Tarihin her döneminde dünyanın merkezi konumunda bulunan Ortadoğu sahip olduğu özellikler ve stratejik önemi nedeniyle sürekli bir çekim merkezi haline gelmiştir. Ortadoğu’nun bu durumu bu bölgede savaşların ve egemenlik mücadelelerinin her dönemde yaşanmasına neden olmuştur. Dünya tarihine baktığımızda Filistinli Müslüman Araplarıyla Yahudi halkı arasındaki toprak kavgası hiçbir yerde görülmemiştir. Filistin üzerindeki Arap-Yahudi mücadelesi, modern çağın en uzun kavgasını teşkil etmektedir.[1]  Hiç kuşku yok ki, dünyada bugün hâlâ çözüm bekleyen önemli sorunlardan biri hala Yahudi ve Filistinliler arasındaki çatışma devam etmektedir.[2] Özellikle bugünlerde yaşadığımız ve Amerika’nın başrol aldığı Kudüs’ün İsrail’in başkenti olması konusunu yüzyıl önce başlatan olayın siyasi boyutunu kazandıran Balfour Deklarasyonu’ndan bahsedeceğiz.
İlgili resim
İsrailllilere göre, Yahudi halkının doğum yeri İsrail Toprağıdır (Eretz Yisrael). İsraillilere göre ,orada, milletin uzun tarihinin önemli bir kısmı oluştu. Bunun iki bin yılı Kutsal Kitap’ta anlatılır. Orada, onun kültürel, dini ve milli kimliği biçimlendi; ve yine orada, Mezopotamya coğrafyasında hüküm sürmüş en güçlü krallıklardan olan Pers, Yunan, Roma ve Mısır medeniyetlerinin hükümranlığı altında nasıl etkilendikleri ve ne tür durumlarla karşı karşıya kaldıkları halde[3] ve  ilk olarak 70 yılında Romalılar tarafından sürgüne gitmeye zorlandıktan sonra bile, onun fiziki varlığı yüzyıllar boyunca muhafaza edildi. Yeryüzünde dağınık halde yaşadığı uzun çağlar boyunca, Yahudi halkı bu Toprak ile bağını asla koparmadı ve unutmadı.[4] Yani Yahudiler yaklaşık 2000 yıl uzak kaldıkları kutsal topraklara dönüş mücadelesini hiç bırakmamışlar, diaspora dönemlerinde hep kendilerine vaat edilmiş topraklara dönme hayaliyle yaşamışlardı.[5] 
İlgili resim
Yahudilerin Filistin gibi küçük bir toprak parçasının mücadelesi elbette ilk olarak dini sebeplere dayanmaktadır. Lakin Yahudiler Hıristiyan Avrupa’da yüzyıllar boyunca dışlanarak yaşadılar. Modern çağa kadar hemen hiçbir Avrupa ülkesine Hıristiyanlarla eşit haklara ve doğrudan siyasi güce sahip olamadılar.[6] 19. yüzyıl Avrupası’nda antisemitizmin iyice yükselmesi ve milliyetçiliğin bir sonucu olarak ortaya çıkan Siyonizm (YahudiMilliyetçiliği), İsrail Devleti’nin kuruluşuna giden süreci başlatmıştır. Özellikle bu dönemin antisemitizminden etkilenen Herzl’e göre Filistin’de bir Yahudi devletinin kurulabilmesi için her şeyden önce dünyadaki bütün Yahudilerin teşkilatlanması gerekmekteydi. Bu kitabında Yahudilerin bir ulus vücuda getirecek ve bir devlet kurabilecek özelliklere sahip olduklarına inancının tam ve kesin olduğunu, Yahudi meselesinin ne sosyal ne dini bir mesele, keza onun milli bir mesele olduğunu dile getirmiştir .[7] 19. yüzyılın ikinci yarısı Avusturya-Macaristan, İngiltere ve Rusya gibi güçlerin dünya siyaset arenasına damgasını vurduğu, Osmanlı Devleti’nin ise zayıflamaya başladığı bir dönem oldu. İmparatorluğun geniş sınırları artık dış güçlerin müdahale alanları haline geldi. Bu dönemde Avrupa’da bir Yahudi devletinin varlığına hayır diyen Avrupalı güçler, 1897 yılında yapılan Birinci Siyonist Kongresi ile başlayan ve “Halkı olmayan bir ülkeyi, ülkesi olmayan bir halka devredin…” sloganı ile Filistin topraklarında bir Yahudi devlet kurma fikrini öngören süreci hararetle desteklediler.[8]
Birinci Dünya Savaşı’ndan sonra, kasım 1917’de,İngiliz General Allenby’nin Kudüs’ü Osmanlı Devleti’nden teslim alarak bölgede İngiliz hakimiyeti başlamıştır. İngilizlerin bölgede hakimiyeti kazanmasında Araplara bağımsızlığını kazanacaklarını vaadini vererek onlardan destek alması önemlidir ki daha sonrasında ise diğer devletlerle, Fransa ve Rusya, Ortadoğu’yu paylaşmanın dışında zamanında Filistin’de rahatça yaşamaları için bir çözüm getiremeyen Osmanlı’dan İngilizlere yüzlerini çeviren  Herzl’in liderliğinde (Herzl’ın ölümünden sonra da Haim Weizmann’ın liderliğinde) Yahudiler İngilizlerin Siyonizm’e sıcak bakmalarını sağlamıştır. Balfour Deklarasyonu da bunun kanıtıdır.
