Gelişen dünya düzeninde Uluslararası sistemin en önemli aktörleri olan devletler sistemin anarşik düzenine ayak uydurmak ve bu bağlamda etkin bir rol oynayabilmek adına birçok faaliyet alanında yer almak zorunluluğundadır. Ekonomi, diplomasi, ticaret, kültürel etkenler, devletlerin bulunduğu özel konum ve tabi ki askeri güç devletlerin güç mücadelesinde olmazsa olmazlarıdır.

Türkiye Cumhuriyeti bulunduğu özel konum itibari ile hem muazzam bir kültürel etkileşimin vücut bulmuş hali hem de bölge ülkelerinde yaşanan olumsuz koşullara karşı kayıtsız kalmayacak kadar hamilik görevi üstlenmektedir. Ayrıca diğer önemli ve yegâne özelliklerinden biri olan Doğu ve Batı arasındaki köprü görevini üstlenmesidir.

Her ne kadar barış yanlısı politikalar izlense de caydırıcılık gücü olarak silahlanmaya ve bu çerçevede yerli ve milli üretim ile oluşturulacak yapılanmanın. Dünyanın en iyi ordularından biri olarak gösterilen Türk ordusunun vaz geçilmez yol arkadaşı olacağı gibi dünya ülkelerinin  de kullanacağı  tabiri caiz ise; dosta güven düşmana korku salacak  nitelikte  olan Türkiye’nin silah üretimi hız kesmeden devam etmektedir.

M. Kemal ATATÜRK’ün de dediği gibi: “ tekniğin ve sanatın her türlü ilerlemesine uygun olarak üretilen silah ve savaş araç ve gereçleri. Memleketin ekonomisi ile ilgilidir. Ordunun saydığımız gereksinimlerini memleket içerisinde hazırlamak esas olmalıdır.”

Cumhurbaşkanımız R. Tayyip ERDOĞAN’ın da üzerinde durduğu “ benim gönlüm tasarımından üretimine kadar hiçbir aşamasında yer almadığımız bir ürünün alınıp kullanılmasına razı değil. Bizim savunma sanayi için dışarıya verecek tek kuruşumuz olmamalı”  diyerek savunma sanayisinin millileştirilmesinden bahsetmişlerdir. Yapılacak çalışmamızda milli üretim savunma ürünlerine ve özelliklerine değineceğiz.

Bora-12 Keskin Nişancı Tüfeği

Türkiye’nin ilk keskin nişancı tüfeği diğer adıyla MKEK- JNG90  üretimi makine kimya enstitüsünde yapılmakla birlikte ağırlığı 4.8 kg ve 1080mm uzunluğundadır. Ayrıca G3 ve mpt-76 da olduğu gibi 7.62×51 NATO mühimmatı kullanılmaktadır.  Benzeri olan Rus yapımı SVD yani KNS ile kıyaslanacak olursa; SVD’nin  etkili menzili 800 m ve azami menzili 1300 m.dir  ve şarjör kapasiteleri 10 mermidir.

Ayrıca BORA12 Pakistan’da yapılan uluslararası bir yarışmada rakiplerini geride bırakıp birinci olmuştur.  Geride bıraktığı silahlardan bazıları; alman isveç yapımı sig sauer, accuracy AS50 ve Güney Afrika menşeli  Truvole  yer almaktadır. BORA 12 emekli Başçavuş Necmi Güngör tarafından tasarlanmıştır. Türkiye dışında Azerbaycan, Türkmenistan, Suudi Arabistan tarafından kullanılmaktadır.

Ayrıca belirtilmek gerekir ki Bora 12 18-20 Haziran 2014 yılında, Pariste gerçekleşen Eurosatory adlı fuarda çalınması %100 yerli üretim olan silahımızın talihsizlik diyebileceğimiz bir şekilde çalınması hadisesi ise ne denli merak konusu olduğunun da kanıtı niteliğindedir.

Milli Piyade Tüfeği (MPT-76)

Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze Türk Silahlı kuvvetleri tarafından kullanılan birçok silah mevcuttur. 1970 li yıllardan günümüze kadar kullanılan G-3ler yerini MPT-76 ya bırakmaya başladı. G-3ler uzun yıllar askeriyenin hizmetinde çalıştı. Oldukça güçlü nizami harp tüfeği olması 4000 metre menzile, 400 metre etkili menzile sahip olması 200 metreden nokta atışı yapılabiliyor olması G-3’ün güçlü yönlerini oluşturmakla birlikte zayıf yönleri de mevcuttu.

Tabiri caiz ise “nazlı bir silah” olarak nitelendirilir. Olumsuz hava şartlarından etkilenmekte, gövdesinin büyük oranla metalden yapılmış olması  soğuk kış mevsimlerinde kullanımını zorlaştırmakta bu  gibi nedenlerden  dolayı  arazide olumsuzluklarla karşılaşılmaktaydı.

21.yy’ın modern silah ihtiyacı 2000 li yıllarla birlikte ordunun ihtiyaçları göz önünde tutularak milli ve yerli silah üretimi ivme kazandı. 2009 yılında tasarlanarak 2014 hazırlık çalışmaları tamamlandıktan ve test aşamasına geçtikten sonra 2016 yılında seri üretime başlandı. Günümüz itibari ile orduda yer almaya başladı.

