İran’da yıl içerisinde büyük-küçük çok sayıda sabotaj ve suikastlar meydana geldi. Celâli Takvim 1398 yılının 13 Daî (3 Ocak 2020) gününden itibaren başlayıp 7 Âzar 1399 (28 Kasım 2020) gününe kadar üst düzey seviyede çalışan asker ve bilim insanının suikasta uğraması ve nükleer çalışmaların yapıldığı Natanz Nükleer Fabrikası’nda güvenlik zaaflarının ortaya çıkması, İran’ın zorlu bir süreçten geçtiğini ve daha zorlu süreçlerin beklediğinin göstergesidir. ABD Başkanı Donald Trump’ın İran ekonomisini çökertme politikaları, dünyayı etkisi altına alan koronavirüs salgını, Kâsım Süleymanî ile beraber Irak’ta faaliyet gösteren İran yanlısı Haşdi Şabi örgütünün Başkan Yardımcısı Ebu Mehdi el-Mühendis ve Haşdî Şabi Halkla İlişkiler ve Protokol Sorumlusu Muhammed Rıza Cabiri’nin ölümüyle başlayan kaos silsilesi, en son 27 Kasım 2020’de Tahran’ın merkezinde suikasta kurban giden Muhsin Fahrizade ile devam etti. Bu suikast sonrasında, sosyal medyada İran’ın güvenlik sorunları konuşulmaya başlandı.

Kasım Süleymani Ve El-Mühendis Suikastı İle Başlayan Kaos Ortamı

 3 Ocak 2020’de Irak’ın Uluslararası Bağdat Havalimanı’nda, Haşdî Şabi örgütü Başkan Yardımcısı Ebu el-Mühendis ile Devrim Muhafızları Ordusu Komutanı Kâsım Süleymanî’nin suikasta uğraması gündeme bomba gibi düşmüştü. Kâsım Süleymanî suikastıyla İran medyasında intikam naraları atılmış ve bunun sonucunda Ukrayna Havayollarına ait yolcu uçağının vurulması İran’da gün geçtikçe sorunların büyüyeceğine işaret ediyordu. İran halkı içerisinde -Orta Doğu’yu tabiri caizse avucunun içi gibi bildiği söylenen- Kâsım Süleymanî’nin yokluğu artık büyük bir eksikliğin olacağına dair sinyaller veriyordu. Bu suikast sonrasında İran, artık yoluna “Büyük Komutan Kâsım Süleymanî”siz devam etmek zorunda idi. Dini Lider Ali Hamanei’in, Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani’nin açıklamaları intikam üzerine olsa da aradan geçen 10-11 aylık süreçte kayda değer bir şey ortaya konulmadığını da gösteriyor.

Natanz Nükleer Fabrikasında Sabotaj

 İsfahan Natanz kentinde bulunan nükleer tesiste meydana gelen patlama ve o dönem içerisinde birçok bölgede çıkan yangınlar, İran kamuoyunun gündemini meşgul etmeye başlamıştı. İran Atom Enerjisi Kurumu Sözcüsü Behruz Kemalvendi, temmuz ayında, İsfahan’ın Natanz kentindeki nükleer tesiste meydana gelen patlamanın nedeninin sabotaj olduğunu söyledi. O dönemde bu sabotajın sorumlusu olarak İsrail gösterilmişti. Ülkenin en korunaklı bölgelerinden biri olması gereken yerlerde bu tür, sabotaj eylemleri İran’ın güvenlik sorunları ile karşı karşıya kaldığına işaret etmektedir.

Muhsin Fahrizade Mahabadi Suikastı

Muhsin Fahrizade İran’da nükleer programın manevi babası/Nükleer Süleymani olarak tanınan bir bilim insanı idi. 27 Kasım 2020 tarihinde Fahrizade ile aile fertleri, Tahran’a bağlı Abserd ilçesinde suikaste uğradı.

İran'ın Üst Düzey Güvenlik Sorunları 2019-2020 3
Fahrizade’nin çalışma masası.

