21. yy’ın görmüş olduğu en etkili pandemi olan Koronavirüsü’nün yol açmış olduğu COVID-19 hastalığı, Çin Halk Cumhuriyeti’nin Hubei Eyaletine bağlı Wuhan kentinde ilk kez aralık ayında ortaya çıktı. Dünya Sağlık Örgütü Genel Sekreteri Tedros Adhanom Ghebreyesus ise virüsü 11 Mart’ta yaptığı açıklamada ‘‘küresel pandemi’’ ilan etti.

Başlangıcından bugüne kadar dünyanın birçok yerin de binlerce kişinin ölümüne yol açan COVID-19 günümüz verileri sonucu dünya da toplam 4.891.785 kişiye temas etmiş ve 324.496 kişinin ise hayatını kaybetmesine neden olmuştur. Türkiye ise salgının en başında almış olduğu önlemler sayesinde virüsü kontrol altında tutabilmiş ve özellikle kamu sağlık hizmetleri yönünden gelişmiş ve ya gelişmekte olan birçok ülkeye göre başarılı bir sınav vermiştir.

Ülkemizde 20 Mayıs itibariyle toplam vaka sayısı 152.587 olup toplam can kaybı ise 4.222’dir. Koronavirüsünün sağlık alanında açtığı büyük yaranın yanında, uluslararası iktisadi sistem üzerinde de köklü bir değişiklik sonucunu doğuracaktır. Artık neo-liberazmin yavaşlayacağı ve keynesyen ekonomik politikaların ağırlık kazanacağını fikri üzerine yazılmaya başlanıldı.

Covid-19 Pandemisi Bağlamında Keynesyen Politikalar Perspektifinden Türk Ekonomisi 1

Bu görüs içerisinde “sosyal devlet” mefhumunun da ağırlığı hissedecektir. Korona krizi burjuvazi-proleterya ayrımını çok keskin bir minvalde gözler önüne sermiştir. Devletler ayakta kalabilmek ve kitlesel mobilizasyonların doğuracağı iç karışıklığa karşı bu krizi yönlendirmek adına duruma el koyacaktırlar.

Keynesyen Politikalar ve Sosyal Devlet

Keynesyenciliği daha çok kapitalizmin çöküş yaşadığı dönemlerde ortaya çıktığını görürüz. Kapitalizm iki küresel kriz yaşamıştır. Bunlardan birincisi 1929 ekonomik buhranı diğeri ise 2007-2009 dünya ekonomik krizidir. Kapitalizm’in kurucusu olarak bilinen Adam Smith piyasayı dengeleyenin görünmez el olduğunu savunur. J.M.Keynes kendi kendini düzenleyen piyasalara inancı reddeder.

Yani Keynes iki büyük dünya krizinde göründüğü gibi piyasayı dengeleyen görünmez  el  değil devletin piyasaya müdahalesinin olduğunu belirtmiştir. Keynes, ekonomik etkinlik ve dolayısıyla istihdam düzeyinin, ekonomideki toplam talep miktarı tarafından belirlendiğini savundu.

Bunun anlamı, hükümetlerin, durgunluk ve yüksek istihdam dönemlerinde kamu harcamalarını artırarak veya  vergileri düşürerek ekonomiye talep enjekte etme yoluyla mali polikalarlarını uygulayarak ekonomilerini yönetebilmesiydi.

Covid-19 Pandemisi Bağlamında Keynesyen Politikalar Perspektifinden Türk Ekonomisi 2

Keynes işsizlik, Adam Smith’in bahsettiği görünmez eliyle değil devletin müdahalesiyle çözülebileceğini ifade ediyor(hükümetin fazla harcaması ve bütçe açığı vermesi ile çözülebilir). Keynes’in teorisine göre;

  1. Kamu harcamalarını arttırarak bütçe açığı verilmesini ister

  2. Vergilerin düşmesini ister.

  3. Gümrük vergilerinin artışının yapılmasını ister.

  4. Para politikasının artışını ister.

Koronavirüs pandemisi ile burjuvazi ve proletarya arasında ki keskin fark ortaya çıkmıştır. Ortaya çıkan farktan dolayı kitle mobilizasyonunun önüne geçmek ve gelebilecek tepkilerin önünü almak isteyen Hükümetler Küresel salgından dolayı sosyal devlet mefhumu ciddi anlamda değer vermişlerdir. Bu sebepten dolayı küresel hükümetler alt sınıfın ihtiyaçlarını karşılamaları bazı destek programları açıkladılar.