İngiltere Siyonist Dernekleri Başkanı Lord Rothschild 18 Temmuz 1917’de İngiliz Dışişleri Bakanı Balfour’a kendi imzasıyla takdim ettiği, daha sonrasında Balfour Deklarasyonu adıyla anılacak mektupta üç önemli öneride bulunmuştur. Birincisi Filistin’in Yahudi vatanı olması, ikincisi Yahudilere kısıtlama getirilmeden buraya göç etmeleri, üçüncüsü ise; Yahudilerin burada kendi kendilerini idare etmeleridir . Dışişleri Bakanı Balfour 2 Kasım 1917’de Lord Rothschild’e Balfour Deklarasyonu (bildirisi) adını alacak olan ve “İngiltere Filistin’de Yahudi halkı için bir milli yurdun tesisini olumlu karşılamaktadır” ifadesinin bulunduğu cevabi bir mektup yazmış ve mektubu Lord Rothschild’e yollamıştır.
Mektubun içeriği şöyleydi:
Dışişleri Bakanlığı
2 Kasım 1917
Saygıdeğer Lord Rothschild,
Yahudilerin Siyonist özlemlerine sempatisini dile getiren aşağıdakideklarasyonun Kabine’ye sunulmuş ve onun tarafından onanmış olduğunu, Majestelerinin hükümeti adına size bildirmekten mutluluk duyuyorum; Majestelerinin hükümeti, Filistin’de Yahudi halkı için bir ulusal yurt kurulmasına olumlu bakmaktadır ve Filistin’de bulunan Yahudi olmayan toplulukların yurttaş ve dinsel haklarına ya da herhangi bir başka ülkedeki Yahudilerin sahip oldukları haklara ve siyasal statüye zarar verebilecek herhangi bir şeyin yapılmaması kaydıyla bu hedefe erişilmesi için elinden gelen tüm çabaları harcayacaktır. Bu deklarasyonu Siyonist Federasyonun bilgisine sunarsanız, size minnettar olacağım.
Saygılarımla,
Arthur James Balfour”[9]
Balfour Deklarasyonu aynı zamanda ABD tarafından da kabul edilmişti. 1. Dünya Savaşının galiplerinden olan ABD’nin Kongre ve Temsilciler Meclisi’nin 21 Eylül 1922 tarihli oturumunun karar bildirgesi, ABD Filistin’de Yahudilere milli yurt kurulmasına taraftardır  şeklinde tamamlanmaktadır. Bu şekilde Balfour Deklarasyonu, Siyonist politikanın birinci evresinin tamamlanmasına ortam hazırlamıştı.[10]
Balfour Deklarasyonu’nun imzalandığı döneme bakıldığında aslında toprakların halen Osmanlı Devleti’ne ait olduğu fakat  dönemin en büyük sömürgeci, emperyalist İngilizlerin Süveyş Kanalı’ndan Hindistan ve ötesindeki sömürgelerine ulaşabilmek için ilk olarak Araplar’dan destek alarak, daha sonra ise Yahudilerin Siyonist mücadelesine destek vererek Müslüman Araplara ve Osmanlı’ya galip gelerek Ortadoğu’daki hakimiyetini meşrulaştırmış oldu.
Balfour Deklarasyonu, Yahudilerin vaad edilmiş topraklarını simgeleyen Filistin’de bir İsrail Devleti’nin kurulmasının ön aşaması gibidir. Bu bildiriden sonra, güçlü batılı devletlerin de desteğiyle Avrupa’nın birçok yerinden, özellikle çoğu Rusya’dan olmak üzere, ileride kurulacak olan İsrail topraklarına göç etmeye başlamışlardır. Bunun yanı sıra İsrail Devleti’nin resmi kuruluşuna kadar Filistin topraklarına göç eden Yahudiler  sosyal ve ekonomik altyapının temellerini attılar, tarımı geliştirdiler, kendilerine özgü kırsal yerleşme cemaat ve kooperatif  biçimleri – kibutz ve moşav– tesis ettiler, konutlar ve karayolları inşa edilmesi için işgücünü sağladılar. Ayrıca daha sonra da Polonya’dan  ve diğer Avrupa ülkelerinden bu topraklara göç eden  zengin  ve eğitimli Yahudiler sayesinde bu topraklar daha da zenginleşti, bölgenin kentsel ve kırsal şartları iyileştirildi ve toplumun kültürel hayatı geliştirildi. Kısacası,  İsrail’in 1948’de kurulmasından önce devletin ve toplumun altyapısını sağlamış oldurlar.[11]
Balfour Deklarasyonnu bir yandan İngiliz mandacılığını meşrulaştırırken, diğer yandan Arap toplumunu görmezden gelerek Yahudiler için egemen bir devletin kurulacağının habercisi olmuştur. Bu bildirinin üstünden yüz yıl geçmesine rağmen Yahudilerin kendileri için vaad edilmiş toprakları olarak inandıkları fakat Arapların da kendi toprakları olarak saydıkları Filistin topraklarının mücadelesi halen süregelmektedir.
