Afrika, uluslararası sistemde etkili bir aktör olmak isteyen hemen her devletin dikkatini çekiyor. Afrika’nın zengin ekonomik potansiyeli, birçok devletin kıta ülkeleriyle kurdukları ticari bağların her geçen gün artan boyutu, çeşitli enerji kaynaklarının kıtadaki varlığı, yeraltı ve yerüstü kaynaklarının mevcudiyeti, Afrika ülkelerinin BM gibi uluslararası organizasyonlarda geçmişe nazaran daha fazla söz sahibi olabilmesi, kıtanın genç ve dinamik nüfusu ve Afrika’nın stratejik konumu gibi faktörler bu durumun ortaya çıkmasında başat rol oynuyor.

Dünya’nın dört bir yanında Afrika’ya yönelik farkındalığın artması, bir yandan kıta ülkelerinin görünürlüğünü arttıran bir olgu olarak karşımıza çıkıyor. Diğer yandan uluslararası sistemin hâkimiyetini ele alma çabasındaki güçler arasında “kıtadaki en etkili aktör” olabilmek adına rekabeti de kızıştırıyor. Rekabet, kıta ülkelerini zaman zaman olumsuz şekilde etkileyebiliyor. Günümüzde Afrika üzerindeki uluslararası çekişmenin en önemli araçlarından biri, kıta dışından gelen devletlerin Afrika’da kurduğu askeri üsler.

ABD’nin Dünya Çapındaki Üsleri

ABD, dünyanın dört bir tarafında kurduğu askerî üslerle, herhangi bir bölgeyi doğrudan bir yönetim kurmaksızın kontrol altına alıyor. Yabancı askeri üslerin % 95’ine sahip olan ABD’nin, 150’nin üzerinde ülkede, 1000’e yakın askerî üste 350 bin civarında askeri görev yapıyor.

ABD’nin öteden beri en büyük askeri yığınağını yaptığı kıta Asya. Ancak son dönemde Washington’ın askeri eylemlerinin odağında Uzak Asya yerine, Afrika yer alıyor. ABD son yıllarda Libya, Somali, Mali ve Orta Afrika’daki çatışmalara doğrudan ya da dolaylı olarak müdahil oldu. Buna paralel olarak da ABD’nin Afrika’daki askeri varlığı arttı.

AFRİCOM (ABD Afrika Komutanlığı)

Pentagon bünyesindeki Afrika Komutanlığı (AFRICOM) 2007 yılında kurulduğunda, Amerika’lı yetkililer Afrika’da üs kurma ve kıtaya asker gönderme planları yoktu. Buna rağmen geçen süre içinde kıtanın pek çok ülkesinde askeri üs kuruldu. Son yıllarda ABD’nin Afrika’daki askeri birliği AFRICOM, sürekli yeni üsler açıyor ve bölgeye asker sevkiyatı yapıyor.

Resmi rakamlar, ABD’nin Afrika’da 3-5 bin civarında askeri olduğunu söylese de, gerçekte bu rakamın 50 bin civarında olduğu tahmin ediliyor. ABD’nin Afrika’da üssü ve askeri bulunan ülkeler arasında Kenya, Cibuti, Etiyopya, Uganda, Orta Afrika Cumhuriyeti, Güney Sudan, Cezayir, Nijer, Moritanya, Çad, Nijerya, Liberya, Mali, Burkina Faso, Nijerya, Fildişi Sahili, Liberya ve Senegal sayılabilir.

2012’de Mali’de yaşanan olaylar, ABD’nin Fransa ile birlikte bu bölgede bir operasyon hazırlığı içerisine girdiğini gösteriyor. Kaddafi sonrası süreçte bölgede doğan boşluğu doldurmak isteyen Fransa ve ABD, bölgeyi kontrol altında tutmayı hedefliyor. Nitekim bu bölge, Güney Amerika’dan gelen ve Cezayir üzerinden Avrupa’ya ulaşan uyuşturucu ticaretinde ve Afrika’daki çatışma bölgelerine gönderilen silah ticaretinde önemli bir konumda bulunuyor.

ABD’nin Afrika Stratejisi

Afrika Boynuzu ülkeleri ile (Somali, Etiyopya ve Cibuti) ülkelerle daha çok stratejik ilişkiler yürüten ABD, Cibuti’de bulunan askeri üssü, Doğu Afrika üzerindeki siyasi ve askeri etkinliğini artırmasında en önemli merkez oldu. ABD, özellikle Etiyopya ile yürüttüğü askeri ve siyasi ilişkilere ek olarak ülkenin, Ogadean bölgesinde keşfedilen zengin petrol ve doğalgaz rezervleri nedeniyle bu ülkeyle ilişkilerini geliştirdi.

Batı Afrika yalnızca ABD için değil, kıtada etki alanını genişletmek isteyen herkes için öncelikli olarak hedeflendiği bir bölge durumunda. Nijerya ve Kamerun gibi ülkeler olmadan bu bölgede değil gıda temin etmek, nefes almak dahi oldukça zor. Bu nedenle ABD’nin Kamerun’un kuzeyinde bulunan merkez şehir Garou’da mevzilendirdiği insansız hava araçları üssü dışında, Maroua, Douala ve Salak’ta da askeri varlığı bulunmaktadır.

Sonuç Olarak;

Türkiye gibi istisnalar bir yana bırakılacak olursa, çeşitli devletlerin Afrika’da üs edinme yarışının kısa, orta ve uzun vadede kıtanın yararına olmayacağı, aksine kıtaya çok büyük zararlar verme riskinin bulunduğu aşikârdır.

Afrika’da yabancı devletlerin üslerinin artmasının kıta ülkelerine verebileceği en büyük zarar, söz konusu üslerin sayılarının artmasıyla beraber, kıtada militarizasyonu da arttırabileceği olgusudur. Bu durum ise bir tepki olarak terör örgütlerinin kıtadaki terörist faaliyetlerine hız kazandırma ihtimalini de beraberinde getiriyor.

KAYNAKÇA

http://www.yenisoz.com.tr/abd-150-ulkede-1000-uste-350-bin-askere-sahip-haber-17480

https://www.dunyabulteni.net/afrika/abdnin-afrikada-askeri-varligi-h240114.html

https://www.aa.com.tr/tr/dunya/abdnin-afrikadaki-ekonomik-ve-askeri-varligi/1175273#

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here