Tek kutuplu sistem, uluslararası alanda güç kapasitesi bakımından sadece tek, hegamonyal bir büyük gücün olmasıdır. Üstelik bu gücün hegemonyasının diğer devletlere kabul ettirme yeteneğinin de yüksek olması lazımdır. Çift kutuplu sistem ise, tek kutuplu sistem yaratabilecek bir devletin hemen yanında ona rakip, etkili, diğer devletlerin hareket kabiliyetini daraltabilecek bir devletin daha oluşumuyla gerçekleşebilir. Bu tabirlere uygun ikiden fazla devlet var ise sistem çok kutuplu olmaktadır.

2. Dünya Savaşı sonrasında 1945-1991 yılları arasında dünya çift kutuplu bir Soğuk Savaş dönemine sahne olmuştur. Bu yıllarda güç düzeni iki blok arasına dağılmıştır. ABD ve SSCB uluslararası sistemin yapısının belirlenmesinde başrol oynamıştır. SSCB dağıldıktan sonra uluslararası sistemin yapısına dair birçok teori ve tez ortaya atılmıştır. Bazı görüşlere göre Soğuk Savaş’ı kazanan ABD, SSCB’yi geride bırakarak uluslararası sitemde tek süper güç olarak tek kutuplu bir sistem oluşturduğu iddia edilmektedir. Bunun böyle olmadığını savunan düşüncelerde oluşmuştur. Yine bazı düşünürlere göre ABD Soğuk Savaş’ta güç kaybetmiştir ve arkasından gelen Çin dünyanın en büyük ikinci ekonomisi konumuna yerleşerek ABD’nin tek kutuplu düzenini yıktığı düşünceleri çıkmıştır.

Soğuk Savaş sona erip 2000’li yıllara geldiğimizde şüphesiz ki güç dağılımının dengesinin değiştiğini görmekteyiz. Bu yıllarda uluslararası sitemin yapısına dair birçok düşüncenin olduğunu söylemiştik ve bu uluslararası sitemin yapısını belirlemek, devletlerin sahip olduğu güç kapasitesinin ve bu gücü kullanabilme yeteneği ile doğru orantılıdır. Bu yıllarda uluslararası sisteme doğrudan etki edebilecek büyük güçleri askeri, ekonomi, kültürel ve coğrafi boyutta karşılaştırarak tartışmamız gerekmektedir.

2000’li yılların başlarında ABD, Afganistan’a müdahale edip Taliban rejimini devirerek Çin ve Rusya gibi bölgesel güçlere komşu olmuştur. Yine aynı dönemde Irak işgali ile Saddam rejimine son vererek Orta Doğu’da hakimiyetini güçlendirmiştir.

Ülkelerin Doğrudan Aldığı Yatırım Haritası.

Dünyanın Yükselen Güçleri - Çin 13

Dünya genelinde ABD, 574 milyar $ ile savunmaya para harcayan en fazla ülke konumundadır. Arkasından 70 milyar $ ile Çin seyretmektedir. Devamında ise 59 milyar $ ile İngiltere, 54 milyar $ ile Fransa gelmektedir. Ordu olarak baktığımızda Çin’in 2,3 milyonluk ordusu dünyanın sayıca zirvesinde yer almaktadır. Lakin teknik donanım ve eğitim olarak ABD, Çin ordusunun kat ve kat ilerisindedir. Rusya’nın ise sahip olduğu asker sayısı 1 ile 1,2 milyon arasında değişmektedir. Eğitim ve teknik donanım olarak Çin silahlı kuvvetlerinden öndedir fakat ABD’nin silahlı kuvvetlerinin gerisindedir.

Dünyanın Yükselen Güçleri - Çin 14

Askeri kapasite konusunun en önemli şartlarından birisi ise kuşkusuz ki o ülkenin ekonomik gücüdür. ABD’nin 2009 yılında ki GSYH’sı 14,256 trilyon $ olarak gerçekleşmiştir. Bu sayı 2020 yılında ise 21.43 Trilyon Dolar olarak gerçekleşmiştir. ABD’den sonra ikinci büyük ekonomiye sahip olan Çin’in GSYH’sı ise 2020 yılında 14.34 trilyon $ olmuştur. Yani Çin, ABD’nin 10 yıl önceki GSYİH oranına ancak ulaşabilmiştir. Bu iki ülkenin ekonomisini karşılaştırdığımızda, ABD ekonomisi Çin’e göre istikrar sağlamamaktadır. ABD bu yıllarda %48 oranında büyüyen dünya ekonomisinin altında kalmıştır. Özellikle Irak ve Afganistan müdahaleleri ABD’yi ekonomik açıdan fazlaca yıpratmıştır. Çin ise bundan yararlanarak büyümeye devam etmiştir.

