Başkan’ı ve İsrail Savunma Sanayini şemsiyesi altına alır.)
2-Müslüman ülkelerle ilişkileri yürüten teşkilat. (Özellikle İsrail sınırlarındaki Arap ülkeleriyle ilgilenir.)
3-Müslüman olmayan ülkelerle ilişkileri yürüten teşkilat. (En geniş kadroya sahip ve en önemli departmanlardan biridir. Karşı-casusluk, yabancı diplomatların takibi görevlerinin yanı sıra, komünistler ve diğer aşırı uçlarla mücadele eder.)
30 Haziran 1948’de, İsrail Silahlı Kuvvetlerinin kurulmasından bir ay sonra, Bağımsızlık Savaşı devam ederken Haganah istihbarat servisi toplantıya çağrılmıştır. Bu toplantıdan sonra 8 Şubat 1949’da, Genel Güvenlik Servisi resmi yasaya göre kurulmuş bu durum kamuoyuna 1957 yılında açıklanmıştır.
Bu örgütün amacı devletin güvenliğini sağlamak, Arap ve Yahudi terörist oluşumları engellemek, üst düzey kamu görevlilerini korumak, İsrail hava yolu şirketlerinin ve İsrail’in yurt dışı temsilciliklerinin güvenliğini sağlamak, önemli altyapı ve hükümet tesislerinin korunması ve yeraltı örgütlerinin ekonomik yardım almasını önlemek şeklinde özetlenebilir.
1957-1967 yılları arasında Shın Beth tevdi edilen görevler şunlardır: ‘’Siyasal düzeni sağlamak, İsrail askeri hükümetine yardımcı olmak, istihbarat toplamak, güvenlik, operasyonel yardım, Doğu ve Batı Avrupa kaynaklı casusluğu engellemek, Arap casusluğunu önlemek ve Radikal Yahudi sağ ve sol grupların yıkıcı faaliyetlerini engellemektir.’’ Shın Beth ve tüm karşı-istihbarat servisi gücünü Mossad ve AMAN’a borçludur.
Dünyada hiçbir ülkenin karşı-istihbarat örgütü, İsrail’in sahip olduğu dezavantajlara sahip değildir. İsrail Devleti’nin izlemiş olduğu göç alma politikası beraberinde güvenlikle ilgili birçok soruna neden olmuştur. Çünkü geçmişte Rusların bir defa başardıkları gibi birçok ajan, göçmen kılığında bu yeni kurulan ülkeye kolaylıkla girebilme ihtimali vardı. Yine ülke içinde de yaklaşık 500.000 Arap yaşamaktaydı ve bunların büyük kısmı İbranice konuşabiliyordu. Bu durumda Arap casusların ülke içinde barınmalarını kolaylaştırmaktaydı. İşte bu yüzden Shın Beth/Şabak’ın önemi ve gücü de gittikçe artmaktaydı.
2002 yılına kadar Shın Beth ‘ın görev alanları hükümet kararnamesiyle belirlenmiştir. 21 Şubat 2002’de ilgili yasa Resmi Gazetede yayınlanmıştır. Yasa; Shın Beth ve Shın Beth Şefi hükümete bağlı olduğu açıklamaktadır. Shın Beth, meclis, hükümet ve diğer devlet birimlerine rapor hazırlamaktadır. Yine Servisin görevleri, genel ve özel yetkilerini açıklamaktadır. Shın Beth’in genel yetkisi soruşturma yürütebilmesidir; özel yetkisi aramaları gerçekleştirmesi ve güvenlik kontrollerini yürütmesidir. Shın Beth personeli ile ilgili konularda gizlilik esastır. Kurum içi kurallar, kamuoyunun bilgisine açık olmadığı belirtilmektedir.

İsrail’in Dış İstihbarat Örgütü: MOSSAD (Ha-Mossad le-modi’in u-le-tafkidim meyuhadim)
MOSSAD sözcüğü, dört grup kelimenin ilk harflerinden meydana gelmektedir. İbranice Mossad ‘’Ha-Mossad le-modi’in u-le-tafkidim meyuhadim’’ yani İstihbarat ve Özel Operasyonlar Enstitüsü İsrail gizli servisinin resmi adıdır. Merkezi Tel-Aviv’dedir. Mossad’ın kurucusu Reuven Shiloah’tır. Günümüzdeki Mossad şefi Yossi Kohen’dir. Ajanlarının çoğu yurt dışında etkinlik gösterdiği için İsrail Devlet Gizli Servislerinin Kalbi MOSSAD’dır.
İsrail’in Mossad henüz yokken gizli işlerini yapan örgütü SHAI’dir. İbranice ‘’Bilgi Servisi’’ anlamında ‘’SHERUT YEDIOT’’ kelimelerinin baş harflerinden oluşan bir kısaltmadır. SHAI, 1948’e kadar Haganah’ın (Devlet öncesi Yahudi Ordusu) istihbarat birimi olarak görev yapmaktadır. Lakin İsrail Devleti’nin kurulmasıyla Haganah İsrail Silahlı Kuvvetleri içinde erir ve dolayısı ile Shaı de 6 hafta içinde görevini yeni kurulan istihbarat servisi Mossad’a bırakır.
İsrail’in ilk Başbakanı ve Savunma Bakanı David Ben Gurion, 13 Aralık 1949 tarihinde, devletin istihbarat birimlerini koordine edecek bir teşkilat kurulması emrini vermiştir. İşte Mossad, bu emirden 2 yıl sonra 1951 yılından itibaren çalışmalarına başlar. Bu İsrail Gizli Servisi, İsrail Devleti tarafından bilgi toplama, analiz etme ve İsrail sınırları dışında gizli operasyonlar yürütmekle görevlendirilmiştir.

