Keşmir, Hindistan ve Pakistan’ı 1947 yılından beri üç kez savaşa sürükleyen; Hindistan, Pakistan ve Çin’in sınırlarında yer alan önemli bir bölgedir. Güzellikleri ve bereketli toprakları sayesinde “Doğu’nun İsviçre’si” olarak da telakki edilir.

Bölge’nin Sosyal Yapısı

Keşmir Sorunu, İngilizlerin bölgenin demografik ve coğrafi yapısını gözetmeksizin iki ülkenin sınırlarını çizmesiyle başlamıştır. Pakistan’ın kontrolündeki Keşmir “Azad Keşmir” ve “Gilgit Baltistan” adları adı altında iki özerk bölgeye ayrılmış durumdadır. Hindistan’ın kontrolündeki bölge ise “Cammu Keşmir” adını taşımaktadır. Bölgenin doğusunda bulunan “Aksai-Çin” yaylasını ele geçirerek Çin de bu soruna dâhil olmuştur.

Bölgenin %45’inin Hindistan, %35’inin Pakistan ve %20’sinin ise Çin hâkimiyeti altında olduğunu söyleyebiliriz. Müslüman nüfusun çoğunlukta olduğu bölgeler Pakistan’a, Hinduların yoğun olarak yaşadığı yerler de Hindistan’a bırakılmıştır. Çoğunluğunu Müslüman ahalinin oluşturduğu bölgenin, Hindistan’a mı yoksa Pakistan’a mı katılacağına ilişkin karar, bölge halkına bırakılmıştır.

Birleşmiş Milletler Faktörü

Bu karar, iki ülke arasında 1947, 1965 ve 1999 yıllarında çatışmalar yaşanmasına neden oldu. Yaşanan çatışmalarda BM tarafından soruna yönelik kimi Hindistan lehine, kimi Pakistan lehine olan kararlar alınmıştır. Bu durum, bugünün iki önemli nükleer gücünün arasında yıllardır süren bir sorunu da kaçınılmaz kılmıştır.

Keşmir Sorunu, Hindistan ve Pakistan’ın İngiliz sömürgesinden kurtulup bağımsızlıklarını kazandıkları 1947 yılından beri çözüm beklemektedir. Pakistan, sorunun çözümünün BM Genel Kurulu’nun aldığı referandum kararından geçtiğini düşünmektedir. Fakat, Hindistan’ın BM Güvenlik Konseyi’nin bölgede bağımsız bir referandum yapılması kararına karşı çıkması, Keşmir sorununun çözümüne engel olmaktadır.

Yeni Delhi yönetimi, 70 yıldır bölgedeki askeri gücü ile “Cammu Keşmir” halkının Hindistan’dan ayrılma isteğini bastırmaya çalışmaktadır. Haziran 2016’dan bu yana yaşanan gösterilerde Hint güvenlik güçlerinin protestoculara karşı uyguladığı aşırı güç kullanımı ve ateş açması nedeniyle 174 Keşmir’li sivil hayatını kaybetmiştir. 20 binden fazla kişi ise yaralanmıştır. Bölgede son 30 yılda yaşanan olaylar sonucunda ise 94 bin 888 kişi hayatını kaybetmiştir.

Sonuç Olarak;

Hindistan ve diğer taraftan Pakistan’ın taraf olduğu Keşmir krizi, bölgenin istikrarını büyük ölçüde tehdit etmektedir. Yeni Delhi ve İslamabad arasındaki olası bir savaşın nükleer çatışmaya dönüşmesinden endişe edilmektedir.

Öte yandan, Hindistan’ın  bölge halkının isteklerini şiddetle bastırmaya çalışması, bu sorunun barışçıl yollarla çözülmesini giderek zorlaştırmaktadır. Çözümünün şu an itibariyle pek mümkün olmadığı Keşmir sorunu, daha uzun yıllar Güney Asya’nın kanayan yarası olmaya devam edecek gibi gözükmektedir.

                                                                                 Gamze AKTAŞ

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here