Arz-ı Mev’ud, Büyük İsrail projesi anlamına gelmektedir. Arz-ı Mev’ud olarak bilinen bölgenin hakimiyet altına alınması, Yahudi Tanrı Yehova’nın yahudilere verdiği bir emirdir. İsrail, bütün vizyon ve misyonunu bu amaç temelinde şekillendirmektedir.

Siyonizm kavramı ismini Kudüs şehrinde bulunan Sion tepesinden almaktadır. ‘Sion’ tepesine geri dönüşü ifade eden kavram, bir devletin temel vizyonu ve misyonu haline gelmiştir. Ayrıca Dünya’nın dört bir yanında varlığını günden güne güçlendirerek arttırmaya başlamıştır.

Devletin Kuruluşu

M.S 70 yılında Roma Kralı Titus’un Kudüs’ü alarak Süleyman Mabedini yıkmasıyla başlayan süreç, Yahudilerin Dünya’nın dört bir tarafına sürgün edilmesiyle devam etmiştir. Özelllikle Roma İmparatorluğu’nun hüküm sürdüğü bölgelere dağılan Yahudiler, kendilerini ticarete vermiş ve günden güne zenginleşmiştir. 1621 yılında Sir Henry Finch tarafından kaleme alınan “Calling of the Jews”  isimli kitap Siyonizm hareketinin ilk somut adımlarından sayılmaktadır.

Güçlenerek, İngilizlerin desteğini alan Yahudiler dernekler ve lobiler yoluyla hedeflerini siyasi arenaya çekmeyi başarmıştır. 1789 Fransız Devrimi ve devrimin ortaya çıkardığı ‘Ulusçuluk’ düşüncesi, Yahudilerin kendi ulus devletlerini kurmasında etkili olan faktörler arasındadır. 1897 yılına gelindiğinde Dünya Siyonist Teşkilatı Kuruldu. Teşkilatın başına geçen Theodor Herzl, İsrail’in temellerini atacak girişimlere başladı.

İlk olarak büyük şirketler kuran Yahudiler, Herzl tarafından hazırlanan Der Judenstaat isimli kitaba büyük ilgi göstermiştir. Kuracağı devlet için yer aramaya başlayan   Herzl, ilk olarak Sultan II. Abdulhamid’den Filistin bölgesinden toprak satın almak istediğini dile getirir. Eli boş dönen Herzl beklediği desteği, Rusya ve İngiltere’den görür. Ancak hayallerini gerçekleştiremeden 1904 yılında hayata veda eder.

Sykes-Picot ve Balfour Deklarasyonu

Sykes-Picot antlaşması ve Balfour Deklarasyonu olarak bilinen mektup Yahudilere Filistin’in kapılarını açar. Amerikan Lobileri tarafından ciddi destek gören Deklarasyon, İngilizlerin de desteğiyle akın akın Filistin bölgesine göç etmeye başlar. Arap-Yahudi çatışmaları günden güne şiddetlenir. İngilizler, Yahudi intihar saldırılarının hedefi olur ve bölgeden çekilmek zorunda kalır. 14 Mayıs 1948’ e gelindiğinde, Yahudiler bağımsızlıklarını ilan ve İsrail devleti resmen kurulur.

Lobicilik Faaliyetleri

Amerikan Kongresindeki en etkili lobiler hiç şüphesiz Yahudilerin kontrolünde. Amerikan Yahudi Komitesi (AJC) bunların başında gelmektedir. Ülkedeki en büyük Yahudi lobisi ise 100 binin üzerinde üye sayısı bulunan ve Amerikan-İsrail Kamu İşleri Komitesi AIPAC.

“Arapların benim dış politikalarım konusunda bazı haklı şikayetleri olsa da, onların da anlamaları gereken bir hakikat vardır ki o da, Amerika’daki musevilerin tüm bilgilendirme ve propaganda mekanizmasını kontrol ettikleri, büyük gazetelerin, film endüstrisinin, radyo ve TV’nin, büyük şirketlerin bir güç olarak nazarı dikkate alınması gerektiğidir” (ABD eski başkanı Richard Nixon) 

Washington’ın, İsrail’e karşı uluslararası bir yaptırımın ve tepkinin oluşturulmasına karşı aldığı önlemler de  herkes tarafından bilinmektedir. ABD nüfusunun yaklaşık %3’ünü oluşturan Yahudiler,  ABD’nin dış politikasını da etkilemektedir. Seçmen kitlesi olarak da etkili olan Yahudiler’in, Dünya üzerinde en fazla nüfusunun olduğu  şehir ise New York’tur.

Askeri Güç ve Savunma

İsrail ordusu, Dünya’nın en güçlü orduları arasında 16. sıradadır. Savunma bütçesi yıllık 20 milyar dolardır. 187  bin aktif askeri personeli vardır. Hava Kuvvetleri envanterinde  742 savaş uçağı bulundurmaktadır.Ayrıca güçlü istihbarat örgütlerinden birine sahiptir. 13 Aralık 1949 yılında kurulan MOSSAD’ın merkezi başkent TelAviv’dedir.

