28 yıl önce bugün Dağlık Karabağ bölgesinde bir rayon olan Hocalı ’da akıl almaz yöntemlerle yapılan işkenceler sonucu onlarca hatta yüzlerce çocuk, yaşlı, kadın katledildi. Tüm bunlar yaşanırken olayı gerçekleştiren ve dolaylı olarak gerçekleşmesinde payı olanların cezalandırılmaması da cabası olmuştur. Üstüne üstlük dönemin Ermenistan Cumhurbaşkanı Serj Sarkisyan açıklamasında şunları söylemişti:

“Hocalı’dan (Xocalı) önce Azerbaycanlılar şaka yaptığımızı düşünüyorlardı, Ermenilerin sivil nüfusa karşı elini kaldıramayan insanlar olduğunu düşünüyorlardı. Biz bunu Azerbaycanlılara şaka yapmadığımızı göstermek amacıyla ibret olsun diye yaptık.”
Tüm bu yaşananları şiddetle kınadığımızı belirtip Azerbaycan’daki ve dünyadaki diğer tüm Türk kardeşlerimizin şahit olduğu bu acımasızlığın bedellerini ödeyen başta Hocalı şehitlerimiz olmak üzere tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz.

Hiçbir savaşın nedensiz, sebepsiz ya da amaçsız çıkmadığını biliyoruz. Elbette bu savaş da belli nedenler ışığında, belli emellerin gerçekleştirilmesi amacına çalışarak baş göstermiştir. Bu bağlamda Dağlık Karabağ sorununun geçmişine bakmakta fayda var.

Dağlık Karabağ Bölgesi Neresidir ve Önemi Nedir

Karabağ, Azerbaycan’ın Kura ve Aras ırmakları arasında; Ermenistan’daki Gökçe Göl’ün (Sevan) doğusunda bulunan, yaklaşık 18.000 km2 büyüklüğünde bir bölgedir.
Yukarı Karabağ ise, Karabağ’ın dağlık olan yukarı kesimlerini kapsayan yaklaşık 4.388 km2’lik topraktır. Bu nedenle bölge Dağlık Karabağ veya Yukarı Karabağ olarak anılmaktadır.

Ayrıca Azerbaycan, Ermenistan ve İran arasında yerleşen Dağlık (Yukarı) Karabağ; Kafkaslarda önemli bir geçit noktasında bulunmaktadır. Dağlık Karabağ, jeopolitik ve jeostratejik öneme sahip coğrafi konumu dolayısıyla bölgedeki güçlerin ele geçirmek için tarihin hemen her devrinde sürekli mücadele verdiği, savaşlar yaptığı bir bölge olmuştur. Tarihi süreçte elde edilmesi veya elde tutulması uğruna savaşların yaşandığı Dağlık Karabağ’da verilen mücadele, 19. yüzyılda Ermeni nüfusunun bölgeye yerleştirilmesi şekline dönüşmüştür.

Rusya’nın Kafkasya’da izlediği politikanın bir parçası olarak 19. yüzyıl başlarından itibaren bölgeye hem İran hem de Anadolu’dan getirilen Ermeniler yerleştirilmiştir. Bu göçlerle Rusya’ya giden Ermeniler, Erivan, Nahçıvan, Gence, Şamahı ve Karabağ bölgelerine yerleştirmiştir. En yoğun yerleştirme Erivan ve Karabağ’a yapılmıştır. Göçlerle kademeli olarak Ermeni nüfusu artırılan Dağlık Karabağ, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) döneminde “özerk bölge” statüsüne kavuşturulmuştur.

Dağlık Karabağ Bölgesinde Hocalı Katliamı 1

1918 yılında kurulan Ermenistan, Dağlık Karabağ’ı da topraklarına katmak ve böylece “Büyük Ermenistan” hayallerine ulaşma adına bir adım daha atmak amacıyla, SSCB döneminde de mücadelesine devam etmiştir. Öte yandan 19. yüzyılda Ermeni nüfusunun Karabağ’a yerleştirilmesi şekline dönüşen mücadele, 20. yüzyılın başlarından itibaren bölgede yaşayan Azerbaycan Türklerinin ana vatanlarından sürgün edilmesi şeklinde yeni bir boyut da kazanmıştır.[1]

Karabağ Bölgesinde Tarihte Neler Oldu?

1980’li yılların ikinci yarısından itibaren SSCB’nin dağılma sürecine girmesi, Azerbaycan ile Ermenistan arasında gerilimli bir süreci başlatmıştır. Ermenistan Sosyalist Cumhuriyeti, Azerbaycan’a ait olan Karabağ bölgesinin dağlık kısmında Ermeni nüfusunun fazla olduğunu belirterek bölgenin kendisine ait olması gerektiğini iddia etmiştir. 1989 yılında yapılan nüfus sayımına göre Dağlık Karabağ bölgesinin nüfusunun %75’i Ermenilerden, %25’i Azerbaycanlılardan oluşmaktaydı. Esasen bölgede Ermeni nüfusunun fazla olmasının sebebi Sovyetler Birliğinin, özellikle Stalin’in, yıllar süren iskân politikalarıydı.

