ABD’nin 2001 yılı işgalinden bu yana dördüncü kez gerçekleştirilen Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin 20 Temmuz 2019’da yapılması planlanıyordu fakat seçimler 28 Eylül 2019’a ertelendi. 35 milyon nüfusa sahip Afganistan’da 9,6 milyon kayıtlı seçmen bulunuyor. Bu kayıtlı seçmenlerin %35’lik dilimini kadınlar oluşturuyor. 72.000 güvenlik görevlisi ve 26.000 gözlemcinin bulunduğu seçimlerde güvenlik tedbirleri had safhada olmasına rağmen Taliban, Afganistan’da 28 vilayette eş zamanlı saldırılarda bulunarak seçim merkezlerini hedef aldı. Bu saldırılar sonucunda en az 4 kişinin öldüğü ve yaklaşık 80 kişinin yaralandığı bildirildi. Yaralılar arasında siviller de bulunuyor.

Taliban’ın Seçime Etkisi

Taliban seçim öncesinde yapılacak seçimleri engelleyeceği yönünde açıklamalar yaparak Afganistan halkına evde kalın çağrısında bulundu. Taliban seçimin yapılmasına karşı çıktı çünkü Afgan otoritelerle yalnızca ABD ile bir anlaşmaya varılması sonucunda görüşeceğini bildirdi. Taliban’ın seçimleri engelleyeceğini açıklaması seçime katılım oranının olumsuz yönde etkiledi. 9,6 milyon kayıtlı seçmenden yalnızca 1,5 milyon seçmen oy kullandı. Bu katılım oranı 2001’den bu yana en düşük katılımlı seçim oldu.

18 adaydan 5’i düştü ve seçime 13 aday katıldı. Bu adaylar arasında mevcut başkan Eşref Ghani; Kabil hükümetinin 2 numaralı ismi İcra kurulu başkanı Abdullah Abdullah; eski savaş ağası Ahmed Veli Mesud; Latif Pedram; İslami lider Gülbeddin Hikmetyar gibi isimler göze çarpıyor. 5 yıl önceki cumhurbaşkanlığı seçimlerine dolandırıcılık, yolsuzluk ve usulsüzlük iddiaları damga vurmuştu. ABD’nin desteklediği 2 aday olan Eşref Gani ve Abdullah Abdullah arasında sözde “ulusal birlik hükümeti” kurulması aylar aldı.

Ülkenin %70’inin Taliban kontrolünde bulunduğu ve usulsüzlük iddiaları göz önüne alındığında bu seçimde daha iyisini ummak için elle tutulur hiçbir neden yok. Bunlara ilaveten çatışan zafer iddiaları yeni bölünmelere, politik krizlere sebep olabilir. Bu durum seçim sonrası kaygıları arttırıyor.

Seçim sonrası Eşref Gani ve Abdullah Abdullah cephesi seçimi kendilerinin kazandığı yönünde iddialarda bulundular. Gülbeddin Hikmetyar ise seçimlere hile karıştığını ileri sürdü. Yapılan seçimlerde parmak izi ve yüz tarama uygulaması yapıldı. Fakat bu seçimlerin de şeffaf gerçekleşmediği yönünde çokça iddia bulunuyor. Bağımsız Seçim Komisyonu ise henüz bir kazananın olmadığını belirterek sonuçların 3 hafta içinde (19 Ekim) açıklanacağını bildirdi.

Bir adayın ilk tur oylamada zafer talebinde bulunması için oyların %50’den fazlasını kazanması gerekiyor. Eğer bu oranı geçen olmazsa en yüksek iki aday arasında Kasım ayında 2.tur bir oylama daha yapılacak.

Seçimlerde ABD’nin Rolü

ABD’nin Afganistan’a yönelik askeri baskısına ek olarak siyasi baskısından da söz etmek mümkün. ABD Afganistan seçimleriyle yakından ilgileniyor. Bunun en büyük göstergesi seçimlerin ertelenmemesi için Kabil hükümetine baskı yapması. ABD-Taliban barış görüşmelerinin sona ermesi seçimin önünü açmış durumda. Seçimlerin barış görüşmesine zarar vereceği görüşü hakimdi bu sebepten ertelenmesi planlanmıştı. Fakat Trump’ın barış görüşmelerini sona erdirdiğini duyurması bu durumu revize etti.

Barış görüşmelerinden hemen sonra gerçekleşen seçim süreci Taliban için bir fırsata dönüşmüş durumda. Taliban’ın seçim sürecini baltalama girişimi ve seçimlere katılım oranının düşük olması Taliban tarafından Afganistan halkının mevcut hükümeti istememesi olarak algılandı. Taliban’ın ABD üzerindeki artan baskısı Afganistan içinde de Taliban’ın prestijini arttırmış durumda.

Tabi bu durumun Taliban’ın daha fazla güçlenmesi ve saldırıların artmasıyla sonlanması yüksek bir ihtimal. Buna karşın ABD’nin de aynı oranda saldırılara cevap vermesi olası görünüyor.

Sonuç Olarak

Ülkedeki genel duruma bakıldığında Kabil hükümeti kent merkezlerine sıkışmış durumda. Taliban ülkenin %70’ine hâkim. Böyle bir ortamda yapılan seçimlerin Afganistan’da barış, huzur ve demokrasi adına bir anlam ifade etmediği aşikâr. Yapılan seçimlerin tartışmalı bir ortamda gerçekleşmesi, katılım oranının düşük olması ve hile iddiaları da göz önünde bulundurulacak olursa seçim koşullarının da meşru bir değer taşımadığı açıkça söylenebilir.

Afganistan’da demokratik bir seçime gitmek için öncelikle bir güven ortamına ihtiyaç var bunun için de Taliban – ABD barış görüşmelerine devam edilmesi büyük önem taşıyor. Taliban barış görüşmelerine katılmak için ABD güçlerinin ülkeden çekilmesini şart koşuyor. ABD ise son dönemde artan görüşmeleri 1 Amerikan askerinin hayatını kaybetmesini sebep göstererek sonlandırdığı duyurdu.

Kabil hükümeti yetersiz, seçilecek adayın da ülkede barış adına kayda değer bir adım atması beklenmiyor. Sonuç olarak açıkça görülüyor ki, yapılan tartışmalı seçimler ülkede her nereye giderseniz gidin savaş ortamından uzaklaşamayacağınız gerçeğini değiştirmeye yetmiyor.

KAYNAKÇA

https://www.bbc.com/news/world-asia-49794057

https://www.aljazeera.com/news/2019/09/abdullah-abdullah-claims-victory-afghanistan-election-190930105501022.html

https://www.aa.com.tr/tr/analiz/afganistandaki-tartismali-secimler-yeni-bolunmelere-yol-acabilir/1599911

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/afganistanda-secim-sonrasi-ben-kazandim-aciklamalari/1598482

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here