Farklı ülkelerde vuku bulan protestolara karşı bu ülkelere ültimatom vermekten çekinmeyen, protestocuların yanında yer alan, ve polis şiddetini kınayan Trump hükümeti, bugün kendi evinde üç gündür devam eden protestolarda ABD’nin sözde demokratik ilkeleriyle çelişen bir tutum sergilemektedir. Tek ilkesi “dediğimi yap yaptığımı yapma” haline gelmiş olan Trump hükümetinin çoğu siyahilerden oluşan protestoculara karşı polis şiddetini açıktan teşvik etmesi, Trump’ın nasıl bir Amerika görmek istediğini ortaya koymaktadır.

Bugün tüm dünyanın ilgi ile takip ettiği protestolar yalnızca Trump döneminde katlanarak artan ırkçılığın yanında,Trump yönetiminin koronavirüs sürecini kötü yönetmesi sonucu %30 iş kaybı yaşayan Beyaz Amerikalıların da tepkisiyle bu raddeye ulaşmıştır. Virüs nedeniyle en çok ekonomik kaybın yaşandığı orta ve düşük gelirli kesimlerde Trump’a oy veren beyazlar oldukça fazladır. Bu nedenle protestoların yalnızca ırkçılığa karşı tepki olarak değerlendirilmesi doğru değildir. George Floyd’un trajik ölümü bardağı taşıran son damla olmuştur.

'Amerikan Rüyası'ndan Uyanış 1

Zira polis gücünün sınırlandırılması talebi Amerika’da yıllardır süregelen bir tartışmaydı. Tabii ki bu kontrolsüz güç siyahilerin ve göçmenlerin üzerinde daha fazla kullanılmaktaydı. Trump’ın gösterilerin failini tek bir grubun (ANTIFA) teşvik ettiği kitlelerin sokağa dökülmesi olarak aksettirme çabası, artık ölüm-kalım meselesi haline gelmiş ırkçılık sorununun meşru davasının terörize edilmeye çalışılmasından ibarettir.

Sosyal medyada dolaşan pek çok görüntüye göre beyaz polislerden, beyaz vatandaşlardan ve birçok farklı etnik kökene sahip Amerikan vatandaşlarından katılımcıların bulunması gösterilerin ırklarüstü bir emeli olduğunu, nihai amacın hükümeti sosyal, toplumsal, hukuksal normlarda değişiklik yapmaya zorlamak olduğunu söyleyebiliriz. Şu ana kadar popülist yaklaşım Trump’a istediği oy oranını sağlasa da bundan sonrası için aynı şey geçerli olmayabilir.

'Amerikan Rüyası'ndan Uyanış 2

Özellikle göçmenlere karşı nefret içerikli açıklamalarının etkisi ile halkının büyük kısmını yabancılaştıran Trump, bazı eyaletlerde Asya kökenli insanların oy oranının seçim yarışının kaderini değiştirecek seviyeye gelmesi ile bu söylemlerinin sonuçlarıyla karşı karşıya kalabilir. Görevinin başından beri Amerikan toplumunda güvenilirliği sorgulanan Trump, orta kesim beyazları ve büyük şirket sahiplerinin desteğini kazanarak başkanlık yarışını kazanmıştır.

Fakat bugün, geç gelen yetersiz tedbirler ve üretim sektöründe alınmaya tenezzül dahi edilmeyen tedbirler ile işsizlik krizine neden olunması, Trump’a kendi tabanının da güvenini kaybettirmiştir. Kriz zamanlarında halkı kaybetmek pahasına büyük işletmecileri desteklemesi ise Trump’ı lobiciler ve iş adamları sayesinde ayakta kalabilen bir figür haline getirmiştir.

'Amerikan Rüyası'ndan Uyanış 3

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here