Dağlık Karabağ Bölgesinde Hocalı Katliamı 2

Bölge, uluslararası örgütlerin de kabul ettiği gibi tarihi ve hukuki olarak Azerbaycan’a ait topraklardı. Bölgedeki gerilim, Sovyetler Birliği’nin çökmeye yaklaştığı 1988 yılında Dağlık Karabağ bölgesindeki Ermenilerin Azerbaycan’dan ayrılarak Ermenistan’a katılmak istemeleri ile artmıştır ve Dağlık Karabağ Meclisi karar alarak Ermenistan’a bağlandığını ilan etmiştir.

Bu gelişme üzerine Azerbaycan, Dağlık Karabağ bölgesinin özerk statüsünü kaldırdığı ve kendine bağladığı yönünde bir karar almıştır. Karabağ özerk yönetiminin bu gelişmelere cevabı ise bağımsızlık referandumu kararı olmuştur. Bölgede yaşayan Azerbaycanlıların katılmadığı bahse konu referandumdan çıkan bağımsızlık kararının ardından 6 Ocak 1992’de Dağlık Karabağ Cumhuriyeti resmen ilan edilmiştir.

Hocalı Katliamı’nın Uluslararası Yankısı

26 Şubat 1992 ve sonraki süreçlerde Hocalı’da yaşanan bu katliama ne Birleşmiş Milletler ne Uluslararası organizasyon ve kuruluşlar ne de Batılı devletler ciddi bir tepki göstermemişlerdir. Batılı ülkelerin umursamaz tutumu, beraberinde Rus desteği altındaki Ermeni kuvvetlerinin kısa bir süre içerisinde Dağlık Karabağ bölgesini ve ardından bir kısım Azerbaycan toprağını işgal etmesine sebebiyet vermiştir.[2]

Esasen Hocalı Katliamı, Karabağ Savaşı sırasında yapılmıştır. Hocalı kasabası, bu savaşta Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri tarafından üs olarak kullanılıyordu ve bölgenin hava üssü olarak kullanılabilen tek yeri özelliği taşıyordu. Ayrıca Hankendi (başkent) – Ağdam yolu üzerinde stratejik bir nokta olması sebebiyle de Ermenilerin gözünde kesinlikle ele geçirilmesi gereken bir yer idi.

25 Şubat’ı 26 Şubat’a bağlayan gece ise 2000 kişilik Ermeni birliği Hocalı kasabasına girerek yakın tarihin gördüğü en büyük sivil katliamını gerçekleştirdi.[3] 366. Sovyet Mekanize Alayının da desteği ile Hocalı kasabasına giren Ermeniler kadın, çocuk, erkek ayrımı yapmadan işkenceye varan yöntemlerle eşine az rastlanır bir katliam gerçekleştirdiler.[4]

Katliamda 83 çocuk, 106 kadın ve 70’den fazla yaşlı dahil olmak üzere toplam 613 Azerbaycan Türkü vahşice öldürüldü, toplam 487 kişi ağır yaralandı. Sekiz aile tamamen yok oldu, 487 kişi sakat kaldı ve 1275 kişi esir alındı. Esir alınanlardan 68’i kadın ve 28’i çocuk toplam 150 kişinin yaşayıp yaşamadığı günümüzde netliğe kavuşmamıştır.[5]

Dağlık Karabağ Bölgesinde Hocalı Katliamı 3

Hocalı Katliamı ve Karabağ Bölgesinde Yaşananlar

Bölgede siyasi istikrarın en büyük tehdidi olan bu anlaşmazlık beraberinde birçok insan hakları ihlâlini getirmiştir. Söz konusu hak ihlalleri arasında yaşam hakkı ihlâli, işkence, sivil halkın haklarının ihlâli, yaralı ve hasta insanların haklarının ihlâli ve esir haklarının ihlâli yer almaktadır. İki ülke arasında 1994 yılında ateşkes imzalanmasına rağmen Ermenistan, bugün Dağlık Karabağ çevresindeki 7 rayon dahil Azerbaycan topraklarının yüzde 20’sinin işgalini yasa dışı olarak sürdürmektedir.