KAYNAKÇA
Gutwein, D. (2016). The politics of the Balfour Declaration: Nationalism, imperialism and the limits of Zionist-British cooperation, Taylor & Francis Online, Journal of Israeli History.
http://www.tandfonline.com/doi/full/10.1080/13531042.2016.1244100
Lienfield, S. (2017).Neither Master Nor Subject Zionism, Empire, and the Balfour Declaration.
file:///C:/Users/HP/Downloads/Balfour%20decl1%20(1).pdf
Podeh, E. (2001).Diversity Within a Show of Unity: Commemorating the Balfour Declaration in Israel (1917–2017).
file:///C:/Users/HP/Downloads/Balfour%20decl2%20(1).pdf
Öke, M.K.(2011). Siyonizm ve Filistin Sorunu, İstanbul: Kırmızı Kedi.
Soloveichik, M.Y. (2017). The Zionist Uncle Who Changed the World.Jewish Commentary.
file:///C:/Users/HP/Downloads/balfour%20dec%207%20(1).pdf
Kazin, M.(2017). Introduction 1917 Still Shakes the World.
file:///C:/Users/HP/Downloads/balfour%206%20(1).pdf
Simon, S. (2017). Yearning to Return. London: Sunday Times.
Efe, Z. (2016). Zionism. Historical Section of The Foreign Office, Editör: G.W. Prothero
London, H.M. Stationery Office, 1920, 138 Sayfa.
Haim, R.B. (2003). İsrail Enformasyon Merrkezi.
http://mfa.gov.il/MFA_Graphics/MFA%20Gallery/Documents%20languages/Turkish/ISRAIL%20HAKKINDA%20GERCEKLER.pdf
Kızıloğlu, S. (2012). İSRAİL DEVLETİ’NİN KURULUŞUNA KADAR GEÇEN SÜREÇTE YAHUDİLER ve SİYONİZM’İN GELİŞİMİ. Dergipark.
http://dergipark.gov.tr/download/article-file/181032
[1] İSRAİL DEVLETİ’NİN KURULUŞUNA KADAR GEÇEN SÜREÇTE YAHUDİLER ve SİYONİZM’İN GELİŞİMİ,Sedat Kızıloğlu, syf 36.,2012.
[2] Siyonizm ve Filistin Sorunu, Mim Kemal Öke,syf 34.,2011.
[3] Zionism,Zafer Efe,syf 83., 2016.
[4] İsrail Enformasyon Merkezi,Ruth Ben-Haim, syf 7., 2003.
[5] İSRAİL DEVLETİ’NİN KURULUŞUNA KADAR GEÇEN SÜREÇTE YAHUDİLER ve SİYONİZM’İN GELİŞİMİ,Sedat Kızıloğlu, syf 36.,2012.
[6] İSRAİL DEVLETİ’NİN KURULUŞUNA KADAR GEÇEN SÜREÇTE YAHUDİLER ve SİYONİZM’İN GELİŞİMİ,Sedat Kızıloğlu, syf 44.,2012
[7] İSRAİL DEVLETİ’NİN KURULUŞUNA KADAR GEÇEN SÜREÇTE YAHUDİLER ve SİYONİZM’İN GELİŞİMİ,Sedat Kızıloğlu, syf 46.,2012
[8]   İSRAİL DEVLETİ’NİN KURULUŞUNA KADAR GEÇEN SÜREÇTE YAHUDİLER ve SİYONİZM’İN GELİŞİMİ,Sedat Kızıloğlu, syf 36.,2012.
[9]   İSRAİL DEVLETİ’NİN KURULUŞUNA KADAR GEÇEN SÜREÇTE YAHUDİLER ve SİYONİZM’İN GELİŞİMİ,Sedat Kızıloğlu, syf 49.,2012.
[10] Zionism, Zafer Efe,syf 83.,2016.
[11] İsrail Enformasyon Merkezi,Ruth Ben-Haim,syf27-28.,2003.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here