23 Haziran 2016’da İngiltere’nin, AB üyeliğinin devamı veya sona erdirilmesi referandumu yapıldı. Ayrılık taraftarlarının oluşturduğu “Brexit” referandumu, yaklaşık yüzde 52’ye yüzde 48’lik bir oy oranıyla AB’den ayrılık yönünde sonuçlandı.

Brexit kararı sonucunda, AB ile müzakere sürecinin de yaklaşık iki yıl süreceği hesaba katıldığında mevcut belirsizlik ortamının neden olduğu olumsuz etkilerin küresel ekonomi ve küresel finans sistemini uzun bir süre daha baskılayacağı beklenmektedir.

Londra’nın dünyanın en önemli finans merkezi olduğu göz önüne alınırsa, Birleşik Krallık ve AB bölgesinde yaşanan bu belirsizlik ortamı birçok farklı açıdan olumsuz sonuçlar doğurabilir.

Birinci Olumsuz Sonuç: küresel finansal sistemin merkezi olan Londra’nın bu belirsizlik ortamından oldukça etkileneceği aşikardır. Bu durumun 2008 küresel ekonomik kriziyle başlayan, Panama belgeleri ile hız kazanan küresel finansal sisteme yönelik eleştirileri artırarak küresel ekonomiyi yeni bir finansal sistem inşası arayışına itmesi beklenmektedir.
İkinci Olumsuz Sonuç: Ayrılık kararı ile birlikte Londra’nın dünyanın en önemli finans merkezi konumunu kaybederek, Frankfurt ve Dublin gibi finans merkezlerinin önemini daha da arttırmıştır. Bu bağlamda Brexit süreci İstanbul Finans Merkezi (İFM) projesi açısından bir fırsat olarak değerlendirilebilir.
Üçüncü Olumsuz Sonuç: Referanduma kadar geçen sürede sterlinin dolar karşısında oldukça değer kaybetmesi ve artan belirsizlik ortamıyla birlikte küresel ekonomik büyüme tahminlerinin düşürülmesi olmuştur.
Dördüncü Olumsuz Sonuç: Brexit sürecinin sonunda AB ile İngiltere arasında yeniden belirlenecek olan dış ticaret rejimi, finansal piyasaların işleyişi ve emek piyasasının geleceği muhtemel çözüm bekleyen kriz noktaları olacaktır. Brexit referandumuna gidilen süreçte küresel ekonomide yaşanan gelişmeler, referandum sonrası tepkiler, gelecekte ortaya çıkması beklenen belirli kriz noktaları ve çözüm yolları ile birlikte Türkiye ve yükselen ekonomiler için doğabilecek fırsatlar açısından bir bakış açısı sunma amacını taşımaktadır.
AB, BREXİT ANLAŞMASINI ONAYLADI

İngiltere ile varılan Brexit mutabakatını ve siyasi bildiri metnini görüşmek için Brüksel’de toplanan Avrupa Birliği’nin 27 üye ülkesinin liderinin görüşmesi bir saatten az sürdü.
AB anlaşmaya destek karar

ının oybirliğiyle alındığını duyurdu.
Böylece 2016 yılındaki bir referandumla kararı verilen İngiltere’nin AB’den “boşanmasına” 1,5 yıl süren müzakerelerin ardından bir adım daha yaklaşıldı.

ONAYLAMA SONRASI NE OLACAK ?

AB anlaşmayı onaylasa bile, anlaşmanın İngiltere Parlamentosu’nda da kabul edilmesi gerekiyor. İngiltere Parlamentosu’ndaki oylamanın Aralık ayında yapılması bekleniyor.
İngiltere’de şu ana kadar bu konuda görüş bildiren milletvekillerinin çoğu ise anlaşmaya karşı çıkıyor. İngiltere Parlamentosu’nun yanı sıra anlaşma Avrupa Konseyi’ne de oylamaya gidecek.

Anlaşmanın resmi bir statü kazanabilmesi için 27 AB üyesi ülkeden en az 20 üyenin lehte oy kullanması gerekiyor. Anlaşmanın, Avrupa Parlamentosu tarafından da tasdik edilmesi gerekiyor. Avrupa Parlamentosu’ndaki oylamanın 2019’un başında yapılması öngörülüyor.

ANLAŞMA METNİNDE NELER VAR ?
  • 29 Mart’tan başlayacak 21 aylık bir geçiş dönemi
  • İngiltere’deki AB vatandaşları ve AB’deki İngiliz vatandaşlarının bulundukları ülkede çalışma veya eğitim hakları sürecek. Aileleri de kendilerine katılabilecek.
  • İngiltere AB’ye, “adil bir finansal anlaşma” diye nitelendirilen 39 milyar sterlinlik “boşanma ücreti” ödeyecek.
  • Parma jambonu, feta peyniri, şampanya ve Galler kuzusu gibi 3 bin coğrafi işaret karşılıklı olarak korunacak.