Uluslararası Hukuk Bağlamında Hocalı Katliamı

Uluslararası hukuk açısından durumu değerlendirdiğimizde Ermenilerce birçok sözleşme ve protokolün ihlâl edildiğini görmek mümkündür. Somutlaştırmak gerekirse Ermeni tarafı, insan haklarına saygıyı teşvik eden ve geliştiren BM Şartı’na; Tüm Irk Ayrımcılığı Çeşitlerini Ortadan Kaldırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşmesi’ne; 1948 tarihli Soykırım Suçunun Önlenmesine ve Cezalandırılmasına İlişkin Sözleşme’ye; 1973 tarihli Irk Ayrımının Önlenmesi ve Cezalandırılmasına İlişkin Uluslararası Sözleşmesi’ne, 1968 tarihli Savaş Suçları ve İnsanlığa Karşı Suçların Sınırlanmasına İlişkin Sözleşme ’ye; 1974 tarihli İnsanlığa Karşı Suçlar ve Savaş Suçlarının Sınırlanmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’ne; 1984 tarihli BM İşkence Sözleşmesi’ne ve AGİT-Minsk grubu iştirakleriyle alınan kararlara süreç boyunca uyum sağlamamıştır.

Dağlık Karabağ Bölgesinde Hocalı Katliamı 4

Diğer taraftan İnsan Hakları İzleme Örgütü, Hocalı Katliamı’nı Dağlık Karabağ Savaşı içerisinde yapılan en büyük katliam olarak nitelemiştir. Azerbaycan Parlamentosu katliamın “soykırım” olduğunu ilan etmiştir. İnsan Hakları İzleme Örgütü İcra Direktörü, sivil ölümlerden Karabağ Ermeni güçlerinin doğrudan sorumlu olduğunu da ayrıca belirtmiştir. Azerbaycan güçlerinin sivillerin kaçışını engellediğine ve sivillere ateş açtığına dair argümanı destekleyen herhangi delilin içermediğini ifade etmiştir. Aynı şekilde 1980’lerin sonlarından itibaren Kafkasya’yı yakından izleyen ve Hocalı faciası sırasında bölgede bulunan ABD’li gazeteci-yazar Thomas Goltz, olayın “Bölgede yaşayan Azerbaycan Türklerine karşı toptan imha amacı taşıdığını, o nedenle apaçık soykırım olduğunu” ilk günden yazmıştır.

Goltz’u, Fransa’nın, Hollanda’nın, Türkiye’nin bölgeden sıcak haber yazan muhabirleri de aynı gerekçeyle doğrulamışlardır. Ek olarak 19 Ocak 2011 tarihinde Birleşik Arap Emirlikleri’nin başkenti Abu Dabi kentinde İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamentolar Birliği’nin 13. Toplantısında “Hocalı ’ya Adalet” kampanyasını destekleyen ve Hocalı faciasının “insanlığa karşı toplu cinayet” olarak tanınması önerisinde bulunan Abu Dabi Bildirgesi kabul edilmiştir. [6] ABD’nin 21 eyaleti ve dünyanın yaklaşık on ülkesi ve parlamentosu da Hocalı faciamızı soykırım olarak tanımış ve o yönde kararlar almışlardır. Karabağ sorununda Batı ise çifte standart uygulamaktadır. Zira Karabağ işgali sonrasında Batı, Ermenistan’ı ödüllendirici, Azerbaycan’ı ise cezalandırıcı tavır takınmıştır.

22 Şubat 1997’de Azerbaycan’ın BM’deki temsilcisi BM Başkanına Hocalı’nın tanınması için bir mektup yazarak Hocalı’dan dolayı Ermenistan’ın kınanmasını ister. Bu mektuba cevap olarak 3 Mart 1997’de Cartner’e mektup yazan Ermenistan’ın BM’deki temsilcisi Albelian, Hocalı’da yaşanan soykırımın Azerbaycan iç politikasında yaşanan iktidar-muhalefet çekişmesinden yaşandığını iddia eder. Ayrıca 26 Nisan 2001 tarihinde Avrupa Konseyi Parlamentosu Asamblesi’nde 30 temsilcinin sunduğu belgede Ermenilerin sadece Hocalı’da değil 19.yüzyıldan günümüze Azerbaycan Türkleri ’ne karşı işlenmiş suçların tamamı kınanmıştır.[7]

Dağlık Karabağ Bölgesinde Hocalı Katliamı 5

Sonuç

Bugün Ermenistan çeyrek asır önce gerçekleştirdiği bu girişimin belli açılardan sonuçlarına katlanıyor. Kafkasya’nın gerek güney gerekse kuzey bölgesinde daha önceki yazılarda da bahsettiğimiz gibi sürekli bir başkaldırma, çatışma alanı potansiyeli güttüğü ve bu sorunun temel nedeninde Rusya’nın politikalarının etkili olduğunu söylemiştik. Rusya bölgede varlığını ve mücadelesini devam ettirdiği sürece ne Gürcistan’da ne Dağıstan’da ne Çeçenya’da ne de Dağlık Karabağ ve diğer özerk cumhuriyetlerde hiçbir açıdan sorunlar çözülemeyecek.