ABD, 2 trilyon dolarlık ekonomik destek paketi açıklamıştır. Ve 3 trilyon dolarlık yeni bir ekonomik destek paketi ise temsilciler meclisinde kabul edilip senatoya gönderilmiştir. Avrupa’nın ekonomi devi Almanya yardım olarak 750 milyar euroluk bir ekonomik destek paketi açıklamıştır.

Avrupa’da pandemiden en ağır yarayı alan devletlerden biri olan İtalya Başbakan Conte’nin ifadelerine göre ekonomide ‘bazuka etkisi yaratan’ bir destek paketi açıkladık demiştir.Bunun maliyeti ise 750 milyar eurodur. Avrupa’nın diğer bir ekonomi devi Fransa, ekonomik destek paketinde 110 milyar euroya kadar çıkacağını belirtmiştir. Son olarak Türkiye ise 100 milyar liralık bir ekonomik destek paketi açıklamıştır.

Covid-19 Pandemisi Bağlamında Keynesyen Politikalar Perspektifinden Türk Ekonomisi 3

Keynesyen Politikalar Perspektifinden Türk Ekonomisi

Keynesyen  ekonominin kriz dönemlerindeki en önemli  politikalarından biri gümrük vergilerinde ki artıştır. Türkiye’nin de gümrük vergilerinde yapılan artışın bu ekonomiye doğru adım atmasındaki somut örneklerinden biridir.

Cumhurbaşkanı kararıyla 800’den fazla ürüne ilave gümrük vergisi getirildi. İlave vergi getirilen ürünler arasında iş makineleri, vinçler, tarım makineleri, bazı demir-çelik ürünleri, kontak lens, mermer, granit, televizyon alıcı cihazları, yarı mamul deri ürünler ile bazı otomobil yedek parçaları yer alıyor. İlave gümrük vergisi 30 Eylül 2020’ye kadar yüzde 30’a varan oranlarda, 1 Ekim 2020’den itibaren ise 10 puana kadar daha düşük oranlarda uygulanacak.

Türkiye için bir başka keynesyen ekonomiye atılan adımların somut örneklerinden biri ise kamu harcamalarını arttırak bütçe açığı verilmesi  ve vergilerin düşürülmesidir. Bütçe açığı Koronavirüs’ün Türkiye’de ilk kez görüldüğü Mart ayında patladı. Mart ayında merkezi yönetim bütçesi, 43.7 milyar TL açık verdi.  Geçen yılın Mart ayında 41.1 milyar TL, Şubat 2020’de 71.7 milyar TL olan toplam vergi gelirleri, salgının ortaya çıktığı 2020 Mart’ında yüzde 10.1 düşerek 36.9 milyar TL’ye geriledi.

Covid-19 Pandemisi Bağlamında Keynesyen Politikalar Perspektifinden Türk Ekonomisi 4

Böylece 2020 yılı geneli için öngörülen bütçe açığının yaklaşık üçte birine Mart ayında ulaşılmış oldu. 2020 bütçesinde 139 milyar liralık açık öngörülmüştü. Vergi gelirlerindeki gerilemede ithalattan alınan vergi ile gelirler ve kurumlar vergileri ile KDV gelirlerindeki büyük düşüşler etkili oldu.

Kurumlar vergisi geçen yılın aynı ayına göre yüzde 33.1, gelirler vergisi yüzde 16.6, ithalden alınan vergi ise yüzde 7.5 düştü. KDV gelirlerindeki düşüş ise yüzde 397’yi buldu. Salgın patlayınca KDV beyannamelerinin verilmesi ertelenmişti.