ANLAŞMA METNİNDE NELER YOK ?
  • Her şey planlandığı gibi giderse bu süreçte bir ticaret anlaşması imzalanacak.
  • Ancak anlaşma taslakta yer almıyor.
  • 585 sayfalık bir anlaşma taslağında olmayan bir diğer şey de 5 sayfalık siyasi bildiri. İki taraftan yetkililerin hazırladığı bu bildiri Brexit sonrasında İngiltere- AB ilişkilerinin nasıl olacağını anlatan geniş ve bağlayıcı olmayan bir metin.
  • Aralık 2020’den önce yeni bir ticaret anlaşmasının imzalanması umuluyor.
26 Sayfalık Siyasi Bildiri Metninde Neler Var ?

Siyasi bildiri metni, Brexit anlaşmasının ardından AB-İngiltere ilişkilerinin geleceğinin nasıl şekilleneceğini tanımlıyor. Metinde İngiltere ile AB’nin ticaret, güvenlik ve dış politika konularında yakıun işbirliği yapacakları belirtiliyor.

Metinde ayrıca AB’nin insanların, sermayenin, malların ve hizmetlerin serbest dolaşımını içeren dört özgürlüğünün bölünmez bir bütün olduğu vurgulanıyor. Metinde, tarafların gelecekte eşit şartlarda geniş çaplı bir ekonomik ortaklık kurmalarından söz ediliyor.

Taslak metinde ayrıca şu taahhütler yer alıyor:
  • İngiltere’de serbest dolaşımın sona ereceğine dair belirgin bir atıf
  • Teknolojik imkanların, Kuzey İrlanda’da fiziki sınırın oluşmasını engellemeyi amaçlayan garantilerin devreye sokulmasına ihtiyaç duyulmayacak şekilde kullanılması
  • AB hukukunun yorumu konusunda Avrupa Adalet Divanı’nın rolünün sürmesi
Brexit Senaryosu: ”Ekonomi yüzde 8 küçülebilir”

İngiltere Merkez Bankası, anlaşma olmadan Brexit’in gerçekleşmesi durumunda ülkenin para biriminin ciddi değer kaybedeceği ve küresel finansal kriz döneminden daha kötü ekonomik durgunluğa girilebileceği bir senaryoyu kamuoyu ile paylaştı. Merkez Bankası’nın ortaya koyduğu “anlaşma olmayan Brexit” senaryosunda şu başlıklar öne çıkıyor:

  • Gayri Safi Yurtiçi Hasıla yüzde 8 azalması
  • Ev fiyatlarının yüzde 30 değer kaybı
  • Sterlinin dolar karşısında yüzde 25 değer kaybı
  • İşsizliğin yüzde 7.5’a çıkması
  • Enflasyonun yüzde 6.5’a çıkması
  • Faizlerin yüzde 4’e ulaşması

Brexit Anlaşması’nda Türkiye ile ilgili neler var ?

İngiltere kabinesi tarafından onaylanan ve Avrupa Birliği’nden (AB) ayrılma (Brexit) sürecinin ayrıntılarını belirleyen 585 sayfalık belgenin bir bölümü göç anlaşması nedeniyle Türkiye’ye yapılacak mali yardımlara ayrıldı.

Taslak metnin 6. Bölümü’nde yer alan 155. maddede, İngiltere’nin anlaşmanın yürürlüğe girme tarihine kadar göçmenlerle ilgili olarak Türkiye ile varılan uzlaşma kapsamındaki mali yardımlara yönelik taahhütlerini yerine getireceği belirtildi. Aynı maddede, ayrıca İngiltere’ye AB’nin Türkiye ile yapılan göç anlaşmasıyla ilgili kurulacak birimlerine katılma hakkı da tanındı.

Türkiye üzerinden Avrupa’ya yönelik mülteci akınının artmasının ardından taraflar bu gidişleri sınırlamak üzere bir anlaşmaya vardı. Bu anlaşma kapsamında, Avrupa’da ortak mülteci merkezlerinin kurulması ve birlik içinde göçmenlerin hareketinin kısıtlanması öngörülüyor. AB, bu anlaşma kapsamında ayrıca Türkiye’ye iki dilim halinde 3 milyar euro olmak üzere, toplamda 6 milyar euro yardım yapmayı kabul etti.

Brexit Süreci Nasıl İşleyecek ?

