Önceden ticari ve kıta keşifleri ile başlayan göçler ile birlikte, insanlar Amerika ve Avrupa kıtalarına çalışmak için gitmiştir. Kolonileşme gibi sebeplerle bu insanların bir kısmı köle iken, bir kısmı da gönüllü olarak çalışmıştır. Avrupa ve Amerika kıtalarını şekillendiren önemli göç hareketlerinden biri, batılı bazı devletlerin 16. yüzyıldan itibaren yaklaşık 300 yıl boyunca köle ticareti ile dünyanın bazı bölgelerinden, Avrupa ve Amerika kıtalarına milyonlarca insanın getirilip çalıştırılmasıdır.

Sanayi devrimi sonrası köle ticaretinin yasaklanması ile bu defa da ücretli iş gücü olarak
insanlar batıya getirilmeye devam edildi. Bunların önemli bir kısmı getirildikleri ülkelerde yerleşik konuma geçmişlerdir. Bu dönemde batılı güçler, bir taraftan çalıştırmak amacıyla Avrupa kıtasına zorunlu veya ücretli olarak insanları getirdi. Öteki taraftan ise kıtalara kurdukları kolonilerine yerleştirmek ve o bölgenin nüfus yapısını değiştirerek hâkimiyet kurmak amacıyla milyonlarca göçmen göndermişlerdir.

1960’lı yıllardan itibaren göç hareketleri sık ve daha kitlesel olarak görülmüştür. 1960’lı yıllar Okyanusya ve Kuzey Amerika’ya yapılan göçler ile ifade ediliyordu. 1990’lı yıllardan itibaren doğduğu ülkenin dışında ikamet eden insan sayısı %2 olmuştur. 2015 yılı itibariyle Dünya’da 243 milyon insan doğdukları toprakları terk ederek başka ülkelere gitmiştir. Bu göçlerin yaklaşık %60’ı gelişmiş ülkelere, kalan %40’lık kısmı ise gelişmekte olan ya da az gelişmiş ülkelere doğru göç şeklinde gerçekleşmiştir.

Yahudi Göçü

Göçmen hareketlerinden biri de yahudilerin göçüdür. 1933-1945 yılları arasında, 340.000’den fazla yahudi, Avusturya ve Almanya’dan başka yerlere göç etmiştir. Sonradan bu kesimin 100.000’i Almanya tarafından işgal edilen ülkelere gitmiştir. Holokost sırasında, Avrupa’ya dönenlerin %28’inin hayatlarını kaybettiği biliniyor. 1930’lu yıllarda Alman Yahudiler’in büyük bir kısmı Filistin’e göç etti.

Savaş sonrası sağ kalan yüzlerce mülteci İtalya, Avusturya ve Almanya tarafından idare edilen zoraki göç ettirilmiş kamplarda yaşadılar. İsrail devleti’nin kurulması ile birlikte, mülteci olarak yaşayan Yahudiler İsrail’e akın etti. Holokost’tan sonra hayatta kalan 140.000 Yahudi İsrail’e gelmiştir. Amerika’ya sürgün edilen yahudilerin 96.000’i, Holokost’tan sağ kalanlardı. Holokost’un öncesi ve sonrasında devam eden bu göç hareketleri bu döneme yeni biçim verdi.

Diaspora’nın Siyasal Katılımı

Geçmişten bu yana göç eden toplumlar, ikamet ettikleri ülkenin kendilerine yönelik
uyguladıkları kayıtsızlık ve dışlama sebebiyle, siyasal katılım yönünden aktif olma
eğiliminde değildirler.  Patrick R. Ireland, göç eden toplumların bu süreçte oluşturdukları siyasal katılım stratejilerini ele alırken, göç alan ülkenin siyasal ve yasal oluşumuna ayrı bir önem verir.

Ireland, bazı göç eden toplumların ikamet ettikleri ülkenin kendilerine yönelik uyguladıkları kayıtsızlık ve dışlama sebebiyle, siyasal katılım yönünden aktif olma eğiliminde olmadıklarını ele alır. Göçmen toplumların siyasal katılımını anlayabilmek için, başvurulan sınıf ile etnisite kavramlarını temel taşı olarak ele alınması gerektiğini belirtir. Siyasal katılımı geliştiren azınlıklar ve göç kökenli toplumlar, siyasal ve toplumsal yapının niteliğine göre etnisiteyi veya dini kimliği en gözde araç olarak kullanmaya yönelirler.

Sonuç Olarak

Avrupa ülkelerinde son zamanlarda daha da belirgin olan kimliklenmenin, ev sahibi ülkenin göçmen toplumlara yönelik uyguladığı ilişki biçimleri olarak öne sürülebilir. Ülkelerin kendi içlerinde diaspora politikası yaparken, kendi göçmen vatandaşlarının diaspora politikasını göz ardı etmemesi gerekir. Göçmen toplumların yaşadıkları ülkede siyasal katılım oranının önemli bir etken olarak göz önüne alırken dünyada hala diaspora vatandaşları temsil edilmek yönünden yardım bekliyor.

Diaspora’ya bakış açısının, yurt dışındaki yaşam koşullarını ve ülke gerçeklerini merkeze alarak şekillenmesi gerekir. Diaspora’nın olumsuz bir şey olmadığını önemle belirtirken, her ülke barındırdığı göçmen toplum hakkında ayrıntılı sosyolojik araştırma yapmalıdır.

Kaynakça

(National Geographic, 2005, s. 6-8)

Ireland, Patrick R. (1994). The Policy Challenge of Ethnic Diversity: Immigrant Politics
in France and Switzerland. Cambridge: Harvard University Press.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here