Amerika’nın 140 Yıllık Arktik Stratejisi

Amerika, son otuz yıldır Ortadoğu politikaları ile konuşuluyor olsa da, Kutup bölgelerinde de meydanı boş bırakmamakta. Gerek ülke olarak gereksek kurumlar aracılığı ile (BM, NATO, Askeri Konsey vb.) dünyanın her yerinde etkinliğini artırma ve hegemonyasını kaybetmeme mücadelesinde olan Pentagon Güney’de olduğu kadar Kuzey’de de aktif mücadele içerisinde.

Pentagon, Arktik bölgesindeki yeni operasyonlar için güncellenmiş bir vizyon belirledi. Bu kapsamda “bölgesel jeopolitik rekabet, ekonomiyi itici güçler ve bölgesel ortamdaki değişikliklere” askeri gücünü kullanarak dizayn vermeyi planlamakta.

Pentagon, Kuzey Kutbu’ndaki mevcut görevlerini, “faaliyetler ve stratejik hedefler çalışmaları” adı altında güncelledi ve bölgede faaliyetleri artırma kararı aldı. Çünkü Pentagon’un raporlarına göre dünya enerji rezervinin önemli kısmı bu bölgede. Arktik bölgesi, üç kıtanın en kuzey kesimleri, Arktik Okyanusu ve Atlantik ile Pasifik okyanuslarının bazı kısımları da dâhil olmak üzere yaklaşık 21 milyon kilometrekarelik bir alanda yer alıyor. Karşılaştırma yapıldığında ise kış boyunca arktik buz sahanlığının yüzeyi neredeyse Amerika büyüklüğünde olur.

Böyle stratejik bir noktada Amerika’nın tam 140 yıl önce stratejik bir adım attığını söyleyebiliriz

Amerika 1867 yılında Rusya’dan Alaska’yı satın alması sayesinde Arktik bölgesi kıyıdaşı olarak bölgede varlığını hissettirdi. Amerika Birleşik Devletleri koloniyi 7,2 milyon dolara; yani dönüm başına 2 sent ödeyerek satın aldı. 1867 yılında dolar kuru 1 ruble 60 kopekti. Rus çarı, Alaska’yı 11 milyon 520 bin rubleye satmış oldu.

Bu satışa neden olan ise 13 Kolonisi ile ortaya çıkarılan Amerika’nın mimarı olan İngiltere idi. Kırım Savaşı başlaması ile İngiltere, Fransa ve Türkiye Rusya’ya karşı birlik olmuştu. Rusya’nın Alaska’yı savunamayacağı açıktı. Tüm deniz rotaları, hatta altın madenleri bile karşı tarafın gemileri tarafından kontrol ediliyordu. İngiltere’nin Alaska’yı alıkoyacağından korkan Rusya, Bölgeyi İngiltere’ye kaptırmaktansa o zamanlar ilişkileri iyi olan bir ülkeye devretmeyi yeğledi ve Alaska’nın el değiştirmesi için Amerika ile görüşmeler sonucu 30 Mart 1867’de Washington’da taraflar anlaştı. İlk başta halk “Amerika bu buz kütlesi ve kahvaltıda balık yağı içen elli bin Eskimo’yla ne yapacak?” diye tepki gösterse de 140 yıl sonra görülmekteki bir balık yağından daha fazlası için stratejik bir adım atılmıştı.