Özellikle Türk ve Müslümanlara yönelik yapılanlar etnik ve dinsel ayrılıkçılığı artırmaktan başka bir şeye yaramamaktadır. Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarının işgaline devam ettiği, dolayısıyla sınırları kapalı kaldığı sürece ekonomik açıdan söz konusu hedeflerine ulaşması imkânsız gözükmektedir. Mevcut durum, aynı zamanda Ermenistan’da karaborsa ve kaçakçılık temelli bir ekonomi ve mafya ağı kuran ticaret baronları denilen bir zümrenin oluşmasına da yol açmıştır.

Öte yandan Bakü-Ceyhan petrol boru hattı, Bakü-Erzurum doğal gaz boru hattı ve Bakü-Kars demiryolu projelerinin Tiflis geçişli belirlenmesi ile Ermenistan, bölgedeki uluslararası öneme sahip projelerden de dışlanmıştır. Öte yandan Kadife Devrim sonrası iktidara gelen Ermenistan Başbakanı Paşinyan’ın Dağlık Karabağ ile ilgili kimi açıklamaları ve uygulamaları birbiriyle çelişir durumdadır ve Rusya’nın dikkatini çekmektedir. Öyle ki Ağustos 2019’da Karabağ’daki bir mitinginde Karabağ meselesi ile ilgili: “Karabağ Ermenistan’dır ve nokta.” şeklinde bir açıklaması mevcuttur.

Buna karşılık sosyal medya hesabından ise Hocalı’daki katliamda Ermenilerin suçunun olmadığını, katliamı Rusya’nın bölgede bulunan 366. Motorize Alayı’nın yaptığını açıklamıştır ve ardından paylaşımını kaldırmıştır. Ayrıca Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev; Soçi’deki Valday Uluslararası Tartışma Kulübü toplantısında sözlerini Paşinyan’ın “Karabağ Ermenistan’dır ve nokta.” sına karşılık “Karabağ, Azerbaycan’ındır ve ünlem” şeklinde bitirerek bu konudaki kararlığını ifade etmiştir.

İlham Aliyev aynı kararlığını 2020 yılının Şubat ayındaki 56. Münih Güvenlik Konferansı kapsamında düzenlenen bir panelde de açıkça göstermiştir. Kısacası Ermenistan, bugün komşu ülkelerin topraklarını işgal ve bölgede etnik sorunları alevlendiren bir tutum ile yeni toprak iddialarında bulunduğu sürece, ne kendi ekonomik ve sosyal sorunlarını çözebilecek ne de bölge istikrarının sağlanmasına yardımcı olabilecektir.

Kaynakça

[1]http://www.tasam.org/tr-TR/Icerik/809/hocali_katliaminin_16_yilinda_daglik_karabag_sorunu

[2] http://www.milliyet.com.tr/hocali-katliami-nasil-gerceklesti–gundem-2391977/MASİM HACIYEV

[3] https://borakaraman.com/2013/02/27/hocali-katliami-neden-soykirim-olarak-kabul-edilmemelidir/

[4] //www.milliyet.com.tr/hocali-katliami-nasil-gerceklesti–gundem-2391977/MASİM HACİYEV

[5] http://www.hurriyet.com.tr/23-yil-onceki-hocali-katliami-nedir-azerbaycan-da-neler-yasandi-28303401)

http://www.21yyte.org/tr/arastirma/azerbaycan/2012/02/24/6106/hocali-soykirimi#_ftnref1

[6] http://www.bilgesam.org/Images/Dokumanlar/0-476-20170922571373.pdf

[7] http://www.21yyte.org/tr/arastirma/azerbaycan/2012/02/24/6108/butun-yonleriyle-hocali-soykirimi

http://carnegieendowment.org/2012/02/24/president-interview-and-tragic-anniversary/9vpa

https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/912074

https://treaties.un.org/doc/publication/unts/volume%2078/volume-78-i-1021-english.pdf

https://www.ermenihaber.am/tr/news/2019/09/26/Ermenistan-Pa%C5%9Finyan-Karaba%C4%9F-Azerbaycan/165209

https://www.mfa.am/en/nagorno-karabakh-issue

https://axar.az/news/siyaset/446658.html

https://haberglobal.com.tr/dunya/karabag-azerbaycan-indir-aliyev-den-rusya-da-tarihi-karabag-konusmasi-8464

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/56-munih-guvenlik-konferansi-kuresel-belirsizligin-ortasinda-basliyor/1733887

https://caucasuswatch.de/news/2413.html

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here