Dünyanın farklı yerlerinde toplam 35.000 personele sahip yapılanma, aynı zamanda çok ciddi bir finans kaynağını da elinde bulundurmaktadır. İbranice ‘Enstitü’ anlamına gelen MOSSAD, birçok alt birimi ile hiyerarşik bir yapılanmaya sahiptir. İsrail’in ulusal güvenliğinde hayati öneme sahiptir.

“Vaadedilmiş” Topraklar

İsrail, Filistin ve Dünya üzerinde hakimiyet alanını genişletmeye devam etmektedir. Türkiye, Suriye, Irak, ve İran’ın da topraklarının bir kısmını içeren Büyük İsrail ideali, bu ülkelerde sürekli olarak  iç karışıklık ve terör sorunlarına neden olmaktadır.

‘Kuzey sınırlarımız Kapadokya’daki dağlara kadar dayanır, güneyde de Süveyş Kanalı’na’ (Theodor Herzl/1. Siyonist kongresi)

Yayılmacı Politikalar

Körfez savaşından sonra Irak’ın kuzeyinde 36. Pareleli sınır ilan eden ve Çekiç Güç oluşturaran ABD, 1991’den bu yana bölgeyi istikrarsızlaştırmıştır. Eski ABD başkanı Obama döneminde askeri olarak Irak’tan çekilen ABD, bölgedeki çıkarlarını yetiştirdiği ve doğrudan örgütlediği lejyoner ordular eliyle şekillendirmektedir. Irak ve Suriye’yi parçaladığı gibi, Türkiye ve İran’da iç karışıklıklar çıkarmaya çalışmaktadır.

Irak’lı Kürtlerin 25 Eylül 2017 tarihinde yaptıkları bağımsızlık referandumu Büyük İsrail Projesi’nin aşamalarından sadece biridir. Türkiye’nin şiddetle karşı çıktığı referandumdan ‘Evet’ çıksa da, bu sonuç bölgedeki Türkmen grupların da müdahalesiyle fiilen ve resmen işlemez hale gelmiştir. Türkiye ve İran , son yıllarda Ortadoğu’daki etkinliğini günden güne arttırmaktadır. TelAviv’in aleyhine olan bu durum ileride bu güçleri dolaylı olarak karşı karşıya getirebilir.

Türkiye ve İsrail, ideolojik olarak her ne kadar ters düşse de, ticari alanda etkileşim halindedir. Lübnan ise İsrail’in güvenliği açısından en ciddi tehdit olarak algılanmaktadır. İsrail aynı zamanda Doğu Akdeniz’de Yunanistan, Mısır ve Kıbrıs Rum Yönetimi ile ortak hareket etmektedir. Bölgede petrol arama faaliyetlerine yönelerek, Türkiye üzerinde  uyguladığı çemberi daraltmaya çalışmaktadır.

Sonuç Olarak

‘Topraksız bir halk için halksız bir toprak’ sloganıyla bölgeye gelen Yahudiler, bağımsız bir devlet kurmalarına rağmen bulundukları coğrafyada hâlâ insanlara ve insanlığa zulmetmeye devam etmektedir. Bölgesel güç olma yolunda hızla ilerleyen İsrail, bu yolu kat ederken insan haklarını sürekli olarak ihlal etmektedir. Siyonist zihniyeti bir baskı aracı olarak kullanarak, bölgede hakimiyetini güçlendiriyor.

Avrasya güçleri Ortadoğu’da, ABD ve İsrail etkisini zayıflatacaktır. Ayrıca Rusya, İran ve Türkiye işbirliğinin  devam etmesi de, TelAviv’in hedeflerinin önüne ciddi bir set çekiyor.

Kaynakça

 http://akademikperspektif.com/2014/09/13/tarihi-boyutu-ile-israilin-kurulus-sureci-ve-osmanli/

https://atlas.media.mit.edu/tr/profile/country/isr/

https://tr.tradingeconomics.com/israel/indicators

http://www.mfa.gov.il/MFA_Graphics/MFA%20Gallery/Documents%20languages/Turkish/ISRAIL%20HAKKINDA%20GERCEKLER.pdf

https://www.dw.com/tr/yahudi-lobisi-abdde-ne-kadar-etkili/a-3323396

http://politikakademi.org/2013/01/yahudi-lobisi-hakkinda-hemen-hersey/

http://www.wikizero.co/index.php?q=aHR0cHM6Ly90ci53aWtpcGVkaWEub3JnL3dpa2kvQW1lcmlrYV9CaXJsZcWfaWtfRGV2bGV0bGVyaSduZGVraV_EsHNyYWlsX2xvYmlzaQ

http://www.usasabah.com/Guncel/2012/03/30/israilin-askeri-gucu-kapasitesi-israil-ordusu

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here