 Şekil 1 Bölgede Toprak Çatışması ve İddialar

Amerika, Kuzey Kutbunda Çin Ve Rusya'ya Meydan Okuyor 9

Arktik Bölgesi’nde Enerji Savaşları

Tahminlere göre, dünyanın kalan petrolünün yarısı, Arktik Daire’nin kuzey kısmındaki buzun altında kalmakta. Rusya 1800km’lik alanda yaptığı çalışmalar sonucu,  Lomonosov tepeleri altında 10 milyar ton ham petrol varlığının olduğunu söylemekte. Bunun yanı sıra Güney Kutbunun bulunduğu Antarktika Kıtasında Ross Denizi’nin altında da petrol birikimi olduğu düşünülüyor. Ancak bölgede 35 yıl süre ile eknomik faaliyet yapılmaması yönünde bir anlaşma yapılmış durumda. Arktik bölgesinde en son elde edilen bulgulara göre Bölgede 90 milyar varil petrol, 47,3 trilyon metreküp doğalgaz ve 44 milyar varil doğalgaz sıvısı olduğu tespit edilmiş durumda. Yani bu oran, Akdeniz Leviathan bölgesinde bulunan 1.1 Trilyon metreküp doğalgaz enerji rezervinin 44 katı, dünya petrol rezervinin yüzde 6’lık, dünya doğalgaz rezervinin de yaklaşık yüzde 25’lik kısmına sahip görünüyor. Bu enerji için Akdeniz çevresindeki ülkelerde sözde ‘bahar’ getirenler burası için neler yapmaz?

Pentagon için Ortadoğu ve Asya’dan daha fazla hassas olan bu konunun gelecekteki konumu hayati önem taşımakta. Yani Kuzey Kutbu’nun jeostratejik rekabetteki rolü büyük ölçüde artıyor. Amerika Alaska yakınlarındaki arazilerde yer edinmek için devasa buz kırıcıları sürekli olarak bölgede tutuyor ve nükleer enerji ile çalışan sistemler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.

Bölgede bir başka sorun ise, kalıcı deniz buzullarındaki azalmalar kıyı sınırlarını daha fazla açığa çıkardı ve artan insan ve ekonomik aktiviteyi kolaylaştırdı. Bilimsel araştırma verileri bölgedeki buzulların 2058 yılında eriyeceği yönde raporlar bildirmekte. Tabi bu noktada Kuzey Kutbu’nun ısınması sonucu, buz kalıplarının büyük ölçüde azalmasına yol açması bölgedeki rekabeti daha fazla artırıyor. Zira buzulların erimesi bölge ülkeler için yeni ticaret yolları anlamı taşımakta. Pentagon, 2006’dan 2018’e kadar, uydu görüntüleri kayıtlarda en düşük 12 Arktik buz uzantısını gözlemledi. Bu tespitler, Arktik nakliye rotalarını uydu görüntüleri ile saptayan Pentagon’un bölgedeki stratejik ulaşım yollarının peşine düşmüş durumda olduğunu göstermekte.

Şekil 2 Arktika Bölgesi Hak İsteyen Ülkeler ve Arktik Konseyi Üyeleri

Amerika, Kuzey Kutbunda Çin Ve Rusya'ya Meydan Okuyor 10

Arktik Bölgesinde Çin Etkisi

“Son yıllarda Çin kendisini“ Kuzey Kutbu’na yakın ”bir devlet ilan etti. Çin burada,  limanlar, denizaltı hatları ve hava alanları içeren bir dizi Arktik altyapı faaliyetiyle girişti. Çin kendisine adeta tek yönlü bir “İpek Yolu” inşa ediyor. Bu planlar ve yapılanlar dâhilinde, çok görevli ikinci bir buz kıracağına gemisine sahip olan Çin, nükleer enerjili bir buzkıran inşa edeceğini söyledi. Bölgede araştırma gemilerinin artırılması ve Kuzey Kutbu’na konuşlandırılması bu bölgede savunmasız olan topluluklara yapılan yatırımlar, Pentagon bir tehdit olarak algılıyor. Ayrıca, ABD’nin bölgede  sadece üç adet ağır buzkıran gemisi bulunmakta. Çin’in bölgede nüfuzunu artırma girişimleri, ABD’nin Güney Çin Denizi’ne erişimini engellemek için benzer girişimlerde bulunduğundan ABD’nin Kuzey Kutbu’na erişimini ve denizcilik özgürlüğünü engelleyebilir.