İngiltere, 29 Mart 2019 günü yerel saatle 23:00’de, Türkiye saatiyle ise 30 Mart 2019 Cumartesi günü 02:00’de AB’den ayrılacak. Londra ve Brüksel arasındaki anlaşmanın, İngiltere ve Avrupa Parlamentoları tarafından onaylanması gerekiyor.

İngiltere Parlamentosu’nun onayı mevcut koşullar altında pek de olası gözükmüyor. Parlamentoların onayı halinde, anlaşma diğer 27 AB üyesinin onayına da sunulacak.

Taraflar Arasındaki Sorun Nedir ?

İrlanda adası Birleşik Krallık’ın parçası olan Kuzey İrlanda ile Avrupa Birliği’nin parçası olan İrlanda Cumhuriyeti arasında bölünmüş durumda. Şu anda adanın iki tarafında da emeğin ve malların serbest dolaşımı mevcut. Fakat bu Brexit sonrasında değişecek. Ayrılık sonrası bu sınırın nasıl bir sınırı olacağı konusu iki taraf arasında büyük bir sorun.

Bazı analistlere göre bu, 1998’deki barış anlaşmasına kadar şiddetli çatışmalar yaşayan Kuzey İrlanda’daki barış sürecine zarar verebilir ve hatta Birleşik Krallık’ı parçalayabilir. İngiltere ve İrlanda Cumhuriyeti, araç kontrollerinin yapıldığı ve sınır görevlilerinin başında durduğu türden bir sınır istemediklerini söylüyor. Anlaşma taslağı, fiziki bir sınırın önüne geçebilmek için “backstop” denen bir acil durum mekanizması öngörüyor.

Bu mekanizma ile göre gelecekte Avrupa Birliği ve İngiltere arasındaki serbest ticaret anlaşmaları nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın adada fiziki bir sınır olmaması garanti edilecek. Bu durum Kuzey İrlanda’nın gıda üretimi ve ürün standartları gibi bazı konularda AB kurallarına uymaya devam etmesi anlamına geliyor.

Fakat bunu eleştirenler bu yöntemin iki sonucu olabileceğine dikkat çekiyor: Ya İngiltere gümrüklerinin tamamını kontrol edemez bir halde olacak ya da Kuzey İrlanda de facto olarak İrlanda Cumhuriyeti’nin bir parçası haline gelecek. Dahası, Kuzey İrlanda’ya bazı özel düzenlemeler içeren bu anlaşma İskoçya’nın bağımsızlık talebini de tetikleyebilir.

Sonuç Olarak;

Brexit referandumuna giden süreç ve alınan karar sonrasında yaşananlar, müzakerelerin iki yıl gibi uzun bir döneme yayılacak olması ve ayrıca bölgede oluşan siyasi ve ekonomik istikrarsızlıklar, süreci bir süre daha gündemde tutacaktır. Bu belirsizlik ortamı nedeniyle euro ve sterlindeki düşüş devam ederken, güvenli liman arayışındaki piyasalar açısından dolar ve altın yükselişine devam edecektir.

Brexit süreci ile birlikte ekonomik, finansal ve politik riskler taşıyan İngiltere’nin ekonomik büyüklüğü ve Londra finans merkezinin konumu göz önüne alındığında yaşanan bu istikrarsızlık ortamı, 2008 küresel ekonomik krizinden sonra Batılı ekonomik düzene yöneltilen eleştirilere hız kazandıracak ve dünya ekonomisini yeni bir ekonomik-finansal yapı inşası arayışına sokacaktır.

Yükselen ekonomiler açısından bakıldığında Brexit süreci, gelişmiş Batılı ekonomilerin aksine bu ülkeler açısından önemli fırsatlar taşımaktadır. Yükselen ekonomiler bu fırsatları değerlendirerek hem kendi ekonomilerine hem de sürdürülebilirliği sorgulanır hale gelen Batılı finansal sisteme bir alternatif üretebilme konusunda katkı sağlayabileceklerdir.

Ayrıca Türkiye özelinde değerlendirildiğinde, Brexit sürecinin olumsuz etkileri ile birlikte Londra’nın finans merkezi olarak konumunu kaybetme tehlikesi de İstanbul Finans Merkezi (İFM) projesinin hedefleri ve potansiyeli bakımından bir başka fırsat noktası olarak durmaktadır.

KAYNAKÇA

“The Global Financial Centres Index 19”, Qatar Financial Centre (QFC), Mart 2016

“Londra Bankacıları Brexit Sonrası Kenti Terkedebilir”, BloombergHT

“İngiliz Ekonomisi Zorlu Viraja Giriyor”, BloombergHT, 28 Haziran 2016.

https://www.bbc.com/turkce/haberler-dunya-46334988

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here