İran nükleer programının öncülerinden olan Fahrizade, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nın 2018’de gerçekleştirdiği sunumda hedefte olan kişiler arasında bulunuyordu. Gerçekleşen suikast sonucunda,  İsrail Başbakanı Netanyahu’nun ofisi, önce suikastla ilgili yorum yapmayı reddetti. Sonrasında ise Başbakan Netanyahu, bu hafta elde ettiğim bazı başarıları gözden geçireceğim ancak hepsini açıklayamam ifadelerini kullandı.

İran'ın Üst Düzey Güvenlik Sorunları 2019-2020 4

Bu ifadelerin peşine İran resmi makamlarından peş peşe açıklamalar geldi;

  • İran lideri Ali Hamaney’in askeri Danışmanı Hüseyin Dehkan, “İsrail ortakları Trump’ın siyasi ömrünün son demlerinde İran’a karşı baskıyı artırarak büyük bir savaş çıkarmak peşindeler. Şimşek gibi katillerin kafasına ineceğiz.” ifadelerini kullandı.
  • İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif: “İsrail’in bilim adamı suikastındaki rolüne dair ciddi işaretler var.” açıklamasında bulundu.
  • İran Genelkurmay Başkanı Muhammed Bakıri: “Fahrizadelerin yolunu devam ettireceğiz. Bu saldırının intikamı alınacak.” dedi.
  • İran Devrim Muhafızları Ordusu Başkomutanı Hüseyin Selami: “İntikam ve Ağır Cezalandırma” kararının alındığını aktardı.
  • İran Devrim Muhafızları Ordusu komutanlarından Hüseyin Alayi: “Muhsin Fahrizade suikastı, İsrail’in İran’daki casusluk ve operasyon şebekesinin hâlâ aktif olduğu ve ayrıntılı istihbarata dayanan ileri operasyon kabiliyetine sahip olduğunu göstermektedir.” dedi.
  • İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani: “İran ulusu İsrail’in tuzağına düşmeyecek kadar akıllıdır. Fahrizade suikastına uygun bir zamanda yanıt vereceğiz.” ifadesini kullandı.
  • İran’da bulunan yerel gazetelerin suikast sonucu tavrı ise ikiye ayrılmış gözüküyor. Muhafazakâr gazetelerde “intikam” manşetleri öne çıkarken, hükümete yakın ve reformist gazetelerde “gerginlik tuzağı” başlıklarıyla ABD Başkanı Donald Trump ve İsrail Başbakanı Benyamin Neyanyahu’nun oyununa gelinmemesi gerektiğini savundu.

Son olarak, ABD Başkanı Donald Trump, Twitter hesabı üzerinden, Muhsin Fahrizade suikastı ile ilgili haberleri paylaştığını da ifade etmek gerekir.

 

Sonuç

Suudi Arabistan Veliahtı Muhammed bin Selman, ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo,  İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ve MOSSAD Direktörünün Neom’daki gizli buluşmasından 5 gün sonra gerçekleşmesi, Netanyahu’nun dün ifade ettiği gibi bu dönemde Orta Doğu coğrafyasında suların daha çok ısınacağına işaret ediyor. Özellikle İran – Suudi Arabistan krizi ya da Yemen’de bulunan Husiler üzerinden ARAMCO Tesisine yeni saldırılar baş gösterebilir.

3 Kasım 2020’de gerçekleşen ABD Başkanlık seçimleri sonucunda yeni başkan seçilen Joe Biden ile ABD’nin imzalayıp geri çekildiği nükleer anlaşmaya geri dönme dedikoduları dönüyordu. Yaşanan kriz sonunda ve 2021’de gerçekleşecek İran cumhurbaşkanlığı seçimi bu beklentilerinde önünü kesmiş durumda. Söz konusu güvenlik sorunlarından ve “intikam” söylemleri nedeniyle bu seçimlerde askeri geçmişe sahip kişinin cumhurbaşkanı seçilebilme potansiyeli yüksek gözükmektedir.

Muhammed Sefa Doğan

Bursa Uludağ Üniversitesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi- İran Bülteni Editörü

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here