Arktik Bölgesinde Rusya Etkisi

“Bölgenin yüzeysel yapısı ve altyapısına hâkim olan Rusya, diğer ülkelerden daha fazla şekilde Arktik coğrafyasına hâkimdir. Bölgede bulunan kaynakların yaklaşık % 80’i Ruslara ait bölgede yer almaktadırRusya, okyanus kıyılarının yüzde 65’lik kısmına sahip. Bir Kuzey Kutbu devleti olarak Rusya, bölgede güvenliği, arama kurtarma ve çevre koruma gibi meşru egemen çıkarlara sahip. Bununla birlikte, Rusya ilk olarak bölgeye 2015’te 14 kilometrekarelik askeri üs kurdu. 2019 yılında ise Murmansk Limanından tarihin en büyük yüzen nükleer gemisini Arktik bölgesine göndermek üzere suya indirdi. Sibirya bölgesinde göreve başlayacak olan bu 144 metrelik ve 21 tonluk nükleer gemide iki reaktör bulunmakla birlikte 100 bin kişilik bir yerleşimin enerji ihtiyacını karşılayabilecek kapasiteye sahip olması bölge ülkeler tarafından endişe ile karşılanmakta ve nihai hedefin arktik olduğu söylenmekte. Rusya, nüfuz alanını genişletmek için askeri gücünü bölgedeki uluslara karşı çekinmeden kullanacak olduğunu, yaptığı askeri yatırımlar ile göstermek istemektedir.

Amerika, Kuzey Kutbunda Çin Ve Rusya'ya Meydan Okuyor 11

Kremlin, dünyanın en büyük buz kırıcı filosunu genişletmeye devam ediyor. Aynı zamanda hava üsleri, limanlar, silah sistemleri, askeri birlik dağılımları, alanda etkili olan askeri araçlar, arama kurtarma birlikler, ticari merkezler ve yüzen nükleer enerji santralleri de dahil olmak üzere diğer Arktik komşularına karşı altyapısını yeniden inşa ederek göz dağı vermekte. Rusya, Buzulların erime eğilimi gösterdiği bölgelerde kara hakimiyeti için önlem artırma çabasında. Ruslar bölge üzerindeki ekonomik ve askeri kontrolünü sağlamlaştırmak amacıyla Kuzey Kutup Bölgesi’nde S-400 füze savunma sistemlerini devreye sokma planı yapıyor.

Amerika stratejik bir rakip olarak, Rusya’nın bölgelerdeki eylemlerini ve kabiliyetlerinin potansiyelini daha fazla dikkate almakta. ABD Sahil Güvenlik ve Rusya Sınır Muhafızları bu bölgede daha önce işbirliği geçmişine sahipti. Ancak gerek Ortadoğu gerekse Akdeniz’de etkisini artıran bir Rusya’nın var olması Pentagon’u oldukça tedirgin ettiği için Kutuplarda bir sürtüşme yaşanması da an meselesi.

Rusya, Kuzey Kutbu’ndaki Hedeflerine Ulaşmak İçin Çin İle Ortak Operasyonlar Yürütebilir. 

140 yıl kadar önce zorunlu olarak stratejik bir hata yaptırılan ve Alaska’yı satışa sevk ettirilen Rusya, yeniden aynı hatayı yapmakta tedirgin. Ancak yine başka çaresi yok gibi gözüküyor, Zira Kuzey Kutbu’nu geliştirmek için çok fazla finansal kaynaklara sahip değil. Hatta bu konuda geçtiğimiz dönemde Rusya Doğal Kaynaklar Bakanlığı bölge için federal bütçe yerine özel yatırımlar için çağrıda bulundu ve bu kapsamda 10.5 trilyon ruble (163 milyar dolar) yatırım elde etti. Rusya bu yatırımın bir kısmını Çin’den sağladı.