Sonuç Olarak;

Keynesyen politika temel anlamıyla kamu müdahalesi ile, iç talebi canlandırarak, ekonomide üretim fonksiyonlarının kapasite kullanımını arttırmak ve kapasite kullanım oranı arttıkça, istihdamın yükselmesini sağlayarak, talebi daha da yukarıya itecek pozitif bir döngü yaratmak üzerine kuruludur.

Çünkü Keynes’e göre; her arz kendi talebini yaratır şeklinde ifade edilen piyasanın görünmez elinin ekonomiyi düzenlediği iddiası doğru değildir. Krizlerden çıkabilmenin tek ve yegâne yolu, ekonomiye müdahale ederek olabilir ve bunu da ancak devlet yapabilir.

İçinde bulunduğumuz COVID-19’un ortaya çıkardığı ekonomik yavaşlama ve gerileme durumu, devlet müdahalesini kaçınılmaz bir gereklilik haline getirmiştir. Keynes’e göre durgunluk, resesyon ve depresyon ortamlarında istihdam, serbest piyasa dinamikleri ile dengeye ulaşamaz. Burada mutlak bir kamu müdahalesi gerekir. 

Covid-19 Pandemisi Bağlamında Keynesyen Politikalar Perspektifinden Türk Ekonomisi 5

Dolayısıyla 2008 küresel krizi ve 1929 Büyük Buhranda olduğu gibi tablo da işsizlik, kârlılık azalması, yetersiz üretim, tüketim ve stagflasyondur. 1929 Büyük Bunalımı ile birlikte ekonomiyi canlandırmak için ortaya atılan Keynesyen politikalar, 2008 krizinin aşılmasında da tek seçenek olarak görülmüştü.

2008 krizi sonrası süreçte, yalnızca hane halklarının refahı değil aynı zamanda büyük şirketlerin varlığı da devlet müdahalesi ile hayatta kalabilmişti. Çünkü kapitalizmin olağan akışında kendisini sürekli güçlendiren sermaye ve finans, kriz zamanlarında kendisini ve toplumları kurtarabilecek entellüel birikimden yoksundur. Dolayısıyla yalnızca sermaye ve finansın kontrol ettiği bir ekonomik düzen sürdürülebilir değildir.

Sonuç olarak, COVID-19 krizinin politik ve ekonomik sonuçları, 1929 Büyük Buhranı ve 2008 küresel krizinden daha derin olacağından, tüm dünyanın Keynesyen politikalara dönmesi kaçınılmazdır.

Covid-19 Pandemisi Bağlamında Keynesyen Politikalar Perspektifinden Türk Ekonomisi 6

Muhammet Kağan KESEMEN – Muhammet Fırat İRAZ

Giresun Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü III. Sınıf Öğrencileri

KAYNAKÇA

  1. https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-51719684
  2. https://covid19bilgi.saglik.gov.tr/tr/
  3. https://www.hurriyet.com.tr/ekonomi/fransanin-krizle-mucadele-paketi-110-milyar-euroya-mal-olacak-41494794
  4. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/italyada-isletmelere-400-milyar-avro-destek/1795154
  5. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/almanya-750-milyar-avroluk-virus-yardim-paketini-onayladi/1776185
  6. https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abd-temsilciler-meclisi-3-trilyon-dolarlik-yeni-ekonomik-destek-paketini-onayladi/1842811
  7. https://www.dw.com/tr/abd-2-trilyon-dolarl%C4%B1k-koronavir%C3%BCs-yard%C4%B1m-paketinde-anla%C5%9Ft%C4%B1/a-52907888
  8. https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/hukumet-100-milyar-liralik-ekonomik-istikrar-kalkani-paketini-acikladi/1770907
  9. https://www.yenicaggazetesi.com.tr/korona-virusun-butceye-faturasi-belli-oldu-275407h.htm
  10. https://www.ntv.com.tr/turkiye/800den-fazla-urune-ilave-gumruk-vergisi,037zd9BAQE2bIu4-ju_a6g
  11. HEYWOOD, Andrew, Küresel Siyaset, Adres Yayınları S.651
  12. ÖZATICI,Cenk, (2020)21.YY Türkiye Enstitüsü, Korona Salgını ve Neo-Liberalizm Çökerken Keynesyenizmin Dirilişi (Nisan 2020)

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here