İsrail Devleti için tüm dış dünya tehdit niteliği taşımaktadır. Mossad’ın faaliyet sahası, Hizbullah ve İran’dan gelebilecek saldırıları ortadan kaldırmak, nükleer silahların yayılmasını engellemek ve küresel terörle mücadele olarak belirlenmiştir.
Başbakan David Ben Gurion, 1 Eylül 1951 yılında, Mossad’ın İsrail Dışişleri Bakanlığından bağımsız bir istihbarat örgütü olmasını talimatını vermiştir. O günden beri Mossad gölge bir örgüt niteliği taşımaktadır. Uzun yıllar Mossad şeflerinin isim ve fotoğraflarının açıklanması ve yayınlanması yasaklanmıştır. Örneğin İsrail Devlet bütçelerinde Mossad’a ilişkin hiçbir kayda rastlanmamıştır.
Mossad’ın asli ve merkez kadrosunda çalışanların sayısını eski Mossad ajanları Ostrovsky ve Hoy’a göre 1200 faal olarak görevli, dünyadaki (Katsa: Ajan) ajan sayısının toplamı 35.000 olarak tahmin edilmiştir. Buna göre Mossad’ın 20.000’i aktif veya faal, 15.000’i pasif ya da uykuda olmak üzere toplamda ajan sayısı 35.000’dir. ‘’Beyaz’’ ajanlar Arap olmayanlar, ‘’Siyah’’ ajanlar ise Araplardır. Mossad’ın Avrupa’daki faaliyet ve operasyonlarında genellikle Avrupalı Yahudiler görev almaktadır.
Mossad diğer yabancı istihbarat örgütlerinin aksine, askeri yönü oldukça güçlü bir teşkilattır. Hamas ve Filistin Kurtuluş Örgütü gibi Arap örgütlerin intihar saldırıları ve bombalı eylemlerini önlemek ve İsrail Devleti’nin bekasını korumak başlıca görevidir. Mossad sadece İsrail’de yaşayan Yahudilerin değil, dünyadaki bütün Yahudilerin yardımına koşmayı hedeflemektedir.

Bu bağlamda Yahudi topluluğunun tehdit altında olduğu bazı şehirlerde- İskenderiye, Kahire, Şam, Bağdat ve Güney Amerika’daki bazı şehirlerde- savunma birimlerinin kurulmasına öncülük etmiştir. Bu bölgede yaşayan Yahudi gençler, Mossad ve Ordu tarafından verilen bir eğitim görmüştür. Yine Ortadoğu coğrafyasında tehlikede olan Yahudiler, Mossad örgütü tarafından İsrail topraklarına taşınmıştır. İsrail Gizli Servisi dünyanın her yerindeki Yahudi cemaatlerinde Siyonistler ve sempatizanları tarafından yardım görmektedir. 
SİYASET BİLİMCİ/UMUR TUGAY YÜCEL
Kaynakça
ATAY, Mehmet; ‘’İsrail Devleti Gizli İstihbarat ve Güvenlik Servisleri’’, Avrasya Dosyası Uluslararası İlişkiler ve Stratejik Araştırmalar Dergisi, Cilt 5, No 1, 1999, ss. 21-36.
BALPINAR, Zafer; İsrail: Güvenlik Politikasında Süreklilik ve Değişim (1948-2008), İstanbul, Açılım Kitap, 2012.
DEACON, Rıchard; İsrail Gizli Servisi, Çev. Yaşar Onay, İstanbul, Anahtar Kitaplar Yayınevi, 1999.
KUZU, Ali; Mit-Mossad-Cıa-Gladıo: Operasyonlar-Suikastler-Gizli Raporlar, İstanbul, Bilge Karınca, 2007
SCHNEER, Jonathan; Balfour Deklarasyonu: Arap-İsrail Çatışmasının Kökenleri, Çev. Ali Cevat Akoyunlu, İstanbul, Kırmızı Kedi Yayınevi, 2012.
ÖZDAĞ, Ümit; İstihbarat Teorisi, Ankara, Kripto Yayınları, 2010.
TEVRAT Kutsal Kitap, İstanbul, Yeni Yaşam Yayınları, 2011
YESEVİ, Gül Çağla; ‘’İsrail’in Güvenliğinde İstihbarat Servislerinin Yeri’’, Sait Yılmaz (ed.), İstihbarat Dünyası, Ankara, Kripto Yayınları, 2015, ss.71-92.
YESEVİ, Gül Çağla; İsrail Ordusu ve İstihbarat Örgütleri, Ankara, Kripto Yayınları, 2015.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here