Aslında her ne kadar müttefik gibi gözükse de  Çin, Kuzey Kutbu’nda Rusya için stratejik bir rakip. Rusya 2018 Arktik Politikası çerçevesinde yayınladığı raporlarda, Çin’i kendisine ‘Yakın Arktik Güç’ ilan etti ve bu bölgeyi İpek Yolu’nun Kuşak ve Yol Girişimi’nin bir uzantısı olarak tanımladı.

Çin, Avrupa’ya kendi sevkiyatlarını hızlandırmak için Kuzey Denizi Rotası’na erişmeye istekli. Kremlin’in kısa vadeli yatırım ihtiyacı, Kuzey Kutbu’ndaki Çin ile işbirliği yapmaya (rekabet etmek yerine) zorlamakta. Çin, Yamal Yarımadası’ndaki Rusya’nın büyük ölçekli sıvı doğal gaz tesisinin bir parçasına ve Kuzey’deki benzer projelere yatırım yapmaya devam ediyor. Ayrıca, Çin ve Rus bilim adamları Pekin’de gerçekleştirilen sempozyum sırasında Arktik ortak bilimsel keşif üzerinde işbirliği yapmayı kabul etti.

Rusya bir diğer yandan bir politika olarak Çin ile yakın durma yolunu tercih ediyor. Şöyle ki, Rusya’ya stratejik açıdan müttefik olarak Çin ile işbirliği yapması, Soğuk Savaş içerisinde olduğu Amerika’ya bölgeyi kaptırmaktan daha avantajlı ve politik gözüküyor. Bu nedenle Çin ve Rusya’nın derinleşen işbirliği, ABD’nin Kuzey Kutbundaki hareket özgürlüğünü sınırlandırabilir ve Ruslarda tam olarak böyle düşünüyor.

Amerika, Kuzey Kutbunda Çin Ve Rusya'ya Meydan Okuyor 12

Kaynakça

AMAP, http://www.amap.no/documents/13/amap-graphics/350, 03.06.2020

Arctic Council, “Arctic Council Rules of Procedure“, (Çevrimiçi) https://oaarchive.arctic council.org/ bitstream/handle/11374/940/2015 09_01_Rules_of_Procedure_website_version.pdf?

Barents Observer,” China Starts Commercial Use of Northern Sea Route”  http://barentsobserver.com/en/arctic/2013/03/china-starts-commercial-use-northern-sea-route-14-03,

Becker, Michael A., Russia and the Arctic: Opportunities for Engagement Within the Existing Legal Framework, American University International Law Review 25, no.2 (2010): pp. 225-250.

Burgees, Philip, “Foundations of the Russian Federation’s State Policy in the Arctic Until 2020 and Beyond”, http://icr.arcticportal.org/index.php?option=com_content&view=article&id=1791%3.

Conley A. Heather, A Report of The CSIS Europe Programme: A New Security Architure for the Arctic, Center for Strategic and International Studies, 2012, Washington. (Çevrimiçi), http://csis.org/files/publication/120117_Conley_ArcticSecurity_Web.pdf,

Depledge, Duncan, Hard Security Developments“, Arctic Security Matters, Ed.by. Juha Jokela EU Institute for Security Studies ,Paris, 2015, syf. 60 , (Çevrimiçi), http://www.iss.europa.eu/uploads/media/Report_24_Arctic_matters.pdf, 2 Ocak 2016

Drent, Margriet, Rob Hendriks ve Dick Zandee, “New Threats, New EU and NATO Responses”, Netherlands Institute of International Relations Clingendael, http://www.clingendael.nl/sites/default/files/New%20Threats_New%20EU_Nato%20Responses_Clingendael_July2015.pdf,

İnternational Energy Agent, “World Energy Outlook 2014 Factsheet”, 2014, (Çevrimiçi), http://www.iea.org/media/news/2014/press/141112_WEO_FactSheet_FossilFuels.pdf, 25 Nisan2015

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here