MKEK Kırıkkale silah fabrikasında tamamen yerli imkanlarla üretilen MPT-76 yerli ve yabancı basında ilgiyle karşılanmasının yanı sıra, NATO standartları kapsamında soğuk, sıcak, kum, yağmur, çamur gibi ağırlaştırılmış ortamlarda 42 testi hatasız geçen MPT-76, eksi 40 ve 65 derecede, basınçlı su tehdidi altında ve balçıkta bile sorunsuz olarak çalışarak başarısını kanıtlamış bulunmaktadır.

Bazı teknik özelliklerine değinecek olursak; etkili menzili 600 metre olmakla birlikte etkili menzili 1200 metredir. Ağırlık 4.1 kg ve bu durum arazide askere  yarar sağlıyor. Kalibresi 5,56  / 7. 62 askerin ihtiyacı göz önüne alınarak tasarlanan MPT-76’nın diğer özellikleri ise , geri tepme açısından bakılacak olursa seri atımlardaki kontrol düzeyinin yüksek olması, dipçiğin on iki farklı şekilde ayarlanıyor olması, MPT-76’nın  her iki elde de tek tek ve seri atışa rahatlıkla geçiş sağlanması vb. birçok özelliğe sahip olması NATO’nun testlerinden kolaylıkla geçmesine olanak sağlamıştır.

Günümüzde Türk silahlı kuvvetlerinin envanterine girmiş olmakla birlikte önümüzdeki yıllarda ordunun tamamında MPT-76’nın  kullanılması planlanmaktadır.

BA 40 Bomba Atar

Ata silah tarafından üretilmeye başlanan, ordunun  silah ve mühimmat alanında bir çok gereksinimlerini karşılamaktadır. Savunma Sanayi Başkanlığı ile  anlaşma imzalayarak  yerli ve milli üretim olan BA 40  Bomba Atar orduda yerini  almaya hazırlanıyor. 1,5 yıllık proje çalışmasını tamamlamış bulunmaktadır. SAHA EXPO 2018 de  sergilenen bomba atar, tek başına kullanılacağı gibi tüfeğe monte edilerek kullanımı sağlamaktadır.

Kalibresi 40 mm. Olan silah tekli bomba atar, ses fişeği, gaz fişeği ve tahribatlı mühimmat kullanımına uygunluğunun yanı sııra tasarımı itibariyle namlunun  sağ ve sol besleme özelliği  kullanımında kolaylık sağlamaktadır. Uluslararası alanda  güçlü giriş yapacağını belirtmek gerekmektedir.

KNT 308

Kale kalıp tarafından sınıfının diğer örneklerine göre daha iyi standartlara sahip olması planlanarak üretilen KNT-308, Türkiye’nin yüzde yüz yerli ilk keskin nişancı tüfeğidir. Ağırlığı 5,350gr olmakla beraber, bu özelliği ile dünyadaki diğer müdahillerinden yüzde otuz daha hafiftir. Etkili menzil 1000 metre, azami menzili 1700 metre olmakta bu hususta da sınıfındaki silahlardan yüzde yirmi daha iyidir.

Kalibresi 7.62 ve şarjör kapasitesi 5-10 mermidir. Hafifliği ve kullanım kolaylığının yanı sıra piyasadaki benzer ürünlerden yüzde otuz ucuz olması tercih edilme sebebini hızlandırmaktadır.

Bunlarla birlikte Türk ordusu tarafından kullanılan yabancı menşeili bir çok silah ve tüfek kullanılmakla  birlikte ilerleyen zamanda türk silah teknoloji ve sanayisi  ordunun ihtiyaçlarını karşılayacağını öngörebilmekteyiz. Ayrıca, silah ve mühimmat açısından ihracatta olumlu ivme kaydetmesi söz konusu olacaktır.

Sonuç Olarak;

Cumhuriyetin kuruluşundan günümüze kadar  Ordunun  ihtiyaçları baz alınarak ateşli silahlar alanında en iyilerinin kullanılması için gayretler gözden kaçmamaktadır. Fakat yabancı menşeili ürünlerin ağırlıkta olduğunu ve artık günümüzde millileşme kavramının hakim olması ile TSK’nın envanterinde yerli ve milli silahlardan ve bu silahların başarılarından bahsetmek mümkün olacaktır.

Dünya’nın en iyi ordularından biri olan Türk silahlı Kuvvetlerinin envanterine dâhil edilen silahların yine Türk menşeili olması milli moral açısından da pozitif olduğunu dile getirmek doğru olacaktır. Ekonomi açısından milli silahların alımına harcanan maliyet, yurt dışı menşeili silahların maliyetinden daha düşük olacağı gibi, silah endüstrisinin ilerlemesi ile silah ihraç etme  hususunda gelecek yıllarda kendinden söz ettirecek konuma geleceğini öngörmek mümkündür.

Diğer bir açıdan üretilen yerli silahların ordunun gereksinimleri baz alınarak yapılması kolay kullanım açıdan tercih edilme nedenlerini  sağlam temellere oturtmaktadır.   Değinilmesi gereken diğer husus ise AR- GE çalışmalarının hız kesmeden devam ediyor olmasıdır. Örneğin MKEK Silah Fabrikası, Silahların namlu ömrümü uzatmak adına bor teknolojisinin çalışmalarının başlamış bulunmakta. Böylece tasarlanan ve prototipi tamamlanan namlusu bor kaplı silahlar, Nevşehir.

Uluslararası Bor Sempozyumu’nda tanıtıldığı ve test sürecinde olduğunu aktarmak mümkün olmakla birlikte AR-GE çalışmalarına tüm  yerli ve milli silah  alanında hız kesmeden ne denli ciddiyetle yaklaşıldığının göstergesi niteliğindedir.

KAYNAKÇA

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here