Dünyanın Yükselen Güçleri - Çin 15

Kültürel güçlere baktığımızda çift kutuplu sistemin sona ermesiyle bir küreselleşme süreci başlamıştır. Uluslararası örgütler ve sivil toplum kuruluşları güç kazanmaya, ulusal devletler ise güç kaybetmeye başlamıştır. Yine bu konuda da ABD’nin çok önde olduğunu görmekteyiz.

Büyük güçlerin coğrafi kapasitelerine baktığımızda ise, Çin’in tek başına dünya nüfusunun %20’sini oluşturduğu göze çarpmaktadır. 1,338 milyar ile Çin Halk Cumhuriyet’i yine dünyanın en fazla nüfusuna sahip ülkesi konumundadır. Onu izleyen Hindistan ise 1,188 milyar kişi ile dünyanın ikinci en büyük nüfusuna sahiptir. Amerika Birleşik Devletleri’nin nüfusu ise 309,6 milyondur. ABD nüfusa oranla diğer ülkelerle karşılaştırıldığında kişi başına düşen yüksek bir gelire sahip olduğu dikkat çekmektedir.Dünyanın Yükselen Güçleri - Çin 16

2000’li yıllardan itibaren Çin’in durdurulamaz yükselişi ortadadır. Lakin büyük güçlerin olmazsa olmaz en büyük özelliklerinden biri olan yumuşak güç politikası Çin tarafından başarı ile gerçekleşmemektedir. Dünya tarafından Çin’in çekici tarafı bulunmamaktadır. Buna rağmen Çin’in yükselişinin en dikkat çekici konusu ekonomi olmuştur. Çin sırasıyla İngiltere, Fransa, Almanya ve Japonya’yı geride bırakarak ABD’nin arkasından dünyanın ikinci en büyük ekonomisi haline gelmiştir.

11 Eylül saldırıları ve ardından gelen Afganistan ve Irak harekatları, bununla birlikte ABD’nin uluslararası hukuku görmezden gelen dış politika anlayışı küresel sistemin yapısı yeniden tartışılmaya başlanmıştır. Bu olaylar neticesinde tek kutuplu sitemin yerini çok kutuplu sisteme bıraktığı düşünceleri tartışılmaya başlanmıştır. 2000’li yıllar ve sonrasında Avrupa Birliği, Rusya ve Çin uluslararası sistemde çok kutupluluğu tercih edip desteklerken ABD ise tek kutuplu sistemin oluşturulması taraftarıdır. Devletler her ne kadar güçlü olursa olsun karşılıklı bağımlılık her zaman varlığını korumaktadır. ABD’nin Çin’in pazarına, Çin’in ise ABD’nin teknolojisine ihtiyacı vardır. Çin, Rusya ve Avrupa Birliği, ABD’yi dengelemek amacıyla çok kutupluluğu desteklemektedir. ABD, SSCB’nin yıkımından ve Soğuk Savaş’ı kazandıktan sonra kendini tek süper güç olarak görmüştür. Aynı şekilde tek kutuplu bir uluslararası sistem kurarak diğer devletleri kendi iradesi altına almak istemiştir.

