1991 yılında Yugoslavya’nın yıkılmasıyla birlikte Makedonya Cumhuriyeti ortaya çıkmıştır. Ancak kuruluşundan bu yana çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalmıştır. İsmi başta olmak üzere bayrağı, dili, milleti ve anayasası yeni kurulan bu ülkeyi uluslararası arena da sıkıntıya sokmuştur. Makedonlar’ın Slav halkı olup olmadığı ya da, Helen halkı olup olmadığı zaman zaman gündeme gelmiş ve tartışılmıştır. Çözülemeyen bir sorun olarak görülen ve gün geçtikçe şiddeti artan en önemli sorun ülkenin, Yunanistan ile arasındaki isim sorunu olmuştur.
Aslında Yunanistan 1990’ların başına kadar özellikle ülke içindeki bölgesine Makedonya ismini kullanmamıştır. Ülkenin kurulmasıyla beraber bu bölge için özellikle Makedonya ismi kullanılmaya başlanmış ve Cumhuriyet’i şiddetle reddetmiştir. 1993 tarihinde Birleşmiş Milletler’e üye olmak isteyen Üsküp yönetimi geçici bir isim olarak kabul edilen ”Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya” (FYROM) ismiyle üye olmuştur. Yunanistan, genişleme endişesi yaşadığı bu ülke için her platformda veto hakkını kullandı, kullanmaya da devam edecektir.
Günümüzde ülkenin AB ve NATO üyeliği gündeme geldikçe, Yunanistan bu sorunu öne sürmüştür. 1990 sonlarında bir azınlık olarak görülmek istenmeyen Arnavutlar’la iç çatışma ortaya çıkmıştır. Azımsanmayacak derecede nüfusa sahip olan Arnavutlar’la, Makedonları bir arada ve barış içinde tutan ortak tutum ise, AB ve NATO üyeliğidir. Ayrıca, iki ülke halkının da uzlaşılamayacak şekildeki milliyetçi görüşleri ve fikir ayrılıkları yıllar geçtikçe arttı. Türkiye açısından bakılırsa hem Osmanlı’dan kalan bir miras, hem de yapılan önemli yatırımlar sebebiyle Üsküp ülkemiz için önem arz etmektedir. İsim konusunda ise ikili anlaşmalarda Makedonya Cumhuriyeti ismini kullanan Türkiye, uluslararası anlaşmalarda Eski Yugoslavya Cumhuriyeti Makedonya adını kullanmıştır.
2005 yılından beri AB aday ülke statüsüne giren Üsküp yönetimi, Atina ile olan sorunlarıyla daha yakından yüzleşmek zorunda kalmıştır. Genel olarak bakıldığında devlet içerisindeki Arnavutlarla beraber devlet dışındaki Bulgaristan, Sırbistan, Türkiye ve Yunanistan, Makedonya Cumhuriyeti’ni çözüme kavuşturmak için gerekli taraflardır. Tabi ki ABD’nin bu ülkeye NATO üyeliği için verdiği destek gözden kaçırılamaz.
27 yıllık bir sürecin sonunda bu önemli sorunun çözümü için görüşmeler başlatıldı. Ancak Yunanistan’da önemli protestolar meydana geldi. 17 Haziran’da bir araya gelen iki ülkenin Dışişleri Bakanları,  ülke için ”Kuzey Makedonya Cumhuriyeti’‘ anlamına gelen ”Republika Severna Makedonija” ismini kabul ederek anlaşma imzaladılar. Tabi ki bu anlaşmanın yürürlüğe girmesi için her iki ülkenin de meclislerine sunması gerekti. Anlaşmadan 3 gün sonra Makedon meclisinde onaylandı. Ancak 26 Haziran’da Cumhurbaşkanı İvanov, böyle bir anlaşmanın anayasaya aykırı olduğunu belirterek imzalamayacağını açıklamıştı. Ayrıca Eylül ya da Ekim ayında referandum yapılacağı açıklandı.

Sonuç Olarak;

Bu sürece baktığımızda sorun çözülmüş olarak görülse de gerek Atina, gerekse Üsküp tam olarak istediği karara ulaşamadı. Yunanistan içerisinde halen ”Kuzey Makedonya” söylemlerinden bile rahatsızlık duyan bir kesim mevcut. Makedonya’da ki bir kesim ise, bu karardan AB ve NATO üyeliği için umutlu. Fakat, hür ve özgür bir Makedonya olarak akıllarda kalamayacaklarından, Yunanistan’ın gücü altında alçalmışlık duygusu yaşamaktan kuşku duyuyor. Bu kararın uygulamaya geçtikten sonra, NATO ve AB üyeliği için verilen sözlerin zamanla yerine getirileceği de merak konusu olmaya başladı.
                                                                                    Cemile YAŞAR

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here