Dünyanın Yükselen Güçleri - Çin 17

ABD, liberal bir dünya düzeni kurmak için yoğun çalışmalar yapmaktadır. Çin’i kendisine bir tehdit ve stratejik rakip olarak görmektedir. ABD, Çin’e kendi hegamonyasını kabul ettirmek istemektedir. Avrupa Birliği ise liberal dünya sistemi kurulmasını desteklerken, ABD’nin tek kutuplu uluslararası sistem isteğine karşı çıkmaktadır. Yine tek kutuplu sisteme karşı çıkan Rusya ve Çin, tek kutuplu sistemin dünya barışına bir tehdit olduğunu düşünmektedir. Özellikle Çin ABD’nin bu politikalarına sert tepki göstermektedir. Çin’e göre ABD, Soğuk Savaş mantalitesi içindedir. Çok kutuplu uluslararası sistem oluşması gerektiğini düşünmektedir. Bu şekilde ABD, Hindistan ve Japonya gibi bölgesel rakipler ile daha dengeli politikalar izleyebilecekti.Dünyanın Yükselen Güçleri - Çin 18

Sonuç

Toparladığımızda ve büyük güçleri karşılaştırdığımızda uluslararası sistemin yapısının karma (uni-multipolar) bir yapıda bulunduğunu söyleyebiliriz. Ancak Çin’in yükselişi ile ABD karşısındaki duruşu bize 2.Soğuk Savaş’ı yaşatmaktadır. Böylelikle Çin’in bu konumu, bizlere uluslararası sistemin çift kutuplu olduğunu hissettirmektedir. 1945 yılında başlayan Soğuk Savaş gibi gerginliğin üst seviyede olduğu gibi değil daha çok rekabetin üst seviyede olduğu yeni bir Soğuk Savaş görmekteyiz. Rekabetin aslında yarar getirebileceği düşünülse de devletlerin askeri, ekonomi ve kültürel çıkarlar için ne derece daha ileriye gidebileceği merak konusudur. Rekabet devletlerarasında bir çekişmeye sahne olsa da insanlar ve çevre açısından rekabetin çokta yarar getirmediği günümüz çevresinde belli olmaktadır.  Özellikle Çin’in hız kesmeyen yükselişi bazı düşünürlere göre 2030 yılında ABD’yi geride bırakabileceği söylenmektedir.

Taha Yüceses


Kaynakça

AYDIN, A., & BAKINCAK, E. (2016). ULUSLARARASI GÜÇ DENGESİ VE İKİ KUTUPLULUK ARASINDAKİ İLİŞKİ. C.Ü. İktisadi ve İdari Bilimler Dergisi, 17(1). https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/282697 adresinden alındı

Bilener, T. (2019). Dış Politika Analizinde Yumuşak Güç – Keskin Güç Karşılaştırması: Çin Örneği. https://sbfdergi.ankara.edu.tr/dergi/tybook/50/10–Yumusak-Guc.pdf adresinden alındı

ÇİÇEK, M. (tarih yok). ÇİN-ABD REKABETİNDE GELİŞEN ÇİN-AB İLİŞKİLERİ. https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/203080 adresinden alındı

GÜNEŞ, E. (2012). GÜNÜMÜZ ULUSLARARASI SİYASAL SİSTEMİN YAPISI VE GÜÇ DAĞILIMI. Akdeniz İ.İ.B.F. Dergisi. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/372759 adresinden alındı

KANTARCI, Ş. (tarih yok). Soğuk Savaş Sonrası Uluslararası Sistem: Yeni Sürecin Adı “Koalisyonlar Dönemi mi? Güvenlik(16). https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/84497 adresinden alındı

KURTBAĞ, Ö. (2020, Eylül). ABD Liderliğindeki Liberal Uluslararası Düzenin Sonu Tartışması: Liberalizmin Krizi ve Geleceği. Marmara Üniversitesi Siyasal Bilimler Dergisi, 8(2). https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/1026386 adresinden alındı

Musaoğlu, N., & Efegil, E. (2019). Soğuk Savaş Sonrası Dönemin Uluslararası Sisteminin Yapısına İlişkin Görüşler Üzerine Bir Eleştiri. Akademik, 2(4). https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/73997 adresinden alındı

Sönmezoğlu, F. (2018, Şubat 28). Küresel Çalışmalar : https://kureselcalismalar.com/gunumuzde-uluslararasi-sistem-yapi-ve-belirleyiciler/ adresinden alındı

Vural, A. (2017). Yumuşak Güç Stratejisi Çerçevesinde Çin’in Afrika Politikası. AVRASYA ETÜDLERİ. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/422194 adresinden alındı

Yalçın, H. B. (2015). Uluslararası Sistem ve İstikrar: Kavramsal Bir Değerlendirme. Akademik İncelemeler Dergisi. https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/17945 adresinden alındı

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here